Sonunda ü olan 7 harfli 151 kelime var. Ü harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ü harfi olan kelimeler listesine ya da başında ü harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÖĞÜTLÜ

  1. [sıfat] Söğüt ağaçları bulunan (yer)
BÖBÜRTÜ

  1. [isim] Bakınız böbürlenme
PÜRÜZLÜ

  1. [sıfat] Pürüzü olan
    • "Pürüzlü cilt."
  2. Boğuk ve bozuk (ses); çatallı
    • "Sesi biraz pürüzlüydü." (Yusuf Atılgan)
  3. [mecaz] Karışık, güç (durum, iş); kılçıklı
    • "Mesele pürüzlüdür, bir skandal hâlini almasından korkulur." (Refik Halit Karay)
YÜZÜNCÜ

  1. [sıfat] Yüz sayısının sıra sıfatı, sırada doksan dokuzuncudan sonra gelen
SÖKÜKÇÜ

  1. [isim] Sökük dikip yama yapan kimse
    • "Eve bir düzine sökükçü, terzi tutmaya kudretimiz var." (Reşat Nuri Güntekin)
BÜTÜNCÜ

  1. [sıfat] Bütün olarak düşünmeye önem veren (kimse veya görüş)
    • "İlk sorun, çağdaşlaşmamız için bütüncü mü, yoksa parçacı bir yaklaşım mı gereklidir?" (Nevzat Kösoğlu)
SÖVÜNTÜ

  1. [isim] Hafif sövme yollu, kaba ve yakışıksız söz
    • "Sövüntü yiğidin yüreğinin yelpazesidir, denilmiştir. Hele ki mahpus damında…" (Kemal Tahir)
TEMETTÜ

Kelime Kökeni: Arapça temettuʿ

  1. [isim, eskimiş, ticaret] Bakınız kazanç
DÜĞÜNCÜ

  1. [isim] Düğün sahibi; toycu
  2. Düğün çağrıcısı
  3. Düğüne katılan kimse
    • "Düğüncüler akşama kadar güneş altında pişmiş, bıkmış, yanmış oldukları için rakı sofrasına pekçe sokuldular." (Memduh Şevket Esendal)
TÜTSÜLÜ

  1. [sıfat] Tütsü yapılmış (yer, kimse veya yiyecek)
  2. Dumanlı, sisli olan
    • "Sapanca Gölü, elmalıklar içinde ılık, tütsülü bir ışıkla pencereden kayıp gidiyor." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [argo] Bulanık, karışık olan
    • "Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının / Kafalar tütsülü hülya ile, gözler kızgın" (Mehmet Akif Ersoy)
  4. [argo] Uyuşturucu madde veya alkol içmiş olan
    • "Bir gün sarhoş olmuş, kafası tütsülü, elinde kocaman bir kadeh, şarkı söyleyerek mescide girdi." (Can Alpgüvenç)
GÖRGÜLÜ

  1. [sıfat] Görgüsü olan
    • "Bildiğini iyi bilen, görgülü, kendine güveni tam olan bir erkekti." (Necati Cumalı)
KÖMÜRLÜ

  1. [sıfat] Birleşiminde kömür olan
  2. Yakıt olarak kömür kullanan
    • "Kömürlü lokomotif. Kömürlü kalorifer."
GÜDÜMLÜ

  1. [sıfat] Güdülebilen, yönlendirilebilen, yönetilebilir
  2. [mecaz] Belirli bir plan veya yönde yürütülen bir amacı, bir eğilimi yansıtan
    • "Çalıkuşu, bizim millî eğitim davamızı ele alan güdümlü bir romandır." (Necati Cumalı)
DÖKÜMCÜ

  1. [isim] Döküm işleri yapan kimse; dökmeci
YÜZÜSTÜ

  1. [zarf] Yüzü yere gelecek biçimde; yüzükoyun
    • "Dişçi, kendini yüzüstü bir kanepeye attı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda
    • "Elbette birçok önemli konulara el attı ama ulusumuzun temel sorunlarından bazıları yüzüstü duruyor." (Talât Sait Halman)
SÜMÜKLÜ

  1. [sıfat] Sümüğü olan
  2. Burnundan sürekli sümük akan
    • "Şu yumurcakların içinde temizi, sümüklüsü, çarıklısı, yarım entarilisi hepsi hepsi vardı." (Aka Gündüz)
DÖVÜŞÇÜ

  1. [isim] Dövüşmeyi seven kimse
    • "Son darbesini indirecek bir dövüşçü gibi toplandı." (Ömer Seyfettin)
DÖNÜŞLÜ

  1. [sıfat] Dönüşü olan; mutavaat
HÜZÜNLÜ

  1. [sıfat] Gönle üzgünlük veren, iç kapanıklığına yol açan; hazin
    • "Bir şey söylemeyerek hüzünlü bir hâlde gazetesinin başka sütunlarına geçer." (Abdülhak Şinasi Hisar)
ÖNLÜKLÜ

  1. [sıfat] Önlük giymiş olan
    • "Beyaz önlüklü, doktor kılıklı adam ona yüksek sesle bir şeyler söylüyordu." (Osman Aysu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü