Başında B olan 5 harfli 369 kelime var. B harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde B harfi olan kelimeler listesine ya da sonu B harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında B bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİLYE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, zıpzıp
  2. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak

BATKI

  1. [isim] Hüsran
    • "O geniş caddeler bugünkü hazin görünümleriyle nihayet bulurlar. Edebiyatın özlemleri acı bir batkıya uğrar." (Selim İleri)
  2. İflas

BEDİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dolunay

BİRCİ

  1. [sıfat] Tekçi

BELCE

  1. [isim] İki kaş arası

BİTLİ

  1. [sıfat] Üstünde bit bulunan
  2. Cimri

BUĞRA

  1. [isim] Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur

BUKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çiçek demeti

BAZİT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bazit mantarların üreme organı

BIDIK

  1. [sıfat] Kısa ve tıknaz

BİLEK

  1. [isim] Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm
    • "Sonra bileğini avucumun içine alarak nabzını sayıyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Güç, kuvvet

BACAK

  1. [isim] Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü
    • "Yorgun vücudunu zahmetle taşıyan ince bacakları üstünde doğruldu." (Peyami Safa)
    • "Motor şimdi karanlık suları yara yara ilerlerken sarışın kadın bacak bacak üstüne atmış, sigara içiyor." (Haldun Taner)
    • "Bacak kadar çocuğa da ne oluyordu sanki." (Tarık Buğra)
  2. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ
  3. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak
    • "Masanın bacağı."
  4. Oyun kâğıtlarında oğlan, vale

BURUN

  1. [isim] Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı
    • "... şöyle demiştim, böyle yapmıştım, diyene burun büker." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Nikâh ettirir ettirmez kadının burnu Kafdağına çıkmış." (Sermet Muhtar Alus)
    • "Çeltikçiler, o burunları Kafdağında çeltikçiler çarşıya düşmüşler, önlerine gelene dert yanıyorlar." (Yahya Kemal)
    • "Orada zaman zaman sebepsiz yere burnu sızlardı insanın." (Murathan Mungan)
  2. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü
    • "Kadıköy vapurunun güvertesinde, paltoma bürünmüş, gidip ta burna oturmuştum." (Haldun Taner)
    • "Burunları bile kanamadan ganimete kavuşacaklardı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  3. Kibir, büyüklenme
    • "Burnundan yanına varılmıyor."
  4. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü

BÜKME

  1. [isim] Bükmek işi
  2. Bükülmüş kaytan veya iplik
  3. Vücudun bir bölümünü yanındaki bölüm üzerine kıvırma, germe karşıtı

BÜKÜK

  1. [sıfat] Bükülmüş, eğilmiş olan
    • "Az beli bükük ve gözleri biraz baygın bir ihtiyar." (Osman Cemal Kaygılı)

BIYIK

  1. [isim] Üst dudak üzerinde çıkan kıllar
    • "Bıyık ve kaşlarımdaki aklar saçlarımdakinden daha azdı." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Çocuklar, şimdilik ele güne karşı onların ana, babası olmakla övünmemize bıyık altından gülmektedirler." (Haldun Taner)
    • "Çocukları ve bıyıkları terlemeye yüz tutmuşları selamlıktan çağırdılar." (Refik Halit Karay)
    • "Bıyık buran, göğüs geren erleriz." (Enis Behiç Koryürek)
  2. Balıklarda deri uzantısı
  3. Asma vb. bitkilerde, sarılıp tutunmaya yarayan sürgün

BARCI

  1. [isim] Bar işleten kimse

BASKI

  1. [isim] Bir eserin basılış biçimi veya durumu
    • "Baskı yanlışlıkları yüzünden kapatılan gazeteler vardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Bası sayısı
    • "Bu gazetenin baskısı yüz bindir."
  3. Bir eserin tekrarlanarak yapılan baskı işlemlerinden her biri
    • "Sözlüğün yeni baskısı."
  4. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı
    • "Etek baskısı."
  5. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm
    • "Politik baskıların yanı sıra daha başka yasaklara da bağlıydık." (Necati Cumalı)
  6. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres
  7. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu
  8. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres

BECET

  1. [isim] Serçegillerden, küçük bir kuş (Passer)

BUYMA

  1. [isim] Buymak işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü