Sonunda arı olan 6 harfli 9 kelime var. ARI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde arı olan kelimeler listesine ya da başında arı olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Arı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I R

3 Harfli Kelimeler

ARI, IRA

2 Harfli Kelimeler

AR, IR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAŞARI

  1. [sıfat] Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk)
    • "Köy kahvesinden yetişen birkaç delikanlı bu haşarıları darmadağın etmişti." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Huysuz, azgın (hayvan)
BAŞARI

  1. [isim] Başarma işi; muvaffakiyet
    • "Bu başarı, onu garip bir yolda boşluk ve yalnızlık içinde bırakmıştı." (Halide Edip Adıvar)
YUKARI

  1. [isim] Bir şeyin üst bölümü; fevk, mafevk, aşağı karşıtı
  2. [mecaz] Yetkili kimse
    • "Emir yukarıdan gelince çaresiz kaldık."
  3. [sıfat] Benzerleri arasında üstte bulunan
    • "Yukarı kat."
  4. [sıfat, mecaz] Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan
    • "O bizden yukarı sınıftandı."
  5. [zarf] Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya
    • "Yukarı, kocasının odasına çıktı." (Memduh Şevket Esendal)
DIŞARI

  1. [isim] Dış çevre, dış yer, içeri karşıtı
    • "Dışarıda karlar erimeye başlamış." (Ahmet Ümit)
  2. Kişinin konutundan ayrı olan yer
    • "Dışarıda, çocuklar birdirbir oynamaya dalmışlardı." (Attilâ İlhan)
  3. Bakınız yurt dışı
    • "Dışarıyla iyi geçiniyorduk, Yunanlılarla az kalsın birleşecek kadar sıkı fıkı idik." (Burhan Felek)
  4. [zarf] Dışa, dış çevreye
    • "Artık komutanlardan başka hiç kimse dışarı çıkmazdı." (Attilâ İlhan)
AKDARI

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız darı
TASARI

  1. [isim] Olması veya yapılması düşünülen bir şeyin zihinde aldığı biçim
    • "Kafamdaki hayaller ve tasarılar epeyce açık saçık şeylerdi." (Halide Edip Adıvar)
  2. [hukuk] Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin; layiha
    • "Bütçe Kanunu tasarısı üzerine yazdığım bir yazı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
YAKARI

  1. [isim] Bakınız yakarış
KIZARI

  1. [isim] Bakınız kızıllık
    • "Lambanın telkâri maden abajuru adileşti, krizantemler soldu, batı kızarısında halavet kalmadı." (Safiye Erol)
TATARI

  1. [sıfat, ağızlardan] Tam pişmemiş
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü