Sonunda ak olan 9 harfli 693 kelime var. AK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ak olan kelimeler listesine ya da başında ak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AŞILATMAK
-
-
[-i]
Aşılama işini yaptırmak
-
[-i]
Aşılama işini yaptırmak
- BAĞRILMAK
-
-
[-e]
Bağırma işi yapılmak
-
[-e]
Bağırma işi yapılmak
- CIRLATMAK
-
-
[-i]
Cırlamasına yol açmak
-
[-i]
Cırlamasına yol açmak
- KAYBOLMAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[nsz]
Yitmek
- "Bu okuyuşta mısranın asıl mahiyeti olan deruni ahenk kaybolmuştur." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Görünür olmaktan çıkmak, görünmez olmak
- "Kocası bu karanlıkta kaybolmuştu." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Yitmek
- AĞIRSAMAK
-
-
[-i]
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak
-
Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek
-
Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek
-
[-i]
Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak
- ALIKOYMAK
-
-
[-i]
Bir süre için bir yerde tutmak
- "Arkadaşım beni yemeğe alıkoydu."
-
[-den]
Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak
- "Selim Bey, babamı yemeğinden alıkoyarak mütemadiyen Girit'ten bahsediyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Ayırıp saklamak
- "Bu kitabı sizin için alıkoydum."
-
[-den]
Yoksun bırakmak
- "İlk iki karım beni dalmış olduğum macera âleminden bir adım alıkoymamıştılar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[-i]
Mâni olmak, engel olmak
- "İki güne yakın bir zaman yalnız su vererek oradan oraya koşturulmuş hayvanı, hangi kuvvet ağzına yanaşmış yiyeceği kapmaktan alıkoyar?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Bir süre için bir yerde tutmak
- DOĞURTMAK
-
-
[-i]
Doğurmasını sağlamak, doğurmasına yardım etmek
-
[-i]
Doğurmasını sağlamak, doğurmasına yardım etmek
- İHKAKIHAK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir hakkı usulünce yerine getirme
-
[isim]
Bir hakkı usulünce yerine getirme
- ARATILMAK
-
-
[nsz]
Aratma işine konu olmak
-
[nsz]
Aratma işine konu olmak
- AŞILANMAK
-
-
[nsz]
Aşılama işine konu olmak
-
[nsz]
Aşılama işine konu olmak
- DARALTMAK
-
-
[-i]
Dar duruma getirmek
- "Hoyrat bir rüzgâr bütün gün tozu dumanına katmış, solukları kesmiş, göğüsleri daraltmıştı." (Tarık Buğra)
-
Sayıca azaltmak
- "Aslında geniş olan kadroyu ne akla hizmet edip de bu derece daralttığına bir türlü akıl erdirememişti." (Haldun Taner)
-
[-i]
Dar duruma getirmek
- ŞAKKOLMAK
- ...
- TOPLANMAK
-
-
[nsz]
Toplama işine konu olmak
- "Ağaçtaki meyveler toplandı."
-
Toplantı yapmak
-
Kendine çekidüzen vermek
-
Şişmanlamak
- "Kısacık boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Toplama işine konu olmak
- RASTLAMAK
-
-
[-e]
Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek
- "Eskicizade'ye indiğim otelin kıraathanesinde rastladım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek
- "Taş cama rastladı."
-
[-e]
Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek
- SARKITMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin sarkmasını sağlamak
- "Kayığın bordasına oturup bacaklarını dışarı sarkıtan da vardır." (Salâh Birsel)
-
Asmak, darağacına çekmek
-
[-i]
Bir şeyin sarkmasını sağlamak
- SARMAŞMAK
-
-
[nsz]
Birbirine sarılmak, kucaklaşmak
-
[nsz]
Birbirine sarılmak, kucaklaşmak
- TIRMAŞMAK
- ...
- TUZLAŞMAK
- ...
- ATANILMAK
- ...
- BOKLAŞMAK
-
-
[nsz]
Kötü bir duruma girmek
-
[nsz]
Kötü bir duruma girmek