Sonunda at olan 6 harfli 102 kelime var. AT ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde at olan kelimeler listesine ya da başında at olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

At Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HATTAT

Kelime Kökeni: Arapça ḫaṭṭāṭ

  1. [isim] Hat sanatını kendisine meslek olarak edinen kimse
PATPAT

  1. [isim, bitki bilimi] Kökü yumru biçiminde şişkin, Doğu Anadolu'da yetişen bir bitki
MERKAT

Kelime Kökeni: Arapça merḳad

  1. [isim, eskimiş] Mezar, kabir
    • "Tozlanmış camların arkasından secde eden ruh ile merkadi tebcile başladı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
KERRAT

Kelime Kökeni: Arapça kerrāt

  1. [isim, eskimiş] Birçok kez
BAĞDAT

  1. [isim] "Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz
AŞERAT

Kelime Kökeni: Arapça ʿaşerāt

  1. [isim, eskimiş] Onluklar
  2. [matematik] Onlar basamağı
SÜLFAT

Kelime Kökeni: Fransızca sulfate

  1. [isim, kimya] Sülfürik asidin tuzu veya esteri
EDEVAT

Kelime Kökeni: Arapça edevāt

  1. [isim] Bir iş için gerekli olan malzemelerin, parçaların tümü
    • "Taş binanın bir odasını mantarlardan, çivilerden ve balıkçı edevatından bir döşeme bürümüştü." (Sait Faik Abasıyanık)
ŞERİAT

Kelime Kökeni: Arapça şerīʿat

  1. [isim, din bilimi] Kur'an'daki ayetlere, Hz. Muhammed'in sözlerine dayanan İslam kanunu; İslam hukuku
ZİRAAT

Kelime Kökeni: Arapça zirāʿat

  1. [isim] Bakınız tarım
    • "El işlerini, bilhassa ziraatı münasip buldu." (Nâzım Hikmet)
MÜNHAT

Kelime Kökeni: Arapça munḥaṭṭ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız engin (II)
    • "Münhat arazi."
YOZGAT

  1. [isim] Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KADRAT

Kelime Kökeni: Fransızca cadrat

  1. [isim] Dizgide harfler arasına konulan yazısız metal parçası
  2. Dizgi işinde kullanılan bir aralık ölçüsü birimi
İNİKAT

Kelime Kökeni: Arapça inʿiḳād

  1. [isim, eskimiş] Toplanma; birleşim
  2. Anlaşma, kararlaştırma
AVUKAT

Kelime Kökeni: Fransızca avocat

  1. [isim, hukuk] Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse; savunucu, müdafi
    • "Avukat hanım geldiğinde çay hazır oluyordu her gün." (Sabri Fırat)
  2. [mecaz] Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse
    • "O mirasın ağırlığı altında ezilip susacaklarına, bir de ülkemizde insan haklarının avukatı kesilmiyorlar mı cin ifrit oluyorum." (Attilâ İlhan)
KITAAT

Kelime Kökeni: Arapça ḳiṭaʿāt

  1. [isim, eskimiş] Kıtalar, ana karalar
  2. [askerlik] Asker birlikleri
    • "Ve bizim kıtaatımız nehri her noktadan geçmiş Mihalıççık ve Sivrihisar hattına takarrüp etmekte bulunuyor." (Atatürk)
KAYŞAT

  1. [isim, jeoloji] Kayşama sonucu yerinden kopmuş parça
İTİKAT

Kelime Kökeni: Arapça iʿtiḳād

  1. [isim] Bakınız inanç
    • "Şüphe, fena bir kurt gibi ruhunu kemirmeye, masum itikadını yavaş yavaş yıkmaya başlamıştı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [din bilimi] Bir dinin ibadet dışında kalan inanç kısmı
KAİNAT

Kelime Kökeni: Arapça kāʾināt

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız evren
    • "Bizim için ölüm yani kendi dünyamızın ölümü kâinatın en mühim hadisesidir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [zamir, mecaz] Bakınız herkes
TULUAT

Kelime Kökeni: Arapça ṭulūʿāt

  1. [isim, tiyatro] Bakınız doğaçlama
    • "Böyle olmakla beraber, gerek orta oyununun gerek tuluatın köylü temsilleri ile bir münasebeti olsa gerek." (Ahmet Kutsi Tecer)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü