Sonunda alı olan 6 harfli 104 kelime var. ALI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde alı olan kelimeler listesine ya da başında alı olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Alı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I L
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BURALI
-
-
[isim]
Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse
- "Siz buralıya benzemiyorsunuz."
-
[isim]
Bu memleketli, bu yerin halkından olan kimse
- PAÇALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde paçası olan
- "Boyanmış dar dizlik ahlak sayılıyor da sımsıkı bağlanmış paçalı don müstehcenleşiyor."
-
Tüyleri ayaklarına kadar uzanan (kuş veya kümes hayvanı)
- "Paçalı güvercin, paçalı tavuk."
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde paçası olan
- BOYALI
-
-
[sıfat]
Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış
- "Türk evlerinde köşeler ve tavanlar türlü renklerle boyalı oyma tahtalarla süslü idi."
-
Belli bir renkte boyanmış olan
- "… yeşil boyalı demir kapıdan çabucak çıktım ve tepeyi aşıp soluk soluğa kasabaya doğru inmeye başladım."
-
Bakınız makyajlı
- "İşte o dakikadan itibaren onun boyalı dudaklarından, yapma sarı saçlarından nefret ediyordum."
-
[sıfat]
Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış
- LATALI
-
-
[sıfat]
Latası olan
-
[sıfat]
Latası olan
- ORTALI
-
-
[sıfat]
Ortası olan
- "Beş ortalı defter."
-
[sıfat]
Ortası olan
- URFALI
-
-
[sıfat]
Bakınız Şanlıurfalı
-
[sıfat]
Bakınız Şanlıurfalı
- İMZALI
-
-
[sıfat]
İmza edilmiş
- "Sözü, bugünkü imzalı senetlerden daha sağlam olan eski Türk tüccarlarının sözü..."
-
[zarf]
İmza edilmiş olarak
- "Gerçi Akis'te yazılar imzalı yazılmazdı ama avuç içi kadar bir çevrede herkes kimin nereye ne yazdığını bilirdi."
-
Yazarı belirtilmiş
-
[sıfat]
İmza edilmiş
- GANALI
-
-
[isim]
Gana’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Gana’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- ŞAKALI
-
-
[sıfat]
Şaka içeren, içinde şaka bulunan
-
[sıfat]
Şaka içeren, içinde şaka bulunan
- PAHALI
-
-
[sıfat]
Fiyatı yüksek olan; fiyatlı, ucuz karşıtı
- "Ana kız ikisini de sevinçlerinden çıldırtacak kadar ağır, pahalı hediyeler getirmişti."
-
[sıfat]
Fiyatı yüksek olan; fiyatlı, ucuz karşıtı
- SODALI
-
-
[sıfat]
İçinde soda bulunan
-
[sıfat]
İçinde soda bulunan
- KOLALI
-
-
[sıfat]
Gömlek, örtü vb. şeyler sert ve parlak olması için içerisinde kola (I) bulunan suya batırılıp ütülenmiş olan
- "Artık cübbenin altına kolalı gömlek giyiyor."
-
[sıfat]
Gömlek, örtü vb. şeyler sert ve parlak olması için içerisinde kola (I) bulunan suya batırılıp ütülenmiş olan
- BELALI
-
-
[sıfat]
Yoran, üzen, can sıkan
- "Bu belalı işin iyi gitmeye başlamasının daha ucundayız."
-
Kavgacı, şirret olan
- "Yeryüzünde balta olacak bundan daha belalı bir adam olacağını tasavvur edemiyorum."
-
[isim]
Kadının zorba dostu
- "Belalıları başından taşkın kadınlarla uğraşacak yaşta değiliz."
-
[sıfat]
Yoran, üzen, can sıkan
- SİMALI
-
-
[sıfat]
Bakınız yüzlü
-
[sıfat]
Bakınız yüzlü
- OKKALI
-
-
[sıfat]
Kiloca fazla olan, ağır çeken
- "Ablak yüzlü, okkalı bir adamdı nazır hazretleri."
-
[mecaz]
Çok, fazla
- "Müfettiş Bey, öncekilerden çok daha okkalı bir yudum içti."
-
[mecaz]
Ağır, şiddetli
- "Önce Bekir'in omzuna okkalı bir sille indirdi."
-
[sıfat]
Kiloca fazla olan, ağır çeken
- KINALI
-
-
[sıfat]
Kına ile boyanmış olan
- "Ayşen’i az daha bu kim diye soracaktı; zira gelen bir allı gelin, bir kınalı gelindi."
-
Kınanın renginde veya kızıl renkte olan
-
[isim]
Bakınız yapıncak (II)
-
[sıfat]
Kına ile boyanmış olan
- ŞİFALI
-
-
[sıfat]
Sağlığa yararlı olan
- "Bir hastaya tatbik edilen serum derhâl şifalı tesirini göstermiştir."
-
[sıfat]
Sağlığa yararlı olan
- NİZALI
-
-
[sıfat]
Bakınız kavgalı
-
[sıfat]
Bakınız kavgalı
- CEFALI
-
-
[sıfat]
Sıkıntı, eziyet çekilen
- "Bedia için hazin ve cefalı bir hayat başladı."
-
Sıkıntıya, eziyete katlanmış veya katlanan
-
[sıfat]
Sıkıntı, eziyet çekilen
- ROMALI
-
-
[isim]
Roma halkından olan kimse
-
[isim]
Roma halkından olan kimse