Başında ah olan 8 harfli 13 kelime var. Ah ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ah olan kelimeler listesine ya da sonu ah ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ah bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AH, HA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AHİTNAME
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿahd + Farsça nāme
-
[isim, eskimiş]
Antlaşma belgesi
-
[isim, eskimiş]
Antlaşma belgesi
- AHENKTAR
-
Kelime Kökeni: Farsça āheng-dār
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ahenkli
- "Bizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ahenkli
- AHENKSİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız uyumsuz
-
[müzik]
Kulağa hoş gelmeyen
- "Dışarıdan ahenksiz bir ses cevap verdi."
-
[sıfat]
Bakınız uyumsuz
- AHZÜKABZ
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫẕ + ḳabż
-
[isim, eskimiş]
Teslim alma
-
Kendine mal etme
-
[ticaret]
Para tahsili yapmaya yetkili olma
-
[isim, eskimiş]
Teslim alma
- AHMAKLIK
-
-
[isim]
Ahmak olma durumu; hamakat
- "Nerede zekâ umarsak orada ahmaklıkla karşılaşırız."
-
[isim]
Ahmak olma durumu; hamakat
- AHRETLİK
-
-
[isim]
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri
- "Yerine oturmadı, ahretlik teyzenin getirdiği çayı da ayakta içiyordu."
-
[sıfat]
Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılan (iş veya iyilik)
-
Bakınız besleme
- "Evinde anadan ve babadan kalma ihtiyar, emektar bir Arap aşçısından başka on yedi yaşında, tombul, beyaz, oynak bir ahretliği vardı."
-
[isim]
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri
- AHRAZLIK
-
-
[isim]
Ahraz olma durumu
- "Mahsustan ahrazlığa vuruyor. Dilsiz oyunu oynayacak…"
-
[isim]
Ahraz olma durumu
- AHARLAMA
-
-
[isim]
Aharlamak işi
- "Kâğıt boyandıktan sonra aharlama işine hazır demektir."
-
[isim]
Aharlamak işi
- AHLAKSIZ
-
-
[sıfat]
Ahlak kurallarına uymayan
- "Yapılacak ameliyat bu hain ve ahlaksız Avrupalıların gözlerine görünmemeliydi."
-
[mecaz]
Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz olan; uçkursuz
- "O ahlaksız insanların arasında bu çocuk nasıl rahat eder."
-
[sıfat]
Ahlak kurallarına uymayan
- AHDETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿahd + Türkçe etmek
-
[-e]
Bir şeyi yapmak için kendi kendine söz vermek
- "Daha İstanbul'da iken buna ahdetmiş, bu yolda ölümü göze alarak Anadolu'ya çıkmıştı."
-
[-e]
Bir şeyi yapmak için kendi kendine söz vermek
- AHIRLAMA
-
-
[isim]
Ahırlamak işi
-
[isim]
Ahırlamak işi
- AHBAPLIK
-
-
[isim]
Ahbap olma durumu
- "Bizim de bahçıvan kızı ile ahbaplığımız şurada birkaç gün daha ya sürer ya sürmez!"
-
Bakınız yakınlık
-
[isim]
Ahbap olma durumu
- AHZETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫẕ + Türkçe etmek
-
[-i]
Bakınız almak
-
[-i]
Bakınız almak