Sonunda ak olan 9 harfli 693 kelime var. AK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ak olan kelimeler listesine ya da başında ak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AŞILATMAK

  1. [-i] Aşılama işini yaptırmak

BAĞRILMAK

  1. [-e] Bağırma işi yapılmak

CIRLATMAK

  1. [-i] Cırlamasına yol açmak

KAYBOLMAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [nsz] Yitmek
    • "Bu okuyuşta mısranın asıl mahiyeti olan deruni ahenk kaybolmuştur." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Görünür olmaktan çıkmak, görünmez olmak
    • "Kocası bu karanlıkta kaybolmuştu." (Ömer Seyfettin)

AĞIRSAMAK

  1. [-i] Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak
  2. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek
  3. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek

ALIKOYMAK

  1. [-i] Bir süre için bir yerde tutmak
    • "Arkadaşım beni yemeğe alıkoydu."
  2. [-den] Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak
    • "Selim Bey, babamı yemeğinden alıkoyarak mütemadiyen Girit'ten bahsediyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Ayırıp saklamak
    • "Bu kitabı sizin için alıkoydum."
  4. [-den] Yoksun bırakmak
    • "İlk iki karım beni dalmış olduğum macera âleminden bir adım alıkoymamıştılar." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  5. [-i] Mâni olmak, engel olmak
    • "İki güne yakın bir zaman yalnız su vererek oradan oraya koşturulmuş hayvanı, hangi kuvvet ağzına yanaşmış yiyeceği kapmaktan alıkoyar?" (Reşat Nuri Güntekin)

DOĞURTMAK

  1. [-i] Doğurmasını sağlamak, doğurmasına yardım etmek

İHKAKIHAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir hakkı usulünce yerine getirme

ARATILMAK

  1. [nsz] Aratma işine konu olmak

AŞILANMAK

  1. [nsz] Aşılama işine konu olmak

DARALTMAK

  1. [-i] Dar duruma getirmek
    • "Hoyrat bir rüzgâr bütün gün tozu dumanına katmış, solukları kesmiş, göğüsleri daraltmıştı." (Tarık Buğra)
  2. Sayıca azaltmak
    • "Aslında geniş olan kadroyu ne akla hizmet edip de bu derece daralttığına bir türlü akıl erdirememişti." (Haldun Taner)

ŞAKKOLMAK
...
TOPLANMAK

  1. [nsz] Toplama işine konu olmak
    • "Ağaçtaki meyveler toplandı."
  2. Toplantı yapmak
  3. Kendine çekidüzen vermek
  4. Şişmanlamak
    • "Kısacık boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var." (Memduh Şevket Esendal)

RASTLAMAK

  1. [-e] Bir kimse ile karşı karşıya gelmek, karşılaşmak, rast gelmek, tesadüf etmek
    • "Eskicizade'ye indiğim otelin kıraathanesinde rastladım." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Atılan şey hedefi bulmak, rast gelmek
    • "Taş cama rastladı."

SARKITMAK

  1. [-i] Bir şeyin sarkmasını sağlamak
    • "Kayığın bordasına oturup bacaklarını dışarı sarkıtan da vardır." (Salâh Birsel)
  2. Asmak, darağacına çekmek

SARMAŞMAK

  1. [nsz] Birbirine sarılmak, kucaklaşmak

TIRMAŞMAK
...
TUZLAŞMAK
...
ATANILMAK
...
BOKLAŞMAK

  1. [nsz] Kötü bir duruma girmek

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü