Başında ak olan 6 harfli 42 kelime var. Ak ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ak olan kelimeler listesine ya da sonu ak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ak bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKARCA

  1. [isim] Irmak, dere, çay gibi küçük akarsu
  2. [ağızlardan] Kemik veremi
  3. [tıp] Sürekli akan çıban; fistül
  4. [tıp] Doğuştan veya sonradan oluşan, bir organdan diğerine veya deri yüzeyine uzanan, iki ucu açık, tüpe benzeyen, normal dışı geçiş veya kanal; fistül
AKSAMA

  1. [isim] Aksamak işi
    • "Aradan yedi sekiz ay geçmiş, hiç aksama olmamıştı ödemelerde." (Yusuf Ziya Ortaç)
AKITMA

  1. [isim] Akıtmak işi; isale
    • "Hizmetimi, vücudumu, canımı fedaya, kanımın son damlasını uğrunuza akıtmaya geldim." (Ömer Seyfettin)
  2. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke
  3. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde veya tavada pişirilmesiyle yapılan bir tatlı türü
  4. [ağızlardan] Enli bilezik
AKARSU

  1. [isim] Yer altında veya dere, çay, ırmak gibi yeryüzünde belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan sulara verilen ad; abırevan
    • "Dağı, taşı, akarsuyu, coşkun denizi bağlarsın da âşık kısmının dilini bağlayamazsın." (Kemal Sezer)
  2. Tek sıra elmastan gerdanlık
AKITIŞ

  1. [isim] Akıtmak işi
AKSATA

Kelime Kökeni: Arapça aḫẕ + iʿṭāʾ

  1. [isim] Bakınız alışveriş
    • "Şarap satacağım, ben aksatama bakarım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
AKINCI

  1. [isim, tarih] Düşman ülkesine akın yapan savaşçı
    • "Pencap vadilerine yerleşen akıncılar ana yurtlarını unutuverdiler." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. [tarih] Osmanlı ordusunda Akıncı Ocağına mensup savaşçı
    • "Osmanlı akıncıları çeşitli bölgelerde bulunurlardı, her birinin bir akıncı kumandanı vardı." (Ali Sevim)
  3. [spor] Bakınız ileri uç oyuncusu
AKTÖRE

  1. [isim] Bakınız ahlak
    • "Artık gemisini kurtaran kaptan olacaktır, aktöre yozlaşması ve çöküntü başlar." (Melih Cevdet Anday)
AKASMA

  1. [isim, bitki bilimi] Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki; yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba)
AKSONA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Bakınız basınçlanma
AKILCI

  1. [sıfat, felsefe] Akılcılıktan yana olan (kimse); usçu, akliyeci, rasyonalist
  2. Akılcılıkla ilgili
  3. Akla dayanan
AKÖREN

  1. [isim] Konya iline bağlı ilçelerden biri
AKINTI

  1. [isim] Akmak işi
    • "Musluğun akıntısı bir türlü kesilemedi."
  2. Bir sıvının kesintisiz biçimde akması
    • "Tükenmez kalemin yer yer akıntısı lekelemişti kâğıdı." (Sevinç Çokum)
  3. Bakınız akım
    • "Bataklıklardan kurtulduktan sonra akıntıyı takip ederek bir köye giriyordum." (Ömer Seyfettin)
  4. Suyun akmasını sağlayan eğim
    • "Yan bölümlerin iki yöne akıntısı olurken çatının merkez bölümündeki akıntısı dört yöne sağlanmıştır…" (Raif Vırmiça)
  5. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı
  6. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum
  7. [tıp] Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması; sızıntı
    • "Ertesi sabah sol kulağımda ağrı ile beraber akıntı başladı." (Reşat Nuri Güntekin)
AKYAKA

  1. [isim] Kars iline bağlı ilçelerden biri
AKTRİS

Kelime Kökeni: Fransızca actrice

  1. [isim, sinema, tiyatro] Bakınız (kadın) oyuncu
    • "Matmazel, sizin mükemmel bir aktris olduğunuzu işitiyorum." (Peyami Safa)
AKIŞMA

  1. [isim] Akışmak işi
AKYAZI

  1. [isim] Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
AKSİNE

  1. [zarf] Bakınız tersine
    • "Dikkatle dinlemiyordu bu haberleri. Aksine gittikçe artan bir güvensizlik duyuyordu söylenen sözlere." (Necati Cumalı)
AKAĞAÇ

  1. [isim, bitki bilimi] Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia)
AKITAÇ

  1. [isim, tıp] Bakınız dren
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü