Sonunda asit olan 9 kelime var. ASİT ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde asit olan kelimeler listesine ya da başında asit olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ANTİASİT, ANTRASİT, HİDRASİT, POLİASİT
BORASİT
BASİT, DASİT, FASİT
ASİT
Asit Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ASİT
3 Harfli Kelimeler
AİT, ASİ, AST, ATİ, İSA, İTA, SİT, TAS
2 Harfli Kelimeler
AS, AT, İS, İT, Sİ, TA, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ANTİASİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca antiacide
-
[sıfat, kimya]
Bakınız alkalik
-
[sıfat, kimya]
Bakınız alkalik
- ANTRASİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca anthracite
-
[isim, madencilik]
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü
-
Bu taş kömürünün koyu gri, siyaha çalan rengi
-
[isim, madencilik]
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü
- HİDRASİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca hydracide
-
[isim, kimya]
Hidrojen ile bir metalsinin oksijensiz birleşmesinden oluşan asit
-
[isim, kimya]
Hidrojen ile bir metalsinin oksijensiz birleşmesinden oluşan asit
- POLİASİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca polyacide
-
[isim, kimya]
Birleşiminde birçok asit fonksiyonu bulunan madde
-
[isim, kimya]
Birleşiminde birçok asit fonksiyonu bulunan madde
- BORASİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca boracite
-
[isim, mineraloji]
Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı
-
[isim, mineraloji]
Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı
- BASİT
-
Kelime Kökeni: Arapça basīṭ
-
[sıfat]
Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan; amiyane
- "İşte en basit bir sebep. Belki sadeliğinden tuhaf geliyor insana."
-
Kolay bir biçimde olan
- "En basit şeyi yazamayacak kadar cahildi."
-
[mecaz]
Süsü, gösterişi olmayan
- "Üstünde basit ve kapalı bir çarşaf vardı."
-
[mecaz]
Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz olan
- "Bu, fikirsiz, basit ve masum bir çocuk hafifliği değildi."
-
[mecaz]
Her zaman rastlanandan farklı bir özelliği olmayan
- "Bu basit takılmalar, her seferinde onları güldürdü."
-
Bakınız yalınç
-
[sıfat]
Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan; amiyane
- FASİT
-
Kelime Kökeni: Arapça fāsid
-
[sıfat, eskimiş]
Kötü, işe yaramaz olan
- "Fasit fikir."
-
Bakınız arabozan
- "Fasit adam."
-
[sıfat, eskimiş]
Kötü, işe yaramaz olan
- DASİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca dacite
-
[isim, jeoloji]
Kuvarslı diyorit birleşiminde olan bir sızıntı kütlesi
-
[isim, jeoloji]
Kuvarslı diyorit birleşiminde olan bir sızıntı kütlesi
- ASİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca acide
-
[isim, kimya]
Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik; hamız
- "Çocuğun burnuna yıldızlardan, çamurdan, tohumdan, albümin ve asit parçalarından bir taze ve belirsiz balık kokusuna, çok uzaklardan alınmış bir deniz kokusuna benzeyen bir koku geliyor."
-
[isim, kimya]
Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik; hamız