Sonunda Ü olan 10 harfli 31 kelime var. Ü harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde Ü harfi olan kelimeler listesine ya da başında Ü harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TABİATÜSTÜ

  1. [sıfat] Doğaüstü

RÜZGARGÜLÜ
...
TEVELLÜTLÜ

  1. [sıfat] Doğumlu

HOPARLÖRLÜ

  1. [sıfat] Hoparlörü olan
    • "Hoparlörlü kamyonun etrafındaki köylülerden birkaçı, sesin geldiği tarafa kulak kabarttılar." (Haldun Taner)

OLAĞANÜSTÜ

  1. [sıfat] Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade
    • "Bazı kentlerin, insanın üstünde olağanüstü bir etkisi oluyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade
    • "İlk önemli dedikodu, olağanüstü vergiler yüzünden çıkmış." (Kemal Tahir)
  3. Büyük bir hayranlığa yol açan, harikulade
    • "Kadın milletinin bu gibi ince hesaplarda olağanüstü bir kabiliyeti var." (Haldun Taner)

ENVAİTÜRLÜ

  1. [sıfat] Çok değişik türleri olan, çeşitli çeşitli, türlü türlü, envaiçeşit, envaiçeşitli

SÜPRÜNTÜCÜ

  1. [isim] Herhangi bir yerin süprüntüsünü temizleyen kimse
  2. Her şeyin en kötüsünü alan veya satan kimse

MİNYATÜRCÜ

  1. [isim] Minyatür yapan sanatçı

GERÇEKÜSTÜ

  1. [isim] Gerçeği aşan, gerçeğin üstündeki gerçek, sürrealite

ÖVÜNDÜRÜCÜ

  1. [sıfat] Övünmeye sebep olan, övünmeyi sağlayan
    • "Parlak, övündürücü bir hatırası da vardı." (Refik Halit Karay)

TEBESSÜMLÜ

  1. [sıfat] Tebessüm eden, tebessümü olan
    • "Ümitli bir eda ile gelirler ve iki sıraya dizilmiş neşeli yüzler, tebessümlü ağızlar arasından geçerlerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)

GÜMBÜRTÜLÜ

  1. [sıfat] "Gümbürtü" sesi çıkaran
    • "Gerilimli, gümbürtülü bir dönem yaşıyordum." (Çetin Altan)

ÖZGÜRLÜKÇÜ

  1. [isim] Özgürlük yanlısı olan kimse

BAYRAMÜSTÜ

  1. [zarf] Bayrama yakın

RADYATÖRCÜ

  1. [isim] Radyatör yapan, satan, onaran veya döşeyen usta

GARNİTÜRLÜ

  1. [sıfat] Garnitürü olan

KALBURÜSTÜ

  1. [sıfat] Seçkin, sivrilmiş, önde gelen
    • "Beylerbeyi, eski Boğaziçi'nin en kalburüstü bürokratlarını barındıran güngörmüşlüğünün simgesi, bir köşesidir." (Haldun Taner)
    • "Merkez azaları, âyandan birkaç kişi, mebusların hatırlıları ile ateşlilerden kalburüstüne gelenleri oradaydı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Değerli, güzel
    • "Bugün dahi kalburüstü üç dört oyunu hâlâ, başta Viyana ve Peşte olmak üzere, oynanır durur." (Haldun Taner)
  3. Başarılı

TAVUKGÖĞSÜ

  1. [isim] Lifleri yumuşayıncaya kadar haşlanmış, didiklenmiş tavuk göğüs etinin pirinç ve süt ile koyulaşıncaya kadar pişirilmesiyle yapılan muhallebiye şeker ve tavuk suyu katılarak hazırlanan bir tatlı türü

İKİNDİÜSTÜ

  1. İkindiye doğru, ikindiüzeri

DENİZÜZÜMÜ

  1. [isim] 1-2 m yükseklikte, dik dallı, dalları yeşil renkli, yaprakları pulsu ve kın biçiminde dalları sarmış, çalı görünüşünde, meyvesi bezelye büyüklüğünde, kırmızı ve nadiren sarı renkli, çok yıllık bir bitki (Ephedromajor)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü