Sonunda ak olan 12 harfli 417 kelime var. AK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ak olan kelimeler listesine ya da başında ak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YALTAKLANMAK

  1. [nesnesiz] Birine hoş görünmek için onursuzca davranmak; dalkavukluk etmek, tabasbus etmek
    • "Ona buna yaltaklanan hizmetçi Şükriye'nin bu numaralarından faydalanırdı." (Haldun Taner)
YILDIZLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Bir işte, bir meslekte üstün başarı göstermek, yıldız durumuna gelmek
ÇOKLAŞTIRMAK

  1. [-i] Bakınız çoğaltmak
    • "“… başına felaket geleceğini ve gazeteci arkadaşlarının bu felaketi çabuklaştırmak ve çoklaştırmak maksadıyla neler yapacaklarını bilmiyor değildi…" (Mithat Cemal Kuntay)
ZİRZOPLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Uygunsuz, yakışıksız davranmak
KIVRIMLANMAK

  1. [nesnesiz] Kıvrımlı duruma gelmek
PIRPIRLANMAK

  1. [nesnesiz] Aralıklarla yanmak
    • "Ambarda, tavana tutturulmuş cılız ışıklar, arada sönecekmiş gibi pırpırlanıyordu." (Burhan Günel)
AMONYAKLAMAK

  1. [-i] Bazı yemleri amonyak veya bir amonyum bileşiği ile karıştırmak, doyurmak
NAZLANDIRMAK

  1. [-i] Nazlanma işini yaptırmak
VARSILLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Zengin duruma gelmek
TOPLAŞTIRMAK

  1. [-i] Toplamak, bir araya getirmek
    • "Bu kaburgasız insan yığınını İstanbul'da toplaştıran, oy ticaretidir." (Aydın Boysan)
KARŞITLAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirine karşıt olmak
VAHVAHLANMAK

  1. [-e] Acınmak, yakınmak
    • "Bu anlayışsızlığa ve bu vatan hainlerine vahvahlanır, acır gibiydiler." (Tarık Buğra)
TATLANDIRMAK

  1. [-i] Tat vermek, tadını kazanmasını sağlamak
    • "Bir müddet sonra dağlar, taşlar gezildi. İnilip akşam taamı yenildi; helvalar, üzümler ağızları tatlandırdı." (Fakir Baykurt)
  2. [mecaz] Sevimli hâle getirmek
    • "Kız çocuğu mutfaktan geçerek babasının yanına sokuldu. Şeker gibi tatlandırdı kendini." (Fakir Baykurt)
KATRANLATMAK

  1. [-i] Katranlama işini yaptırmak
KAŞAĞILANMAK

  1. [nesnesiz] Kaşağılama işi yapılmak
BUNGUNLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Sıkıntılı duruma gelmek
    • "Hava büsbütün bungunlaştı." (Adalet Ağaoğlu)
TAÇLANDIRMAK

  1. [-i, mecaz] Taçlanma işini yaptırmak
    • "Silik tebessümünü nazik bir teşekkürle taçlandırarak çıtı pıtı cüssesini kucaklayıp gitti." (Elif Şafak)
ÇAĞRIŞTIRMAK

  1. [-i] Bir çağrışıma yol açmak
  2. Akla getirmek, hatırlatmak, andırmak
    • "Söylettiklerinin, bize çağrıştırdıklarının hep yeni şeyler olmasını özlüyorum." (Adalet Ağaoğlu)
  3. Benzemek, andırmak
ARILAŞTIRMAK

  1. [-i] Yabancı şeylerden arınmış duruma getirmek
    • "Yüzüne vuran ışık gözlerindeki maviyi daha arılaştırmış, yaslı çocuk gülümsemesini iyice belirlemiş, kirpiklerinin gölgesini alnına alnına uzatıyor." (Attilâ İlhan)
  2. Bakınız özleştirmek
KURŞUNLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Kurşun gibi ağırlaşmak
    • "Bavulu kurşunlaştı, top gülleleri daha hafif gelirdi." (Tarık Dursun K)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü