Başında a olan 4 harfli 284 kelime var. A harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde a harfi olan kelimeler listesine ya da sonu a harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında a bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARTI

  1. [isim, matematik] Toplama işleminde + işaretinin adı; zait
  2. [sıfat, matematik] Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı); pozitif, eksi karşıtı
  3. [mecaz] Bir olay, durum veya olgunun olumlu yanı
    • "Alışkanlıklarımız artılarıyla eksileriyle nelerdir, aktarılmıyor çocuklarımıza." (Nezihe Meriç)
ACUR

Kelime Kökeni: Arapça ʿacūr

  1. [isim, bitki bilimi] Kabakgillerden, Ege ve Güneydoğu Anadolu’da yetişen, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, bir yıllık, otsu, irice bir meyve (Cucumis flexuosus)
ARIK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız ark
    • "Arıkta çimdim de geldim diye fısıldadı." (Cahit Uçuk)
  2. Bakınız karık (II)
ACİL

Kelime Kökeni: Arapça ʿācil

  1. [sıfat] Hemen yapılması gereken; ivedi, ivedili, evgin, müstacel
ACEP

Kelime Kökeni: Arapça ʿaceb

  1. [zarf] Bakınız acaba
    • "Bakın çantasında acep nesi var / Bir çift kundurayla bir de fesi var" (Halk türküsü)
APSE

Kelime Kökeni: Fransızca abcès

  1. [isim, tıp] Genellikle bakterilerle ilgili bir enfeksiyonun neden olduğu ağrılı irin birikintisi
ALTI

  1. [isim] Beşten sonra gelen sayının adı; şeş
  2. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı
  3. [sıfat] Beşten bir artık
AKLİ

Kelime Kökeni: Arapça ʿaḳlī

  1. [sıfat] Akılla ilgili, akla dayanan; akılsal, ussal
    • "Akli muvazenesi pek sağlam bulunmadığı için serbest bırakıldı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Akıl yoluyla bilinen, akıl yoluyla bulunan
ACYO

Kelime Kökeni: Fransızca agio

  1. [isim, ticaret] Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark
  2. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon
    • "Bu nedenle bankalar bu işlemler için iskonto işleminden ayrı olarak acyo adı verilen bir komisyonu müşteriden tahsil etmektedirler." (Yılmaz Benligiray, Kerim Banar)
  3. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat
AKNE

Kelime Kökeni: Fransızca acné

  1. [isim, tıp] Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce
ALTO

Kelime Kökeni: İtalyanca alto

  1. [isim, müzik] Bakınız viyola
  2. Bakınız kontralto
ACEM

Kelime Kökeni: Arapça ʿacem

  1. [isim] İran’da yaşayan Fars kökenli kimse
  2. Bakınız İranlı
  3. İran ülkesi
    • "Kanepenin üstünde Müşir Ethem Paşa’nın Acem matbaalarında basılmış müthiş bir resmi." (Ömer Seyfettin)
AORT

Kelime Kökeni: Fransızca aorte

  1. [isim, anatomi] Bakınız ana atardamar
ALÇI

  1. [isim] Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde
    • "Bir sanatkâr eliyle alçıdan yapılmış, bembeyaz, tertemiz bir kabartma." (Peyami Safa)
  2. [sıfat] Bu maddeden yapılmış olan
    • "Fon Sadriştayn gözlerini alçı tavana kaldırdı." (Ömer Seyfettin)
AŞÇI

  1. [isim] Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse
    • "Ben bu aşçı kadar çılgın ve aksi insan görmedim." (Reşat Nuri Güntekin)
ALGI

  1. [isim, ağızlardan] Bir evin, bir iş yerinin geliri, vergi karşıtı
    • "Bu evin algısı benden sorulur."
AÇKI

  1. [isim] Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma
    • "Küçükbaş deriler açkı işlemi için tabakların bir kısmınca patpat denilen titreşimli açkı makinesinden geçirilir." (Yalçın Dikmelik)
  2. Seramik kapların dış yüzünün fırınlanmadan önce bir metal parçasının keskin kenarı kullanılarak perdahlanması
  3. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç
  4. [ağızlardan] Bakınız anahtar
  5. Her türlü açma aracı
AŞIK

Kelime Kökeni: Arapça ʿāşiḳ

  1. [isim] Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse
    • "Güzeller deniz kenarına geldikleri zaman âşıklar da kale burçlarına ve bedenlerine dolarlar." (Asaf Halet Çelebi)
  2. Birbirini seven bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad
  3. Bakınız halk ozanı
    • "Dinleyin âşıklar benim sözümü / Felek yaktı kül eyledi özümü" (Halk türküsü)
  4. [teklifsiz konuşmada] Dalgın, kalender kimse
    • "Âşık yine geç kaldın."
  5. [ünlem, teklifsiz konuşmada] "Ahbap, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü
    • "Âşık! Anlat bakalım, neler yaptın?"
ALPU

  1. [isim] Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
AŞIM

  1. [isim] Aşmak işi
  2. Erkek hayvanın dişisiyle çiftleşmesi
    • "Hayvan aşım istasyonu."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü