Başında aktar olan 26 kelime var. Aktar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde aktar olan kelimeler listesine ya da sonu aktar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında aktar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
AKTARILABİLMEK, AKTARILIVERMEK
AKTARILABİLME, AKTARILIVERME
AKTARABİLMEK, AKTARIVERMEK, AKTARMACILIK
AKTARABİLME, AKTARICILIK, AKTARIVERME
AKTARILMAK, AKTARMASIZ
AKTARILIŞ, AKTARILMA, AKTARMACI, AKTARMALI, AKTARTMAK
AKTARICI, AKTARİYE, AKTARLIK, AKTARMAK, AKTARTMA
AKTARIM, AKTARIŞ, AKTARMA
AKTAR
Aktar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
AKTAR, KARAT, KATAR, TARAK
4 Harfli Kelimeler
AKAR, AKRA, ARAK, ARKA, ATAK, ATAR, KARA, KART, TAKA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ARA, ARK, ART, ATA, KAR, KAT, TAK, TAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, AT, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKTARILIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak aktarılmak
-
[nesnesiz]
Çabucak aktarılmak
- AKTARILABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Aktarılma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Kredilerin pek azı ulaştırma -demir yolu ve liman inşaatı-, eğitim, mülki ve adli işler gibi verimli alanlara aktarılabildi."
-
[nesnesiz]
Aktarılma ihtimali veya imkânı bulunmak
- AKTARILIVERME
-
-
[isim]
Aktarılıvermek işi
-
[isim]
Aktarılıvermek işi
- AKTARILABİLME
-
-
[isim]
Aktarılabilmek işi
-
[isim]
Aktarılabilmek işi
- AKTARMACILIK
-
-
[isim]
Aktarmacının yaptığı iş
-
[isim]
Aktarmacının yaptığı iş
- AKTARABİLMEK
-
-
[-e, -i, -den]
Aktarma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Aktarma becerisi bulunmak
-
[-e, -i, -den]
Aktarma ihtimali veya imkânı bulunmak
- AKTARIVERMEK
-
-
[-e, -i, -den]
Çabucak aktarmak
-
[-e, -i, -den]
Çabucak aktarmak
- AKTARABİLME
-
-
[isim]
Aktarabilmek işi
-
[isim]
Aktarabilmek işi
- AKTARIVERME
-
-
[isim]
Aktarıvermek işi
-
[isim]
Aktarıvermek işi
- AKTARICILIK
-
-
[isim]
Aktarıcının yaptığı iş
-
[isim]
Aktarıcının yaptığı iş
- AKTARILMAK
-
-
[nesnesiz]
Aktarma işine konu olmak
- "Pek çok roman ve hikâye de sinemaya aktarılmıştır."
-
[nesnesiz]
Aktarma işine konu olmak
- AKTARMASIZ
-
-
[sıfat]
Aktarma gerektirmeyen
- "Aktarmasız uçak."
-
[zarf]
Aktarma yapmayarak
- "Çünkü o duraktan kentin merkezindeki istasyonlara aktarmasız gidebiliyorduk."
-
[sıfat]
Aktarma gerektirmeyen
- AKTARMALI
-
-
[sıfat]
Aktarma gerektiren
- "Aktarmalı tren."
-
[zarf]
Aktarma yaparak
- "İncekum'dan Ellen'i yine Antalya'ya götürdük. İstanbul'dan aktarmalı New York'a döndü."
-
[sıfat]
Aktarma gerektiren
- AKTARILMA
-
-
[isim]
Aktarılmak işi; devir
-
[isim]
Aktarılmak işi; devir
- AKTARILIŞ
-
-
[isim]
Aktarılmak işi
-
[isim]
Aktarılmak işi
- AKTARTMAK
-
-
[-i]
Aktarma işini yaptırtmak
-
[-i]
Aktarma işini yaptırtmak
- AKTARMACI
-
-
[isim]
Aktarma işini yapan kimse
-
[isim]
Aktarma işini yapan kimse
- AKTARTMA
-
-
[isim]
Aktartmak işi
-
[isim]
Aktartmak işi
- AKTARİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaṭṭāriyye
-
[isim, eskimiş]
Aktarın sattığı şeyler
- "Babası aslen Konyalı Hacı Hasan Efendi namında, Tahmis Sokağı’nda çiğ kahve, salep ve aktariye satan küçük bir dükkânın sahibiydi."
-
[isim, eskimiş]
Aktarın sattığı şeyler
- AKTARMAK
-
-
[-e, -i]
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek
-
[-i]
Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek
-
[dil bilimi]
Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak
-
Bakınız bellemek (II)
-
Bir konu, haber vb.ni iletmek, bildirmek
- "Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır."
-
Bir kitabı başından sonuna kadar okumak
-
Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak
-
[-i]
Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak
-
[-i, edebiyat]
Bakınız alıntılamak
- "Onun yerine Salâh Birsel'in bir şiirini aktaracağız."
-
[edebiyat]
Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak
-
[edebiyat]
Tür değişikliği yapmak
- "Romanı dizi filme aktarmak."
-
[bilişim]
Bir veri veya programı bulunduğu yerden bir başka yere taşımak
-
[teknik]
Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek
-
[-e, -i]
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek