Başında öğre olan 23 kelime var. Öğre ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde öğre olan kelimeler listesine ya da sonu öğre ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında öğre bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

ÖĞRETİCİLİK, ÖĞRETMENEVİ, ÖĞRETMENLİK

10 Harfli Kelimeler

ÖĞRENCELİK, ÖĞRENCİLİK, ÖĞRENİLMEK, ÖĞRETİLMEK

9 Harfli Kelimeler

ÖĞRENİLME, ÖĞRENİMLİ, ÖĞRETİLME

8 Harfli Kelimeler

ÖĞRENMEK, ÖĞRETİCİ, ÖĞRETMEK, ÖĞRETMEN

7 Harfli Kelimeler

ÖĞRENCİ, ÖĞRENİM, ÖĞRENİŞ, ÖĞRENME, ÖĞRETİM, ÖĞRETİŞ, ÖĞRETME

6 Harfli Kelimeler

ÖĞRETİ

5 Harfli Kelimeler

ÖĞREK


Kelime bulma makinesi

E R Ö Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ER, RE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖĞRETİCİLİK

  1. [isim] Öğretici olma durumu

ÖĞRETMENLİK

  1. [isim] Öğretmenin görevi
    • "Hayatımızın askerlikte ve sivillikte kırk beş senesi öğretmenlik ile geçti." (Burhan Felek)

ÖĞRETMENEVİ

  1. [isim] Öğretmenlerin barınma, yemek, eğlence vb. gereksinimlerini karşılamak üzere yapılmış bina

ÖĞRETİLMEK

  1. [-e] Öğretme işi yapılmak
    • "Meğerse bana öğretilen o kısa ve sade cümlenin ne sihirli, ne müthiş bir tesiri varmış." (Refik Halit Karay)

ÖĞRENİLMEK

  1. [nsz] Öğrenme işi yapılmak

ÖĞRENCELİK

  1. [isim] Öğrenmek amacıyla ilk yapılan iş

ÖĞRENCİLİK

  1. [isim] Öğrenci olma durumu, talebelik
    • "Alamanya'daki öğrenciliğim Hitler'in iktidar yıllarına rastlar." (Haldun Taner)

ÖĞRETİLME

  1. [isim] Öğretilmek işi

ÖĞRENİLME

  1. [isim] Öğrenilmek işi

ÖĞRENİMLİ

  1. [sıfat] Öğrenim görmüş, okumuş, tahsilli

ÖĞRETMEN

  1. [isim] Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, muallim, muallime
    • "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım bazen." (Yusuf Ziya Ortaç)

ÖĞRETİCİ

  1. [sıfat] Öğretme, yetiştirme ve açıklama niteliğinde olan, didaktik
    • "Öğretici film."

ÖĞRENMEK

  1. [-i] Bilgi edinmek
    • "Gerçi yeni nesil, eskiyi öğrenmekte bir fayda görmüyor ama ben gene de yazayım." (Burhan Felek)
  2. Bellemek
  3. [nsz] Yetenek, beceri kazanmak
    • "Her şeye dikkatli baktığı için öğrenmişti." (Refik Halit Karay)
  4. Haber almak
    • "Hüseyin, ayrılma kararını öğrenince tabancayı göğsüne dayamış, ateş etmiş." (Memduh Şevket Esendal)

ÖĞRETMEK

  1. [-i] Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak
    • "Böyle görünmesini öğretmişler, sağlam bir terbiye almış." (Refik Halit Karay)
  2. Yetenek kazandırmak
  3. Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak
    • "Bir şeyi bir adama öğretmek için öğretenle öğrenen arasında mutlaka ruhi bir yakınlık lazımdır." (Burhan Felek)

ÖĞRENME

  1. [isim] Öğrenmek işi
    • "Benim kafam böyle bir öğrenme usulüne de yaratılıştan müsait değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ÖĞRETİŞ

  1. [isim] Öğretme işi veya biçimi

ÖĞRETME

  1. [isim] Öğretmek işi

ÖĞRENİM

  1. [isim] Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma, tahsil
    • "Öğrenimini bitirmeye bir yıl kala Türkiye'deki büyük fabrika sahiplerinden çağrılar alıyormuş." (Melih Cevdet Anday)

ÖĞRENCİ

  1. [isim] Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, talebe, şakirt
  2. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse
    • "Kant'ın öğrencisi."
  3. Özel ders alan kimse

ÖĞRETİM

  1. [isim] Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim
    • "Ben bizzat bölükte ilköğretim hocalığı yaptım." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü