Sonunda akar olan 17 kelime var. AKAR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde akar olan kelimeler listesine ya da başında akar olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MUHAFAZAKAR, MÜSAMAHAKAR
AYNABAKAR
MÜSTAKAR, TABLAKAR
CEFAKAR, FEDAKAR, MALAKAR, RİYAKAR, TRUAKAR, VEFAKAR
ÇAKAR, DAKAR, JAKAR, SAKAR, VAKAR
AKAR
Akar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AKAR, AKRA, ARAK, ARKA, KARA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ARA, ARK, KAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜSAMAHAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça musamaḥa + Farsça -kār
-
[sıfat]
Bakınız hoşgörülü
-
[sıfat]
Bakınız hoşgörülü
- MUHAFAZAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥāfaẓa + Farsça -kār
-
[sıfat]
Bakınız tutucu
- "Yeni prens halk hürriyetleri aleyhinde idi ve muhafazakârlara dayanıyordu."
-
[sıfat]
Bakınız tutucu
- AYNABAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿayn + baḳar
-
[isim, bitki bilimi]
Büyük, yumurtamsı, kırmızımsı mavi renkli bir tür erik
-
[isim, bitki bilimi]
Büyük, yumurtamsı, kırmızımsı mavi renkli bir tür erik
- TABLAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭabla + Farsça -kār
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tablacı
- "Aynı şekilde surnameler, tablakâr, saka, meşaleci vb. dönemin meşhur meslek erbabının geçit töreni gibidir."
-
Büyük konaklarda mutfaktan yemek tablalarını götürüp getiren görevli
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tablacı
- MÜSTAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaḳarr
-
[sıfat, eskimiş]
İstikrar bulmuş, durulmuş
-
[isim]
Karar kılınan, yerleşilen yer
-
[sıfat, eskimiş]
İstikrar bulmuş, durulmuş
- CEFAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça cefā + Farsça -kār
-
[sıfat]
Eziyet eden, eziyet veren
-
Bakınız cefakeş
- "Benim anam cefakâr bir kadındı Gülnaz."
-
[sıfat]
Eziyet eden, eziyet veren
- VEFAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça vefā + Farsça -kār
-
[sıfat]
Vefası olan, sevgisi geçici olmayan; hakikatli, vefalı
- "İftihar duyarak sadık ve vefakâr bir ömür sürmektedir."
-
[sıfat]
Vefası olan, sevgisi geçici olmayan; hakikatli, vefalı
- FEDAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça fidāʾ + Farsça -kār
-
[sıfat]
Bakınız özverili
- "Senin genç, temiz ve fedakâr ruhunu bu felaketten esirgemek isterim."
-
[sıfat]
Bakınız özverili
- RİYAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça riyā + Farsça -kār
-
[sıfat]
Bakınız ikiyüzlü
- "Ah bu yarım sarhoşluk! İnsanı yalancı ediyor, riyakâr ediyor, lafını şaşırtıyor."
-
[sıfat]
Bakınız ikiyüzlü
- MALAKAR
-
Kelime Kökeni: Farsça māle-kār
-
[isim]
Ustuka işi yapan kimse; ustukacı
-
[isim]
Ustuka işi yapan kimse; ustukacı
- TRUAKAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca trocart
-
[isim, tıp]
Vücut boşluklarına girmek veya sıvı boşaltmak için kullanılan, kanül içine yerleştirilmiş sivri uçlu cerrahi alet; trokar
-
[isim, tıp]
Vücut boşluklarına girmek veya sıvı boşaltmak için kullanılan, kanül içine yerleştirilmiş sivri uçlu cerrahi alet; trokar
- SAKAR
-
-
[isim]
Bazı hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan beyaz leke, küçük akıtma
-
[sıfat]
Sık sık küçük, önemsiz kazalar yapan (kimse)
- "Orada ne babamın sakar hareketlerinden ne annemin çehresindeki hüznünden haberim olurdu."
-
[isim]
Bazı hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan beyaz leke, küçük akıtma
- JAKAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca Fransız Jacquard özel adından
-
[isim]
Her çözgü ipliğinin başlı başına hareket ettiği mekanik dokuma tezgâhı
-
Bu tezgâhta dokunmuş karmaşık desenli kumaş
-
[isim]
Her çözgü ipliğinin başlı başına hareket ettiği mekanik dokuma tezgâhı
- ÇAKAR
-
-
[isim]
Belirli araçların trafikte üstünlük sağlamak için kullandığı, yanar dönerli kırmızı ve mavi ışık; çakar lamba
-
[denizcilik]
Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla yanıp sönen küçük fener; şimşekli fener
-
Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı
- "Kolyoz çakarı. Uskumru çakarı."
-
[isim]
Belirli araçların trafikte üstünlük sağlamak için kullandığı, yanar dönerli kırmızı ve mavi ışık; çakar lamba
- VAKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça vaḳār
-
[isim]
Bakınız ağırbaşlılık
- "Hepsi temiz, hepsi yeni giyinmiş askerin vakarı, efendiliği üstlerinden akıyor."
-
[isim]
Bakınız ağırbaşlılık
- DAKAR
-
-
[isim]
Senegal'in başkenti
-
[isim]
Senegal'in başkenti
- AKAR
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳār
-
[isim, eskimiş]
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk; akaret
-
[isim, eskimiş]
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk; akaret