Sonunda ü olan 7 harfli 133 kelime var. Ü harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ü harfi olan kelimeler listesine ya da başında ü harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜMÜŞSÜ

  1. [sıfat] Gümüşü andıran, gümüşe benzeyen, gümüş gibi, gümüşümsü

ÖLÇÜNLÜ

  1. [sıfat] Standart

KÖMÜRCÜ

  1. [isim] Kömür alıp satan veya odun kömürü yapan kimse
    • "Yoksul kömürcü olduğundan Amanos ormanlarının kurdu idi." (Refik Halit Karay)
  2. Vapurda, fabrikada, kalorifer dairesinde ocağa kömür atan işçi

KÖMÜRSÜ

  1. [sıfat] Kömürü andıran, kömüre benzeyen, kömür gibi, kömürümsü

TÖSKÜRÜ

  1. [zarf] Geri geri, gerisin geriye

GÜBÜRCÜ

  1. [isim] Çöpçü

GÜLÜTÇÜ

  1. [isim] Bir skeçte, revüde veya eğlence gösterisinde eklenen sözleri ve durumları hazırlayan kimse

PÜSÜRLÜ

  1. [sıfat] Püsürü olan, pürüzlü

ÜŞÜTÜCÜ

  1. [isim] Üşümeye yol açan şey
    • "Sabah serinliği âdeta üşütücü..." (Refik Halit Karay)

HÜZÜNLÜ

  1. [sıfat] Gönle üzgünlük veren, iç kapanıklığına yol açan
    • "Bir şey söylemeyerek hüzünlü bir hâlde gazetesinin başka sütunlarına geçer." (Abdülhak Şinasi Hisar)

KULÜPÇÜ

  1. [isim] Kulüp işleten kimse

BÖBÜRTÜ

  1. [isim] Böbürlenme

SÖKÜNTÜ

  1. [isim] Sökülen şeyin parçası
  2. Ağaçlık yerden açılan tarla

ÜRKÜNTÜ

  1. [isim] Ürkme duygusu, tevahhuş
    • "Işıltılı gözlerinde en ufak bir ürküntü yoktu." (Nezihe Araz)
    • "Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor / Lakin vatandan ayrılışın ıstırabı zor" (Yahya Kemal Beyatlı)

DÜDÜKÇÜ

  1. [isim] Düdük yapan veya satan kimse

KÜTÜRTÜ

  1. [isim] "Kütür kütür" diye çıkan ses

SÜRGÜLÜ

  1. [sıfat] Sürgü kolu olan
    • "Sürgülü kapı. Sürgülü pencere."
  2. Sürgüsü itilmiş, sürgülenmiş olan

ÖNLÜKLÜ

  1. [sıfat] Önlük giymiş olan
    • "Şimdi odada biri kadın, öbürü erkek iki kişi var, ikisi de beyaz önlüklü, hasta bakıcı veya doktor." (Refik Halit Karay)

ŞÜMULLÜ

  1. [sıfat] Kapsamı geniş olan, birçok şeyi etkileyen veya içine alan, kapsamlı
    • "Eniştemiz için yemek, tabiat, cemiyet ve medeniyetle rabıtaları olan nazik ve şümullü bir meseleydi." (Abdülhak Şinasi Hisar)

DÜĞÜNCÜ

  1. [isim] Düğün sahibi, toycu
  2. Düğün çağrıcısı
  3. Düğüne katılan kimse
    • "Düğüncüler akşama kadar güneş altında pişmiş, bıkmış, yanmış oldukları için rakı sofrasına pekçe sokuldular." (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü