Başında DOĞRU olan 22 kelime var. DOĞRU ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde DOĞRU olan kelimeler listesine ya da sonu DOĞRU ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

DOĞRULANMAK

10 Harfli Kelimeler

DOĞRUCULUK, DOĞRULAMAK, DOĞRULANMA, DOĞRULTMAÇ, DOĞRULTMAK, DOĞRULTMAN

9 Harfli Kelimeler

DOĞRULAMA, DOĞRULMAK, DOĞRULTMA

8 Harfli Kelimeler

DOĞRUDAN, DOĞRULMA, DOĞRULTU, DOĞRULUK, DOĞRULUM, DOĞRUSAL, DOĞRUSUZ

7 Harfli Kelimeler

DOĞRUCA, DOĞRUCU, DOĞRULU, DOĞRUSU

5 Harfli Kelimeler

DOĞRU


Kelime bulma makinesi

D O R U Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

DOĞRU

4 Harfli Kelimeler

DOĞU, DORU, ORDU

2 Harfli Kelimeler

DO, OD, UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOĞRULANMAK

  1. [nsz] Doğrulama işine konu olmak veya doğrulama işi yapılmak

DOĞRULTMAÇ

  1. [isim] İki yönlü bir dalgalı akımı, bir yönlü doğru akıma çevirmeye yarayan aygıt, redresör

DOĞRULTMAK

  1. [-i] Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek
    • "Aralarında bellerini doğrultamayacak kadar yaşlıları da vardı." (Tarık Buğra)
  2. Düzeltmek
    • "Yanlışları doğrultmak."
  3. Yöneltmek
  4. Yön bulmak
    • "Karşıki tepeye bakarak yolu doğrultup geldim."
  5. Para sağlamak, kazanmak
    • "Bütçemizi doğrultur, pansiyoner olmaktan vazgeçeriz." (Atilla İlhan)

DOĞRULANMA

  1. [isim] Doğrulanmak işi

DOĞRULAMAK

  1. [-i] Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, teyit etmek, tasdik etmek
    • "Olup bitenler ve başka kaynaklardan alınan haberler Ali Yusuf'u daima doğruluyordu." (Tarık Buğra)
  2. Bir önermenin doğruluğunu veya yanlışlığını belirlemek amacıyla olayları inceleyip araştırmak

DOĞRULTMAN

  1. [isim] Bir nokta veya bir çizginin hareketine yön vererek bu hareketi yöneten şey
  2. Çizgi oluşturan noktanın veya yüzey oluşturan çizginin yönelmesi gereken doğrultuyu gösteren çizgi veya düzlem

DOĞRUCULUK

  1. [isim] Doğrucu olma durumu
    • "Gönüllü doğruculuğun o kadarı tatlı anılar edinme şanslarını büyük çapta kısıtlar." (Refik Erduran)
  2. Bir insanın söz ve hareketleriyle kanaat ve inançlarının, düşünüşünün uyuşması

DOĞRULTMA

  1. [isim] Doğrultmak işi

DOĞRULAMA

  1. [isim] Doğrulamak işi, teyit, tasdik, konfirmasyon
  2. Bir varsayımın doğruluğunu denetlemek için deney ve mantıksal tanıtlama yoluyla yapılan işlemlerin bütünü

DOĞRULMAK

  1. [nsz] Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek
  2. Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek
    • "Uzandığım yerden hafifçe doğrularak onları çizmeye başlıyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [-e] Yönelmek
    • "Çocuk hızlı, paytak adımlarla parkın kapısına doğruldu." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Yeniden güçlenmek, kalkınmak
  5. Para sağlanmak, kazanılmak
    • "Nasıl, gündelik doğruldu mu?"

DOĞRUDAN

  1. [sıfat] Aracısız
    • "Doğrudan pazarlık."
  2. [zarf] Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan
    • "Devreye girmeselerdi seninle doğrudan görüşmek niyetindeydim." (Ahmet Ümit)

DOĞRUSAL

  1. [sıfat] Bir doğru ile ilgili olan
  2. Bir doğruyu izleyen
  3. Bir doğrunun denklemi birinci dereceden olduğu için birinci derece ifadelerine genel olarak verilen sıfat
    • "Doğrusal denklemler."

DOĞRULTU

  1. [isim] Yön, istikamet
    • "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda ... devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." (Anayasa)
  2. Tutulan, izlenen yol
  3. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum
    • "Düz gittiği veya geldiği düşünülen bir okun uzayda kalan izi, okun doğrultusunu gösterir."
  4. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet

DOĞRULUM

  1. [isim] Yönelim

DOĞRUSUZ

  1. [sıfat] Doğrusu olmayan

DOĞRULUK

  1. [isim] Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük, adalet
    • "Yazıyı yazana, bu dediklerinin doğruluğuna nasıl inansın okuyucu?" (Necati Cumalı)
  2. Düşüncenin gerçekle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması

DOĞRULMA

  1. [isim] Doğrulmak işi

DOĞRUCU

  1. [isim] Her şeyin doğrusunu söylemeyi huy edinmiş olan kimse

DOĞRULU

  1. [sıfat] Bir doğru boyunca olan, müstakim
    • "Doğrulu hareket."

DOĞRUCA

  1. [sıfat] Doğruya yakın
  2. [zarf] Hiçbir yöne sapmadan, dolaylı olmayarak, dolaşmayarak
    • "Belki doğruca Ankara'ya dönersin, değil mi?" (Etem İzzet Benice)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü