Başında olan 7 harfli 39 kelime var. AĞ ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ağ olan kelimeler listesine ya da sonu ağ ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AĞAÇÇIK

  1. [isim] Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç

AĞCILIK

  1. [isim] Ağ ile balık tutma işi

AĞAÇSIL

  1. [sıfat] Ağaçla ilgili olan
  2. Ağaç türünden olan

AĞARTMA

  1. [isim] Ağartmak işi

AĞLAMSI

  1. [sıfat] Ağlayacak gibi, ağlamalı
    • "Sesi karıncalandı, ağlamsı bir hâl aldı." (Yahya Kemal)

AĞRIMAK

  1. [nsz] Vücudun bir yeri ağrılı durumda olmak
    • "Başı ağrımak. Dişi ağrımak."

AĞIRLIK

  1. [isim] Ağır olma durumu
    • "Taşın ağırlığı."
    • "Yükün ağırlığı."
    • "Kimseye ağırlık olmaz, kimseyi sıkıştırmaz, iyilikten başka bir şey yapmaz." (Ömer Seyfettin)
    • "Başsavcının yargıçlar arasında belli bir ağırlığı var kuşkusuz." (Ayşe Kulin)
  2. Değerli olma durumu
    • "Hediyenin ağırlığı."
    • "Yavaş yavaş bir ağırlık çöktü. Bir sakinlik herkesi kapladı." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Ağırbaşlılık
    • "Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi."
  4. Tehlikeli olma durumu
  5. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum
    • "Havanın ağırlığı."
  6. Sıkıntı
  7. Çeyizini düzmek için güveyinin geline verdiği para, kalın
  8. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum
  9. Yük, külfet
    • "Bütün ailenin ağırlığı omuzlarındadır."
  10. Takı
    • "Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti."
  11. Sorumluluk
    • "Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim."
  12. Etki, baskı, güçlük
  13. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak
    • "Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli." (Atilla İlhan)
  14. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne
  15. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer
  16. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu
    • "Beynime bir ağırlık peyda olmuştu." (Aka Gündüz)
  17. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri
    • "Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum." (Falih Rıfkı Atay)
  18. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke
  19. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori

AĞLAYIŞ

  1. [isim] Ağlama işi veya biçimi
    • "Hatırlattı bana, bir bayram sabahı / Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp ağlayışımı" (Orhan Veli Kanık)

AĞINMAK

  1. [nsz] Hayvan yere yatıp yuvarlanmak

AĞRISIZ

  1. [sıfat] Ağrısı olmayan
  2. [zarf] Ağrı olmaksızın
  3. Dertsiz, tasasız

AĞITSAL

  1. [sıfat] Ağıtla ilgili, ağıt özelliği taşıyan

AĞAÇLIK

  1. [isim] Ağaç öbeği
  2. Ağacı bol olan yer
    • "Kendilerini saklayabilmek için yan tarafa, ağaçlığa doğru koştular." (Memduh Şevket Esendal)

AĞILAMA

  1. [isim] Zehirleme

AĞLAŞMA

  1. [isim] Ağlaşmak işi

AĞIZOTU

  1. [isim] Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde

AĞRIYIŞ

  1. [isim] Ağrıma işi veya biçimi

AĞLAMAK

  1. [nsz] Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek
  2. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak
  3. [-den] Sızlanmak, yakınmak
    • "Utanç ve kahırdan, yumruklarını ısıra ısıra bir zaman ağladı." (Atilla İlhan)
  4. [-e] Bir duruma üzülmek
    • "Şu kara bahtıma ağlıyorum."

AĞABABA

  1. [isim] Dede, ata
    • "Onun ağababası bizim de büyük ceddimiz sayılır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [sıfat] Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse)
  3. [ünlem] Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü

AĞIZDAN

  1. [zarf] Sözlü olarak
    • "Siyasi malumatları hep ağızdan kapma, kulak dolgunluğu şeylerdir." (Ömer Seyfettin)

AĞDALIK

  1. [isim] Pekmez yapmaktan başka işe yaramayan üzüm

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü