Sonunda ün olan 62 kelime var. ÜN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ün olan kelimeler listesine ya da başında ün olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

GAYRİMÜMKÜN

8 Harfli Kelimeler

BÜSBÜTÜN, GÜMÜŞÇÜN, GÜNBEGÜN, GÜNDEDÜN, GÜNDÜZÜN, TEBEYYÜN, TECENNÜN, TEKEVVÜN, TEMEDDÜN

7 Harfli Kelimeler

ÖMÜRSÜN, TAAFFÜN, TAAYYÜN, TEVAZÜN

6 Harfli Kelimeler

ÇÖKKÜN, ÇÖZGÜN, DÖRDÜN, DÜRBÜN, DÜŞKÜN, DÜZGÜN, GÖÇKÜN, KÖFTÜN, KÜRTÜN, KÜSKÜN, MÜMKÜN, NEPTÜN, SÜRGÜN, SÜZGÜN, TEAVÜN, TRİBÜN

5 Harfli Kelimeler

BUGÜN, BÜKÜN, BÜTÜN, DÜĞÜN, DÜŞÜN, GÜCÜN, GÜRÜN, GÜZÜN, HÜSÜN, HÜZÜN, KOMÜN, LAGÜN, LEDÜN, ÖLÇÜN, ÖLGÜN, ÖRGÜN, ÖZGÜN, RÜKÜN, SÖKÜN, SÜLÜN, TÜTÜN, ÜSTÜN, ÜZGÜN, YÜKÜN

4 Harfli Kelimeler

ÖDÜN, ÖĞÜN, ÜRÜN

3 Harfli Kelimeler

DÜN, GÜN, TÜN, YÜN

2 Harfli Kelimeler

ÜN


Kelime bulma makinesi

N Ü Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

NÜ, ÜN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GAYRİMÜMKÜN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Olmaz, imkânsız

TECENNÜN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çıldırma, delirme, aklını oynatma

TEKEVVÜN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Oluş, oluşma, var olma, doğuş

GÜNBEGÜN

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [zarf] Günden güne
    • "Günbegün artıyor meşakkat." (Âşık Veysel)

TEMEDDÜN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Uygarlaşma, medenileşme

BÜSBÜTÜN

  1. [zarf] İyiden iyiye, iyice, tamamen, tamamıyla, temelli
    • "Seçim günleri yaklaştıkça iki komşu da propaganda faaliyetini büsbütün artırdılar." (Haldun Taner)

GÜNDÜZÜN

  1. [zarf] Gündüz vaktinde

GÜNDEDÜN

  1. [isim] Geçmişe duyulan özlem, nostalji

GÜMÜŞÇÜN

  1. [isim] Püskül kuyruklulardan, eski kitap sayfalarında, döşeme aralıklarında, şekerli maddeler ve tahta kırıntıları yiyerek yaşayan, vücutları küçük pullarla örtülü, kanatsız böcek (Lepisma saccharina)

TEBEYYÜN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belli olma

ÖMÜRSÜN

  1. beklenilmeyen iyi davranışlar karşısında söylenen bir söz
    • "Yok yere geçirdim günü, ah nideyim ömrüm seni." (Yunus Emre)
    • "... ihtiyar adam hazin bir ömür geçiriyordu." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Orada ümitler ve hayal sukutlarıyla geçen, bir ömre bedel hareketli hayatı!" (Refik Halit Karay)
    • "Ekonomik özgürlüğümden bir nebze olsun ödün vermeyeceğim ömrüm oldukça." (Azra Erhat)

TEVAZÜN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Birbirine denk olma, dengede bulunma

TAAYYÜN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belli olma, ortaya çıkma, belirme

TAAFFÜN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kokuşma, pis kokma

KÜSKÜN

  1. [sıfat] Küsmüş olan, gücenik, dargın, muğber
    • "Hamdune Hanım, aksi, küskün bir kadındı." (Ömer Seyfettin)
  2. [isim] Küstüm otu
  3. Gelişmemiş, küçük kalmış

ÇÖZGÜN

  1. [sıfat] Çözülmüş, dağılmış
  2. Erimeye başlamış, yumuşamış (kar, buz)

DÜRBÜN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç
  2. Gözetleme deliği

TRİBÜN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Spor salonu stadyum, hipodrom vb. yarışma ve gösteri yapılan yerlerde seyircilerin oturduğu koltuklu veya basamaklı bölüm, sekilik
    • "Muazzam avlunun medreseler tarafında, kadınlar için tribünler yükseliyordu." (Halide Edip Adıvar)

TEAVÜN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yardımlaşma

DÜZGÜN

  1. [sıfat] Doğru ve pürüzsüz, muntazam
    • "Düzgün tahta. Düzgün yol."
  2. Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam
  3. İyi
    • "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil." (Memduh Şevket Esendal)
  4. [zarf] Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde
    • "Düzgün konuşuyor."
  5. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim)
    • "Düzgün çok yüzlü."
  6. [isim] Kadınların, teni pürüzsüz göstermesi, renk vermesi için yüzlerine sürdükleri yarı sıvı veya boyalı krem, fondöten

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü