Başında ak olan 6 harfli 42 kelime var. Ak ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ak olan kelimeler listesine ya da sonu ak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ak bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKARCA
-
-
[isim]
Irmak, dere, çay gibi küçük akarsu
-
[ağızlardan]
Kemik veremi
-
[tıp]
Sürekli akan çıban; fistül
-
[tıp]
Doğuştan veya sonradan oluşan, bir organdan diğerine veya deri yüzeyine uzanan, iki ucu açık, tüpe benzeyen, normal dışı geçiş veya kanal; fistül
-
[isim]
Irmak, dere, çay gibi küçük akarsu
- AKSAMA
-
-
[isim]
Aksamak işi
- "Aradan yedi sekiz ay geçmiş, hiç aksama olmamıştı ödemelerde."
-
[isim]
Aksamak işi
- AKITMA
-
-
[isim]
Akıtmak işi; isale
- "Hizmetimi, vücudumu, canımı fedaya, kanımın son damlasını uğrunuza akıtmaya geldim."
-
Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke
-
Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde veya tavada pişirilmesiyle yapılan bir tatlı türü
-
[ağızlardan]
Enli bilezik
-
[isim]
Akıtmak işi; isale
- AKARSU
-
-
[isim]
Yer altında veya dere, çay, ırmak gibi yeryüzünde belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan sulara verilen ad; abırevan
- "Dağı, taşı, akarsuyu, coşkun denizi bağlarsın da âşık kısmının dilini bağlayamazsın."
-
Tek sıra elmastan gerdanlık
-
[isim]
Yer altında veya dere, çay, ırmak gibi yeryüzünde belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan sulara verilen ad; abırevan
- AKITIŞ
-
-
[isim]
Akıtmak işi
-
[isim]
Akıtmak işi
- AKSATA
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫẕ + iʿṭāʾ
-
[isim]
Bakınız alışveriş
- "Şarap satacağım, ben aksatama bakarım."
-
[isim]
Bakınız alışveriş
- AKINCI
-
-
[isim, tarih]
Düşman ülkesine akın yapan savaşçı
- "Pencap vadilerine yerleşen akıncılar ana yurtlarını unutuverdiler."
-
[tarih]
Osmanlı ordusunda Akıncı Ocağına mensup savaşçı
- "Osmanlı akıncıları çeşitli bölgelerde bulunurlardı, her birinin bir akıncı kumandanı vardı."
-
[spor]
Bakınız ileri uç oyuncusu
-
[isim, tarih]
Düşman ülkesine akın yapan savaşçı
- AKTÖRE
-
-
[isim]
Bakınız ahlak
- "Artık gemisini kurtaran kaptan olacaktır, aktöre yozlaşması ve çöküntü başlar."
-
[isim]
Bakınız ahlak
- AKASMA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki; yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba)
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki; yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba)
- AKSONA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Bakınız basınçlanma
-
[isim, denizcilik]
Bakınız basınçlanma
- AKILCI
-
-
[sıfat, felsefe]
Akılcılıktan yana olan (kimse); usçu, akliyeci, rasyonalist
-
Akılcılıkla ilgili
-
Akla dayanan
-
[sıfat, felsefe]
Akılcılıktan yana olan (kimse); usçu, akliyeci, rasyonalist
- AKÖREN
-
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
- AKINTI
-
-
[isim]
Akmak işi
- "Musluğun akıntısı bir türlü kesilemedi."
-
Bir sıvının kesintisiz biçimde akması
- "Tükenmez kalemin yer yer akıntısı lekelemişti kâğıdı."
-
Bakınız akım
- "Bataklıklardan kurtulduktan sonra akıntıyı takip ederek bir köye giriyordum."
-
Suyun akmasını sağlayan eğim
- "Yan bölümlerin iki yöne akıntısı olurken çatının merkez bölümündeki akıntısı dört yöne sağlanmıştır…"
-
Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı
-
Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum
-
[tıp]
Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması; sızıntı
- "Ertesi sabah sol kulağımda ağrı ile beraber akıntı başladı."
-
[isim]
Akmak işi
- AKYAKA
-
-
[isim]
Kars iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kars iline bağlı ilçelerden biri
- AKTRİS
-
Kelime Kökeni: Fransızca actrice
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız (kadın) oyuncu
- "Matmazel, sizin mükemmel bir aktris olduğunuzu işitiyorum."
-
[isim, sinema, tiyatro]
Bakınız (kadın) oyuncu
- AKIŞMA
-
-
[isim]
Akışmak işi
-
[isim]
Akışmak işi
- AKYAZI
-
-
[isim]
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
- AKSİNE
-
-
[zarf]
Bakınız tersine
- "Dikkatle dinlemiyordu bu haberleri. Aksine gittikçe artan bir güvensizlik duyuyordu söylenen sözlere."
-
[zarf]
Bakınız tersine
- AKAĞAÇ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia)
-
[isim, bitki bilimi]
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia)
- AKITAÇ
-
-
[isim, tıp]
Bakınız dren
-
[isim, tıp]
Bakınız dren