Sonunda şan olan 10 kelime var. ŞAN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde şan olan kelimeler listesine ya da başında şan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

AKTAVŞAN, KEHKEŞAN, SARMAŞAN

7 Harfli Kelimeler

HURUŞAN, PERİŞAN

6 Harfli Kelimeler

TAVŞAN

5 Harfli Kelimeler

KAŞAN, KEŞAN, NİŞAN

3 Harfli Kelimeler

ŞAN


Kelime bulma makinesi

A N Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ŞAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SARMAŞAN

  1. [sıfat] Sarılgan

KEHKEŞAN
...
AKTAVŞAN

  1. [isim] Bir cins iri çöl sıçanı (Jaculus)

HURUŞAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Coşkun

PERİŞAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Dağınık, düzensiz, karmakarışık
    • "Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için." (Cenap Şehabettin)
    • "Bir sürü laf edildikten sonra facia başlayacak, tabii aile perişan olacak." (Halide Edip Adıvar)
  2. Acınacak durumda olan, zavallı
    • "Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı." (Ömer Seyfettin)
    • "Sonra, fena ruhlu güzel yüzün de insanı perişan eden sihrini de inkâr etmeyeceğim." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Vallahi meydan dayağı yesem bu kadar perişan olmazdım." (Reşat Nuri Güntekin)

TAVŞAN

  1. [isim] Tavşangillerden, eti yenen, hızlı koşan, postundan yararlanılan bir memeli türü (Lepus europeus)
  2. Atletizm yarışlarında rekor kırılabilmesi için tempoyu yüksek tutup belirli bir mesafeyi diğer atletlerin önünde koşan atlet

KAŞAN

  1. [isim] Hizmet veya binek hayvanları durup işeme

NİŞAN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İşaret, iz, belirti, alamet
    • "Tabancasını kılıfından çıkarmış ve nişan almak üzereydi." (Aka Gündüz)
    • "Dönüşte yolumuzu şaşırmamak için şu çifte kavakları nişan koymuştuk."
    • "Birkaç gün sonra akrabalarımıza bir davet vereceğiz. Nişan takacağız." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Şimdilik nişan yapacaklarmış."
  2. Nişanlanma sırasında yapılan tören
    • "Bizi nişana çağırdılar."
    • "Doktor, Türk ordusunda çalıştığını, üniformamızı taşıdığını, nişan aldığını, övünerek anlattı." (Refik Halit Karay)
  3. Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma
    • "Nişanı bozmuşlar."
  4. Kurşun, taş vb. ile vurulmak istenen hedef
  5. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme
  6. Devlet nişanı

KEŞAN
...
ŞAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ün, san, şöhret
    • "Onların karşısında ilk elde çekilmeyi şanına yediremedi." (Ömer Seyfettin)
  2. Gösteriş, gösterişlilik

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü