Sonunda at olan 6 harfli 102 kelime var. AT ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde at olan kelimeler listesine ya da başında at olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
At Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HATTAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫaṭṭāṭ
-
[isim]
Hat sanatını kendisine meslek olarak edinen kimse
-
[isim]
Hat sanatını kendisine meslek olarak edinen kimse
- PATPAT
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kökü yumru biçiminde şişkin, Doğu Anadolu'da yetişen bir bitki
-
[isim, bitki bilimi]
Kökü yumru biçiminde şişkin, Doğu Anadolu'da yetişen bir bitki
- MERKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça merḳad
-
[isim, eskimiş]
Mezar, kabir
- "Tozlanmış camların arkasından secde eden ruh ile merkadi tebcile başladı."
-
[isim, eskimiş]
Mezar, kabir
- KERRAT
-
Kelime Kökeni: Arapça kerrāt
-
[isim, eskimiş]
Birçok kez
-
[isim, eskimiş]
Birçok kez
- BAĞDAT
-
-
[isim]
"Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz
-
[isim]
"Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz
- AŞERAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaşerāt
-
[isim, eskimiş]
Onluklar
-
[matematik]
Onlar basamağı
-
[isim, eskimiş]
Onluklar
- SÜLFAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca sulfate
-
[isim, kimya]
Sülfürik asidin tuzu veya esteri
-
[isim, kimya]
Sülfürik asidin tuzu veya esteri
- EDEVAT
-
Kelime Kökeni: Arapça edevāt
-
[isim]
Bir iş için gerekli olan malzemelerin, parçaların tümü
- "Taş binanın bir odasını mantarlardan, çivilerden ve balıkçı edevatından bir döşeme bürümüştü."
-
[isim]
Bir iş için gerekli olan malzemelerin, parçaların tümü
- ŞERİAT
-
Kelime Kökeni: Arapça şerīʿat
-
[isim, din bilimi]
Kur'an'daki ayetlere, Hz. Muhammed'in sözlerine dayanan İslam kanunu; İslam hukuku
-
[isim, din bilimi]
Kur'an'daki ayetlere, Hz. Muhammed'in sözlerine dayanan İslam kanunu; İslam hukuku
- ZİRAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça zirāʿat
-
[isim]
Bakınız tarım
- "El işlerini, bilhassa ziraatı münasip buldu."
-
[isim]
Bakınız tarım
- MÜNHAT
-
Kelime Kökeni: Arapça munḥaṭṭ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız engin (II)
- "Münhat arazi."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız engin (II)
- YOZGAT
-
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- KADRAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca cadrat
-
[isim]
Dizgide harfler arasına konulan yazısız metal parçası
-
Dizgi işinde kullanılan bir aralık ölçüsü birimi
-
[isim]
Dizgide harfler arasına konulan yazısız metal parçası
- İNİKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça inʿiḳād
-
[isim, eskimiş]
Toplanma; birleşim
-
Anlaşma, kararlaştırma
-
[isim, eskimiş]
Toplanma; birleşim
- AVUKAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca avocat
-
[isim, hukuk]
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse; savunucu, müdafi
- "Avukat hanım geldiğinde çay hazır oluyordu her gün."
-
[mecaz]
Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse
- "O mirasın ağırlığı altında ezilip susacaklarına, bir de ülkemizde insan haklarının avukatı kesilmiyorlar mı cin ifrit oluyorum."
-
[isim, hukuk]
Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse; savunucu, müdafi
- KITAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳiṭaʿāt
-
[isim, eskimiş]
Kıtalar, ana karalar
-
[askerlik]
Asker birlikleri
- "Ve bizim kıtaatımız nehri her noktadan geçmiş Mihalıççık ve Sivrihisar hattına takarrüp etmekte bulunuyor."
-
[isim, eskimiş]
Kıtalar, ana karalar
- KAYŞAT
-
-
[isim, jeoloji]
Kayşama sonucu yerinden kopmuş parça
-
[isim, jeoloji]
Kayşama sonucu yerinden kopmuş parça
- İTİKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿtiḳād
-
[isim]
Bakınız inanç
- "Şüphe, fena bir kurt gibi ruhunu kemirmeye, masum itikadını yavaş yavaş yıkmaya başlamıştı."
-
[din bilimi]
Bir dinin ibadet dışında kalan inanç kısmı
-
[isim]
Bakınız inanç
- KAİNAT
-
Kelime Kökeni: Arapça kāʾināt
- TULUAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭulūʿāt
-
[isim, tiyatro]
Bakınız doğaçlama
- "Böyle olmakla beraber, gerek orta oyununun gerek tuluatın köylü temsilleri ile bir münasebeti olsa gerek."
-
[isim, tiyatro]
Bakınız doğaçlama