Başında FE olan 6 harfli 17 kelime var. FE ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde FE olan kelimeler listesine ya da sonu FE ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında FE bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FELÇLİ

  1. [sıfat] İnmeli, felç olmuş, mefluç
    • "Bütün o nefis yazılarını felçli olarak yazmıştır." (Haldun Taner)

FERNEZ

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Sünger toplamak için kullanılan makineli dalma aracı

FERACE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi
  2. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka

FERMAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Buyruk, emir
  2. Osmanlı İmparatorluğu'nda padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık
    • "Bizde Tanzimat fermanı henüz okunmamıştır." (Necati Cumalı)

FERSAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yaklaşık 5 km'lik bir uzaklık ölçüsü
  2. Çok uzun mesafe, uzaklık

FERTİK

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [ünlem] "Kaç, uzaklaş, sıvış" anlamında bir seslenme sözü
    • "Bisiklete atlayınca haydi babam fertik!" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

FECAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çok acıklı, yürekler acısı durum
    • "Balkan Harbinin fecaatlerinden sonraki hadiseler de malumunuzdur." (Etem İzzet Benice)

FERYAT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Haykırış, çığlık
    • "Bu, bir hayat kurtarma feryadıdır." (Burhan Felek)
    • "Feryat ederek gözlerini açan Satılmış, şaşkın şaşkın etrafına bakınıyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
    • "Pencereden kopardığım feryadı pek geç işittiler." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Oradan küçücük bir fakir çocuk gibi feryadı bastığını işitirsiniz." (Sait Faik Abasıyanık)

FERSİZ

  1. [sıfat] Donuk, cansız (göz, ışık, yüz)
    • "Eski yalıların birçoklarının görünüşlerinde ihtiyarların o durgun, dalgın, fersiz ve ölgün yüzlerindeki manalar peyda olmuştu." (Abdülhak Şinasi Hisar)

FEODAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Derebeylikle ilgili
    • "Bütün istedikleri, amaçladıkları toplumun yarı feodal düzenini sürdürmekti." (Necati Cumalı)

FERAHİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bolluk, genişlik
  2. Ucuzluk
  3. Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma
  4. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik

FEYYAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çok verimli, gür

FETRET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İki peygamber arasında peygambersiz geçen süre
  2. İki padişah arasında padişahsız geçen süre
  3. İki olay arasındaki süre
  4. Hükûmet gücünün gevşediği bir yerde düzenin yeniden kurulmasına kadar geçen süre
  5. İslam dinine göre Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında geçen süre

FELİKS

  1. [isim] Palmiye yaprağına benzeyen, park ve bahçelerde süs için kullanılan iri gövdeli bir bitki (Phoenix canariersis)

FEDERE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Bir federasyona bağlı olan
  2. [isim] Bir konfederasyonun üyesi

FELLAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çiftçi
  2. Mısır köylüsü
    • "Bir Mısır turnesinde zengin bir fellah kendisine tutulmuş, nikâhla almıştı." (Refik Halit Karay)
  3. Arap

FETTAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Fitneli, karıştırıcı
  2. Gönül ayartıcı, cilveli
    • "Bunun için değil mi ki senin kadın tanıdıklarının hepsi fettandırlar." (Peyami Safa)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü