Sonunda ak olan 3 harfli 13 kelime var. AK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ak olan kelimeler listesine ya da başında ak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞAK

  1. [isim] Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses
YAK

Kelime Kökeni: Tibetçe

  1. [isim, hayvan bilimi] Tibet'te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun bir tür öküz; Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens)
PAK

Kelime Kökeni: Farsça pāk

  1. [sıfat] Bakınız temiz
    • "Efendiler, bizim çehremiz her zaman temiz ve pak idi ve daima temiz ve pak kalacaktır." (Atatürk)
TAK

  1. [isim] Tahta vb. bir şeye vurulduğunda veya silah patlayınca çıkan tok ve sert ses
SAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız uyanık
  2. Uykusu hafif
ÇAK

Kelime Kökeni: Farsça çāk

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız yırtık
KAK

  1. [isim, ağızlardan] Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu
    • "İki sipahinin yancıklarında biraz peksimet, biraz da dut kakı olduğu hâlde daha bir lokma yemiş değillerdi." (Hüseyin Nihal Atsız)
  2. [sıfat, mecaz] Zayıf ve kuru (kimse)
FAK

Kelime Kökeni: Arapça faḫḫ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız tuzak
    • "İyi bir fakı olsa yine iş görebilirdi." (Orhan Kemal)
BAK

  1. işte
    • "Bak, bu söylediğin doğru!"
  2. şaşma anlatan bir söz
    • "Bak şu işe!"
  3. küçümseme bildiren bir söz
    • "Adamın aklına bak!"
LAK

  1. [isim] Uzak Doğu'da yetişen Amerikan elmasından çıkan zamk
  2. Boyacılıkta kullanılan, kırmız böceğinin üst deri bezlerinin salgıladığı madde; laka (I)
GAK

  1. [isim] Karganın çıkardığı ses
JAK

Kelime Kökeni: İngilizce jack

  1. [isim, teknik] Ses ve görüntü aygıtlarında kablo bağlantısı için kullanılan fiş ve yuvası
HAK

Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳḳ

  1. [isim] Doğru, gerçek
    • "Karacaoğlan der ki sözüm haktır." (Karacaoğlan)
  2. Adaletli davranma
    • "Grup üyelerine karşı değerlendirmelerinde, ödül ve cezalandırmalarında haktan ayrılmamalı…" (Suat Karaküçük)
  3. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç
    • "Üstelik adli tatil olduğu için hak sahipleri bekleşirler." (Burhan Felek)
  4. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk
    • "Bu davada hak görmüyorum."
  5. Verilmiş emekten doğan manevi yetki
    • "… ama seni çocukluğundan beri tanıyan birisi olduğumdan bazı şeyleri doğrudan söylemeye hakkım olduğunu düşünüyorum." (Oğuz Şenses)
  6. Bakınız pay
    • "Yoksul hakkı böylece dağıtılırken komşu hakkı da en az yedi komşu arasında pay edilir." (Hayrettin Tokdemir)
  7. Emek karşılığı ücret
    • "Çalışan hakkını alır, tembel tembel yatan hâline razı olurmuş." (Eren Sarı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü