Sonunda at olan 4 harfli 20 kelime var. AT ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde at olan kelimeler listesine ya da başında at olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İCAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Buluş
    • "Nihayet, yaza çize ilk satırı üç nokta ile başlayan yeni bir tarz icat ettim." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Gerçekmiş gibi gösterme çabası
    • "Çok durduğumdan şüphelenmesinler diye uydurma bir tamir icat ettim." (Aka Gündüz)

NAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyin niteliklerini övme
  2. Hz. Muhammed'in niteliklerini övmek, ondan şefaat dilemek amacıyla yazılan kaside

TAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Allah'ın buyruklarını yerine getirme, ibadet etme

EDAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tek başına anlamı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime türü, ilgeç: Ev gibi huzur köşesi olmaz. Çocuk sabaha karşı uyudu

İRAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gelir
    • "Şenlik pansiyonerleri de ekseriyetle iratları düzgün kimseler değildir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Gelir getiren mülk
    • "Zavallının iratlarında oturan kiracılarla uğraşarak kırmadığı koz, çevirmediği dolap kalmıyordu." (Ömer Seyfettin)
  3. Söyleme

CHAT

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Bakınız sanal sohbet

BUAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Elektrik akımı devrelerinde birleştirme yapmak veya akımı bir veya daha fazla kola ayırmak için kullanılan kutu

ONAT

  1. [sıfat] Özenli, düzgün, uygun
  2. Yararlı
  3. Dürüst, iyi ahlaklı

ERAT

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Er, onbaşı ve çavuşlara verilen genel ad
  2. Erler

STAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Stadyum

MİAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyin yapılması için tanınan süre
    • "Bakkalın veresiyeyi kestiği bir gün, artık bu işin miadı geldiğine kanaat ederek satış hususunda ısrar edecek olmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Bir şeyin yerine yenisinin verilebilmesi için kabul edilmiş bulunan süre, kullanma süresi
    • "Asker ayakkabısının miadı altı aydır."

VAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işi yerine getirmek için verilen söz
    • "Son seçimleri yeni nükleer güç santralleri açmak vaadi yüzünden kaybetmiş." (Haldun Taner)

AFAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Afetler

ABAT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Bayındır
    • "Biz de yeni Ankara'yla birlikte abat oluyor, büyüyorduk." (Nezihe Araz)
  2. Şen, rahat

ÜRAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sidik asidi tuzu

EBAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Boyut

İNAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim
    • "Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir." (Tarık Buğra)
    • "Umarım ki o da çocukça inatlar etmez, bu iş de böylece bitmiş olur." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme
    • "İddia kızışmış, âdeta inat hâlini almıştı." (Ömer Seyfettin)
  3. [sıfat] İnatçı

SAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası
    • "Karabalçıklı çiftliği kasabadan sıkı yürüyüşlerle bir saat çeker." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "... herkes ona artık vaktini ibadete hasretmek zamanının geldiğini, daha doğrusu ahireti düşünmek saati çaldığını ima ediyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Vakit, zaman
    • "Oyuncular meyus olmayarak gene saati geldiği vakit perdelerini açtılar." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Bir işin yapıldığı belli bir zaman
    • "Yemek saati."
    • "Kahvaltı saati. Uyku saati. Çalışma saati."
  4. Günün hangi anı olduğunu gösteren alet
    • "Kolundaki krom saate göz attı." (Refik Halit Karay)
  5. Sayaç
    • "Elektrik saati. Su saati."

BİAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimsenin egemenliğini tanıma
    • "Yirmi dört saat içinde kanunuesasi iade olunmazsa Reşat Efendi'ye biat edileceğini pervasız bildiriyor." (Nahid Sırrı Örik)
    • "Başkalarından önce sadrazam, sonra da diğerleri biat ediyorlar." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Osmanlı İmparatorluğu'nda padişah öldüğünde tahta geçecek oğlunun devlet yönetimindeki etkili gruplarca kabul edilip onaylanması

AZAT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Serbest bırakma
    • "Zavallı kuş birdenbire sendeledi, azat olduğuna inanmıyor gibi durdu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Okullarda paydos
  3. [sıfat] Serbest bırakılmış olan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü