Sonunda adan olan 25 kelime var. ADAN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde adan olan kelimeler listesine ya da başında adan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BODOSLAMADAN, KARARLAMADAN
ÇAKTIRMADAN
AVANTADAN, BEDAVADAN
CARTADAN, DURMADAN, FAZLADAN, PATTADAN, SONRADAN
BURADAN, CABADAN, CAMADAN, DEKADAN, HAVADAN, KAFADAN, KISADAN, RAFADAN, ŞAKADAN, SIRADAN, YARADAN, ZULADAN
AVADAN, ORADAN
NADAN
A A D N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
DANA
3 Harfli Kelimeler
ADA, ANA
2 Harfli Kelimeler
AD, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BODOSLAMADAN
-
-
[zarf]
Ön taraftan, baş taraftan
-
[zarf]
Ön taraftan, baş taraftan
- KARARLAMADAN
-
-
[zarf]
Kararlama yoluyla, görmeden
- "Karanlıkta kapıyı kararlamadan buldu."
-
[zarf]
Kararlama yoluyla, görmeden
- ÇAKTIRMADAN
-
-
[zarf]
Belli etmeden, gizlice, sezdirmeden
- "O, kenar kenar yürüyerek ve çaktırmadan deminki cevizlerin altına göz attı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[zarf]
Belli etmeden, gizlice, sezdirmeden
- BEDAVADAN
-
-
[zarf]
Bedava olarak, cabadan, bedavasına, bedavaya
- "Öbür hisselere de bedavadan konmuştu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[zarf]
Bedava olarak, cabadan, bedavasına, bedavaya
- AVANTADAN
-
-
[zarf]
Bedavadan, beleşten
-
[zarf]
Bedavadan, beleşten
- SONRADAN
-
-
[zarf]
Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda
- "Mehmet o günkü budalalığının farkına ancak sonradan vardı." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda
- DURMADAN
-
-
[zarf]
Ara vermeden, kesintisiz, sürekli
- "Bir boş arsada davul zurna ile durmadan hora tepiliyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zarf]
Ara vermeden, kesintisiz, sürekli
- FAZLADAN
-
-
[zarf]
Alışılana ek olarak, alışılandan çok, bol bol, çok çok
-
[zarf]
Alışılana ek olarak, alışılandan çok, bol bol, çok çok
- PATTADAN
-
-
[zarf]
Pattadak
-
[zarf]
Pattadak
- CARTADAN
-
-
[zarf]
Cartadak
-
[zarf]
Cartadak
- KAFADAN
-
-
[zarf]
Zihinden, belleğini kullanarak
-
[zarf]
Zihinden, belleğini kullanarak
- HAVADAN
-
-
[sıfat]
Boş, değersiz
- "Havadan sözler."
- "Havadan sudan konuştuk bir süre." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[zarf]
Emeksiz, açıktan
- "Havadan para kazanıyor."
-
[sıfat]
Boş, değersiz
- CAMADAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek
- "Sırtlarına da çuhadan, dar mı dar bir camadan geçirirler." (Salâh Birsel)
-
Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi
-
[isim]
Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek
- ZULADAN
- ...
- RAFADAN
-
-
[sıfat]
Kaynar suda kabuğu ile az pişirilmiş (yumurta)
-
[sıfat]
Kaynar suda kabuğu ile az pişirilmiş (yumurta)
- DEKADAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı
- "Fakat son zamanlarda zuhur eden sembolist yahut dekadan edebiyatlar terbiye noktainazarından muzır amillerdendir." (Ziya Gökalp)
-
[isim]
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı
- ŞAKADAN
-
-
[zarf]
Şaka olarak, şaka diye, mahsus
- "Şakadan darılır gibi yaptı."
-
[zarf]
Şaka olarak, şaka diye, mahsus
- YARADAN
- ...
- CABADAN
-
-
[zarf]
Bedavadan
- "Böyle cabadan verilen on paralık etiket pek sevindirirdi çocukları." (Çetin Altan)
-
[zarf]
Bedavadan
- KISADAN
- ...