Başında çi olan 7 harfli 46 kelime var. Çi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çi olan kelimeler listesine ya da sonu çi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında çi bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

Ç İ

2 Harfli Kelimeler

İÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇİNEKOP

Kelime Kökeni: Türkçe çene + Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Lüferin küçüğü (Temnodon altator)
    • "Şu kadarcık çinekop, pabuç kadar toriği götürür abi!" (Rıfat Ilgaz)
ÇİLENTİ

  1. [isim] Bakınız serpinti
    • "Az sonra da hafif bir çilenti başladı" (Fethi Esendal)
ÇİSEMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız çiselemek
    • "Sevi yağmurları çiser durur içime / Ve ebemkuşağı kemer atar şöyle" (Niyazi Hüseyin Bahtiyar)
ÇİLİMLİ

  1. [isim] Düzce iline bağlı ilçelerden biri
ÇİMENTO

Kelime Kökeni: İtalyanca cimento

  1. [isim] Killi kalkerleri özel fırınlarda pişirip ezmekle elde edilen, çamuru çarçabuk katılaşıp sertleşen ve yapılarda harç malzemesi olarak kullanılan kül renginde veya beyaz toz
    • "Mendil kadar bir toprak parçasını fırdolayı çeviren, sıkıştıran beton, çimento yığını arasında olabildiğince yeşertip çiçeklendiriyordu." (Adnan Özyalçıner)
  2. [mecaz] Sağlamlığı, sıkı bağlılığı oluşturan bağ
    • "Halk, devletin kuruluşuna katılmış; düşünür, din ve tasavvuf adamları Osmanlı Devleti’nin oluşmasında, halkla ilişkilerin kurulmasında, Anadolu’da birlik ve düzenin sağlanmasında çimento görevi yapmışlardı." (Baki Öz)
ÇİZMECİ

  1. [isim] Çizme yapan veya satan kimse
    • "Örneğin 1545 tarihli çizmeciler grubundaki şakirtler arasında Yusuf Macar ve Kasım Hırvat’ın üstadı, çizmeci ustaları arasında yer almayan Muhyiddin yazılıdır." (Bahattin Yaman)
ÇİÇEKÇİ

  1. [isim] Çiçek yetiştiren, satan veya yapma çiçek işiyle uğraşan kimse
    • "Çiçekçiyi öteki yolda, yarısı yırtık paltosuna sarınmış ve büzülmüş, giderken gördü." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
  2. Çiçek satılan yer
ÇİÇEKSİ

  1. [sıfat] Çiçeği andıran, çiçeğe benzeyen, çiçek gibi; çiçeğimsi
ÇİFTLİK

  1. [isim] Tarım yapılan, hayvan yetiştirilen, çalışanlarının da oturması için evler bulunan geniş toprak parçası
    • "Orada kızına bir çiftlik almış, işten el çekmişti." (Ömer Seyfettin)
  2. Çift olma durumu
    • "Neden çift tabanca? Çiftliği daha bir gösteriş." (Emine Işınsu)
  3. [mecaz] Kolaylıkla yarar sağlanabilen yer
ÇİMENLİ

  1. [sıfat] Çimeni olan
    • "Çimenli, çiçekli bir bahçe ortasında üstü camlı, müstakil bir bina." (Yahya Kemal Beyatlı)
ÇİZİKLİ

  1. [sıfat] Çizikleri olan
    • "Birkaç dakika sonra biri çizikli iki siyah kapıyla tekrar karşılaştığımda, arkasından görebildiğim kadarıyla düz siyah olanın kulpunu tutup çevirdiğini fark ettim." (Beyza Aksoy)
ÇİLESİZ

  1. [sıfat] Çilesi olmayan, sıkıntısı olmayan
    • "Çocukluğumun tragedyasız ve çilesiz altın günlerini anımsadım." (Cengiz Dağcı)
ÇİMBALİ

Kelime Kökeni: İtalyanca cembalo

  1. [isim, müzik] Bakınız klavsen
ÇİTİLME

  1. [isim] Çitilmek işi
ÇİZELGE

  1. [isim] Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt
    • "Medrese sayısı 44 olarak bildirildiği hâlde çizelgede 43 çıkmaktadır." (Hüseyin Köroğlu)
  2. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste; cetvel
ÇİLEKLİ

  1. [sıfat] İçinde çilek bulunan (pasta, dondurma vb.)
    • "Akşam dedemler gelecek, yemeklerini de getiriyorlar. Sen de çilekli dondurma getir." (Halit Küçüktülü)
ÇİVİSİZ

  1. [sıfat] Çivisi olmayan veya çivilenmemiş olan; mıhsız
    • "Şiirler kendini tekrarladı, kendini tekrarladı çivisiz, çerçevesiz fotoğraflar." (Elif Çınar)
ÇİLEKSİ

  1. [sıfat] Çileği andıran, çileğe benzeyen, çilek gibi; çileğimsi
    • "Kalınlaşmış bir sapın içine gömülmüş birçok çileksi meyveden oluşur." (Behçet Taşçıoğlu)
ÇİVİTLİ

  1. [sıfat] İçinde çivit bulunan
    • "Ne kadar gün boyu çivitli sudan çıkmamış olsa da pis." (Pınar Kür)
  2. Çivitli sudan geçirilmiş olan (çamaşır)
    • "Çünkü çivitli, mis gibi sabun kokan çarşaflarda yatmaya bayılırdım." (Meral Çelen)
ÇİLEKÇİ

  1. [isim] Çilek yetiştiren veya satan kimse
    • "Çilekçi, portakalcı, kestaneci, helvacı, macuncu, muhallebici, dondurmacı, leblebici gibi satıcılar naralarıyla halkı rahatsız eder…" (Ali Akyıldız)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü