Başında fe olan 7 harfli 35 kelime var. Fe ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde fe olan kelimeler listesine ya da sonu fe ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında fe bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FELSEFİ

Kelime Kökeni: Arapça felsefī

  1. [sıfat] Felsefe ile ilgili, felsefeye ilişkin
    • "Her neyse bunlar derin felsefi görüşlerdir." (Nâzım Hikmet)
FETHİYE

  1. [isim] Muğla iline bağlı ilçelerden biri
FEVERAN

Kelime Kökeni: Arapça feverān

  1. [isim] Kaynayıp fışkırma
  2. [mecaz] Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama
    • "Sabırlı olmak, parlamamak, duygusal feveranlardan uzak kalmak hassası da bizde çok eksik." (Haldun Taner)
FERHANE

Kelime Kökeni: Farsça bār + ḫāne

  1. [isim, eskimiş] Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray
FESATÇI

  1. [isim] Bakınız arabozan
    • "Fesatçı ve fırsatçı olduğu kadar korkak bir adamdı." (Falih Rıfkı Atay)
FELSEFE

Kelime Kökeni: Arapça felsefe

  1. [isim] Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması
    • "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur." (Necati Cumalı)
  2. Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü
    • "Tarih felsefesi. Hukuk felsefesi."
  3. Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi
    • "Sokrates felsefesi."
  4. Bakınız dünya görüşü
    • "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız." (Haldun Taner)
  5. Bir konuda soyut düşünüş
    • "Uzun felsefelerden sonra Mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor." (Halide Edip Adıvar)
FERSUDE

Kelime Kökeni: Farsça fersūde

  1. [sıfat, eskimiş] Eskimiş, yıpranmış, aşınmış
    • "Yalnız birçok nefer yırtık, fersude eşyayı muttasıl at, eşek, öküz arabalarına yükletiyorlardı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
FENOMEN

Kelime Kökeni: Fransızca phénomène

  1. [isim] Herhangi bir özelliğiyle dikkat çeken, kitleleri etkileme gücü olan kimse veya nesne
  2. Bakınız olgu
    • "Güneşin batıdan doğması gibi olağanüstü bir fenomen sayılmalıdır bu." (Haldun Taner)
  3. [felsefe] Bakınız görüngü
FERMENE

Kelime Kökeni: İtalyanca paramano

  1. [isim, eskimiş] Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi
FENERLİ

  1. [sıfat] Feneri olan
    • "Kapısı kırmızı fenerli bir evin önünde durmuşlardı." (Necati Cumalı)
FERAHLI

  1. [sıfat] Bakınız ferah (II)
    • "Muntazaman bir mektebe gidiniz. Hava çok alan ziyalı dershanelerden, geniş ferahlı bahçelerden, temiz ve sade teneffüs salonlarından ziyade gözlerinize jimnastikhaneler çarpar." (Ömer Seyfettin)
FERMENT

Kelime Kökeni: Fransızca ferment

  1. [isim, kimya] Bakınız maya (I)
FENERCİ

  1. [isim] Fener yapan veya satan kimse
  2. Deniz feneri bekçisi
  3. [eskimiş] Sokak fenerlerini yakan kimse
FEVVARE

Kelime Kökeni: Arapça fevvāre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız fıskiye
FEVKANİ

Kelime Kökeni: Arapça fevḳānī

  1. [sıfat, eskimiş] Üstte olan, üstteki
FERİZLİ

  1. [isim] Sakarya iline bağlı ilçelerden biri
FETTANE

Kelime Kökeni: Arapça fettāne

  1. [sıfat, eskimiş] Cilveli, gönül alıcı (kadın)
    • "O öyle bir fettanedir ki pisliği, rüküşlüğü bile yakışır haspaya ... güzelliğine, inceliğine halel getirmez." (Haldun Taner)
FEYEZAN

Kelime Kökeni: Arapça feyeżān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız su baskını
    • "Kıranları ve zelzeleleri, feyezanları ve harpleri görmüşlerdir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız bereket
FELAKET

Kelime Kökeni: Arapça felāket

  1. [isim] Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum; yıkım, katastrof
    • "İnsanların korkması icap eden en büyük felaket, kötü ahlaktır." (Sâmiha Ayverdi)
  2. [sıfat] Çok kötü
    • "Felaket bir yazı."
  3. [sıfat] Şaşırtıcı, hayrete düşürücü
    • "Bu kız felaket."
FERİŞTE

Kelime Kökeni: Farsça firişte

  1. [isim, eskimiş, din bilimi] Bakınız melek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü