Başında A olan 5 harfli 340 kelime var. A harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde A harfi olan kelimeler listesine ya da sonu A harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKDUT

  1. [isim] Beyaz renkte olan dut

ACELE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi
    • "Aman, acele etmeli, vakit geçiyor." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Satıcı aceleye getirerek elmanın çürüklerini vermiş."
  2. [zarf] Vakit geçirmeden, tez olarak
    • "Acele bir karar vermek ihtiyacındayım." (Peyami Safa)
    • "Acele etme, konuşuruz, sırası var." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [isim] Çabuk davranma

AKICI

  1. [sıfat] Akma özelliği olan
  2. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis
    • "Yurdumuzda yirmi yıl kaldığı için akıcı bir Türkçesi var." (Haldun Taner)
  3. Kesintisiz

ALARM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret
  2. Bu işareti veren düzenek

ALBÜM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir tür defter
  2. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap
    • "Kelebek albümü. Bitki albümü. Ankara albümü."
  3. Uzunçalar
    • "Yeni albümünün parçalarını arka arkaya seslendirmeye başladığında, dünya soluğunu tutmuştu." (Murathan Mungan)

AİDAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti
    • "... üye aidatının sendikaya ödenme şekli kanunla düzenlenir." (Anayasa)
  2. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para
  3. Kesenek

AKŞIN

  1. [sıfat] Kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde doğuştan boya maddesi bulunmadığı için her yanı ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos

ANMAK

  1. [-i] Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak
    • "Onun bu fedakârlığını her yerde, her zaman minnetle anacağım." (Peyami Safa)
  2. Bir sözü ağzına almak
    • "Hastalığın adını anmaktan korkuyor."
  3. [-i] Bir armağanla birinin gönlünü almak
  4. Adlandırmak
    • "Onu, başka Tahirlerden ayırt etmek için "Temiz Tahir" diye anarlardı."

ANSIZ

  1. [zarf] Ansızın
  2. [sıfat] Anlayışsız, akılsız

AYVAZ

  1. [isim] Koca, erkek, eş
  2. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı
  3. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak

ABONE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi, sürdürümcü
  2. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse
    • "Bu derginin üç bin abonesi var."
  3. [sıfat] Bir yere gitmeyi alışkanlık durumuna getiren (kimse)

AHFAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Erkek torunlar

AKSON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sinir uyarmalarını sinir hücresinden ileriye uzatmaya yarayan, sinir hücrelerinin uzantılarından en belirli ve uzun olanı

APTAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak
    • "Aptal bir gülüşle yüzüne bakıyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Bu kadını zaman zaman aptal yerine koymam büyük aptallık galiba." (Refik Erduran)
  2. [ünlem] Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü
    • "Aptal! Senin yerini açıkça söyledim ben." (Tarık Buğra)

ARDIL

  1. [isim] Birinin ardından gelip onun yerine geçen kimse, öncel karşıtı, arda, halef
  2. Bir çıkarımda varılan sonuç

ANJİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Boğaz mukozasının şişmesi, boğak, hunnak

AKORT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılan ayar, düzen
  2. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi
  3. Uyum

ASTAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 85 olan, bizmutun alfa ışınlarıyla bombardımanı sonucu elde edilen yapay element, astatin (simgesi At)

AŞKIN

  1. [sıfat] Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş
    • "Sakalı kır, yaşı elliyi aşkın fakat dinçti." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Benzerlerinden üstün
  3. Çok, fazla

AŞURE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Buğday, nohut vb. tanelerle kuru yemişlerin bir arada şekerle kaynatılmasıyla yapılan bir tür tatlı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü