Başında ak olan 8 harfli 69 kelime var. Ak ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ak olan kelimeler listesine ya da sonu ak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ak bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKADEMİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Akademi ile ilgili olan
  2. Bilimsel niteliği olan
    • "Bunların akademik tartışmalarla geçiştirilmeye tahammülleri yoktu." (Haldun Taner)

AKÇAKOCA
...
AKTİVİST
...
AKŞINLIK

  1. [isim] Akşın olma durumu, albinizm

AKVARİST

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Akvaryumcu

AKSETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-den] Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek
    • "Aksetti uyanmış tepelerden sırasıyla / Dağ dağ o güzel ses bütün etrafı gezindi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [-e] Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak
    • "Bulunduğumuz yeri sarayın tek parça, geniş camlarından akseden avize ışıkları aydınlatıyordu." (Refik Halit Karay)
  3. Evirmek, tersine çevirmek
  4. [-e] Ulaşmak, yayılmak, duyulmak
    • "Olay basına aksetti."

AKTÖRECİ
...
AKÇILLIK

  1. [isim] Akçıl olanın durumu

AKICILIK

  1. [isim] Akıcı olma durumu
  2. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset

AKŞAMDAN

  1. [zarf] Henüz akşam iken
    • "Akşamdan uyuklamaya başladı."

AKLATMAK
...
AKTARİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aktarın sattığı şeyler

AKTARMAK

  1. [-i] Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek
  2. [-i] Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek
  3. [-den] Bir dilden başka bir dile çevirmek, tercüme etmek
  4. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak
  5. Toprağı altı üstüne gelecek biçimde iyice bellemek
  6. İletmek, bildirmek
    • "Derdini size aktarıp arınmış, sizi zehirleyip bırakmıştır." (Haldun Taner)
  7. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak
  8. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak
  9. [-i] Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak
    • "Kiremitleri aktarmak."
  10. [-i] Alıntılamak
    • "Onun yerine Salah Birsel'in bir şiirini aktaracağız." (Salâh Birsel)

AKSESUAR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne
  2. Kadın giyiminde giysiyi bütünleyen ayakkabı, çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya
  3. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya

AKSİSEDA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yankı

AKTAVŞAN

  1. [isim] Bir cins iri çöl sıçanı (Jaculus)

AKTİNYUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 89, atom ağırlığı 227 olan radyoaktif bir element (simgesi Ac)

AKABİNDE

  1. [zarf] Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından
    • "Kulağı iki kesik tırnak kıskacına aldıktan sonra başı şiddetle sağa sola sarsar, akabinde yanaklarda patlayan iki şimşek alevi gözlerden çıkar." (Ahmet Rasim)

AKKORLUK

  1. [isim] Akkor olma durumu

AKDETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-i] Yapmak
    • "Hükûmet tarafından Belgrat'a dostluk muahedesini akdetmek için gönderilmiştim." (Yahya Kemal Beyatlı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü