Sonunda ak olan 9 harfli 627 kelime var. AK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ak olan kelimeler listesine ya da başında ak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇURLATMAK

  1. [-i] Hızlandırmak
    • "Karada güneş ve bal sızan çiçeklerin öz suyu, insanın nabzını âdeta çurlatarak çarptırıyorlardı." (Halikarnas Balıkçısı)

GİDERAYAK

  1. [zarf] Gitme anında, gitmek üzereyken
    • "Giderayak orada bir de resim imzalamışlar." (Haldun Taner)

ISKALAMAK

  1. [nsz] Hedefe denk getirememek

OKUNULMAK

  1. [nsz] Okuma işi yapılmak
    • "Karanlıkta okunulmaz."

RASTLAMAK

  1. [-e] Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek
    • "Eskicizade'ye indiğim otelin kıraathanesinde rastladım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek
    • "Taş cama rastladı."

YIĞDIRMAK

  1. [-i] Yığma işini yaptırmak

YIKTIRMAK

  1. [-i] Yıkma işini yaptırmak

BALLANMAK

  1. [nsz] Bal bulaşmak, bal sürülmek
  2. Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak
    • "Meyveler onun için çoğalıyor, ballanıyor." (Refik Halit Karay)

BUNALTMAK

  1. [-i] Bunalmasına yol açmak
    • "Artık onu sımsıkı sarıyorlarmış gibi bunaltan duvarlar, o kilitli kapılar yoktu." (Peyami Safa)

KAYNATMAK

  1. [-i] Kaynamasını sağlamak
    • "Kalksam, bir ıhlamur kaynatıp içsem." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kaynak yaptırmak
  3. Unutturmak
    • "Ara sıra kendi gecikmelerini araya kaynatmak için beni birkaç gün izinle gönderiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Belli etmeden almak
  5. Konuşmak, sohbet etmek

DALDIRMAK

  1. [-i] Dalma işini yaptırmak, dalmasına sebep olmak
    • "İnce parmaklarını kocasının saçlarına daldırarak yumuşak bir sesle yalvardı." (Peyami Safa)
  2. Dalmak

KOŞTURMAK

  1. [-i] Koşma işini yaptırmak
    • "Atları hızla koşturdu."
  2. [-i] Çabucak göndermek
    • "Lalayı karakola koşturdular." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Çabalamak, uğraşmak
    • "İnsanları fırtınalar gibi koşturan büyük enerji kaynağı inanmaktır." (Orhan Seyfi Orhon)

PARALAMAK

  1. [-i] Parçalamak
    • "Aslan geyiği paraladı."
  2. Yıpratıp eskitmek
    • "Yepyeni ayakkabıları bir ayda paraladı."

ÇIRPINMAK

  1. [nsz] Acı ile debelenmek
    • "Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık." (Orhan Veli Kanık)
  2. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek
  3. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak
    • "Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler, bir gün sırtlayıp beni götürdüler." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  4. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak
    • "Beğeniyor musun şu yaptıklarını, ne olacak şimdi, ne yapacağız, diye çırpınıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
  5. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak
    • "Bir hizmetinizde bulunabilmek, işinizde size yardım etmek, size yararlı olmak için çırpınacak, elinden geleni yapacaktır." (Memduh Şevket Esendal)

KISKANMAK

  1. [-i] Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak
    • "Mühür gözlüm seni elden / Sakınırım, kıskanırım." (Âşık Ali İzzet Özkan)
  2. [-i] Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, haset etmek
  3. Esirgemek, çok görmek
    • "Benden bir dilim ekmeği kıskanırdı."
  4. [-i] Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak
    • "Her Türk, yurdunu kıskanır."
  5. Yerinde olmayı istemek, imrenmek

KONTRATAK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Karşı akın

SALDIRMAK

  1. [-e] Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek
    • "Bugün şu dakikada onlar hâlâ düşmana saldırıyorlardı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak
  3. [-den] Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek
  4. Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak
  5. Etkisiyle eritmek
    • "Asitler madenlere saldırır."

ŞIMARTMAK

  1. [-i] Şımarmasına yol açmak
    • "Herifi şımartıp da bu hâle koyan sen değil misin?" (Ercüment Ekrem Talu)

ZORLANMAK

  1. [-e] Zorlama işi yapılmak
    • "Hiç kimse sendikaya üye olmaya ... zorlanamaz." (Anayasa)

DAĞLATMAK

  1. [-i] Dağlama işini yaptırmak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü