Sonunda ak olan 3 harfli 13 kelime var. AK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ak olan kelimeler listesine ya da başında ak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞAK
-
-
[isim]
Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses
-
[isim]
Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses
- YAK
-
Kelime Kökeni: Tibetçe
-
[isim, hayvan bilimi]
Tibet'te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun bir tür öküz; Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens)
-
[isim, hayvan bilimi]
Tibet'te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun bir tür öküz; Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens)
- PAK
-
Kelime Kökeni: Farsça pāk
-
[sıfat]
Bakınız temiz
- "Efendiler, bizim çehremiz her zaman temiz ve pak idi ve daima temiz ve pak kalacaktır."
-
[sıfat]
Bakınız temiz
- TAK
-
-
[isim]
Tahta vb. bir şeye vurulduğunda veya silah patlayınca çıkan tok ve sert ses
-
[isim]
Tahta vb. bir şeye vurulduğunda veya silah patlayınca çıkan tok ve sert ses
- SAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız uyanık
-
Uykusu hafif
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız uyanık
- ÇAK
-
Kelime Kökeni: Farsça çāk
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yırtık
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yırtık
- KAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu
- "İki sipahinin yancıklarında biraz peksimet, biraz da dut kakı olduğu hâlde daha bir lokma yemiş değillerdi."
-
[sıfat, mecaz]
Zayıf ve kuru (kimse)
-
[isim, ağızlardan]
Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu
- FAK
-
Kelime Kökeni: Arapça faḫḫ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tuzak
- "İyi bir fakı olsa yine iş görebilirdi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız tuzak
- BAK
-
-
işte
- "Bak, bu söylediğin doğru!"
-
şaşma anlatan bir söz
- "Bak şu işe!"
-
küçümseme bildiren bir söz
- "Adamın aklına bak!"
-
işte
- LAK
-
-
[isim]
Uzak Doğu'da yetişen Amerikan elmasından çıkan zamk
-
Boyacılıkta kullanılan, kırmız böceğinin üst deri bezlerinin salgıladığı madde; laka (I)
-
[isim]
Uzak Doğu'da yetişen Amerikan elmasından çıkan zamk
- GAK
-
-
[isim]
Karganın çıkardığı ses
-
[isim]
Karganın çıkardığı ses
- JAK
-
Kelime Kökeni: İngilizce jack
-
[isim, teknik]
Ses ve görüntü aygıtlarında kablo bağlantısı için kullanılan fiş ve yuvası
-
[isim, teknik]
Ses ve görüntü aygıtlarında kablo bağlantısı için kullanılan fiş ve yuvası
- HAK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳḳ
-
[isim]
Doğru, gerçek
- "Karacaoğlan der ki sözüm haktır."
-
Adaletli davranma
- "Grup üyelerine karşı değerlendirmelerinde, ödül ve cezalandırmalarında haktan ayrılmamalı…"
-
Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç
- "Üstelik adli tatil olduğu için hak sahipleri bekleşirler."
-
Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk
- "Bu davada hak görmüyorum."
-
Verilmiş emekten doğan manevi yetki
- "… ama seni çocukluğundan beri tanıyan birisi olduğumdan bazı şeyleri doğrudan söylemeye hakkım olduğunu düşünüyorum."
-
Bakınız pay
- "Yoksul hakkı böylece dağıtılırken komşu hakkı da en az yedi komşu arasında pay edilir."
-
Emek karşılığı ücret
- "Çalışan hakkını alır, tembel tembel yatan hâline razı olurmuş."
-
[isim]
Doğru, gerçek