Sonunda şmek olan 8 harfli 44 kelime var. ŞMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde şmek olan kelimeler listesine ya da başında şmek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K M Ş

4 Harfli Kelimeler

MEŞK

3 Harfli Kelimeler

KEM, KEŞ, ŞEK, ŞEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, EŞ, KE, ME, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BÖLÜŞMEK

  1. [-i, -le] Bakınız paylaşmak
    • "Paraları elleri titreyerek, gözleri parlayarak, nefeslerini burundan alarak bölüştüler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
GİDİŞMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Kaşıntı duymak, kaşınmak; gicişmek
BİTİŞMEK

  1. [nesnesiz] Birbirine dokunacak kadar yanaşmak
    • "Ustanın kaşları alnında bitişti." (Yaşar Nabi Nayır)
İSTEŞMEK

  1. [nesnesiz] Karşılıklı sevgi belirtileri göstermek; flört etmek
    • "Daha kızken, isteşirlerken, Hasan bahçeye girer, pencerenin altına gelir, bir iki kere Kezban diye seslenirdi." (Muzaffer Buyrukçu)
DÖVÜŞMEK

  1. [nesnesiz] Karşılıklı birbirini dövmek
    • "Öyle yiğitçe, öyle gözünü daldan budaktan sakınmadan dövüşmüş, atına binip oradan uzaklaşmıştı." (Orhan Kemal)
  2. [-le] İki silahlı kuvvet çatışmak
  3. [spor] Boks yapmak
ÖZLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Öz durumuna veya özlü bir duruma gelmek
  2. Koyu kıvama gelmek, yoğun bir durum almak
  3. [dil bilimi] Dil yabancı ögelerden arınmak; arılaşmak
  4. [ağızlardan] Tahıl olgunlaşmak
TEPİŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirini tepmek
    • "O günlerde atlar tepişecek, diyordu." (Tarık Buğra)
  2. İtişip kakışmak
KESİŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirini kesmek
  2. Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak
  3. [argo] Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak
  4. [matematik] Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak
YETİŞMEK

  1. [-e] Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak
    • "Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti." (Ömer Seyfettin)
  2. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak
    • "Bu giysi yarına yetişmeli."
  3. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak
    • "Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak
    • "Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. Değmek, uzanıp dokunabilmek
    • "Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez."
  6. Vakit bulmak, yapabilmek
    • "Ben bu kadar işe yetişemem."
  7. [nesnesiz] Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek
    • "Bu kadar nezaket ve iltifat yetişmez miydi?" (Orhan Seyfi Orhon)
  8. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak
    • "Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm." (Peyami Safa)
  9. Gelişip büyümek
    • "Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
  10. [-de] Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek
    • "Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı." (Orhan Veli Kanık)
  11. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek
  12. Yardım etmek, yardımına koşmak
    • "Tam o sırada talih imdadıma yetişti." (Refik Halit Karay)
  13. [mecaz] Ortaya çıkmak
GELİŞMEK

  1. [nesnesiz, biyoloji] Büyüyüp boy atmak, yetişmek; neşvünema bulmak
    • "Çalı süpürgeleri bir türlü ağaç hâline gelemeden ama ağacı taklit edercesine gelişir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek; inkişaf etmek
GİCİŞMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Kaşınmak, kaşıntı duymak; gidişmek
EKLEŞMEK

  1. [nesnesiz, dil bilgisi] Kelime zamanla ek durumuna gelmek
    • "Eski Türkçe turur kelimesi ekleşerek -dir şekline dönüşmüştür."
ÜÇLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Üçe çıkmak, bir veya ikiyken üç olmak
BÜZÜŞMEK

  1. [nesnesiz] Büzülerek alan hacmini küçültmek
  2. Bakınız ilişmek
    • "Geniş hasırlı sofanın bir kenarına da biz büzüşmüştük." (Falih Rıfkı Atay)
  3. [tıp] Bakınız kasılmak
ÇEKİŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] İki yönünden karşılıklı çekmek
    • "Halat çekişmek."
  2. Bir şeyi birbirine karşı çekmek
    • "Bıçak çekişmek."
  3. Aralarında ad, niyet, kâğıt veya piyango çekmek
    • "Kura çekiştiler."
  4. [mecaz] Ağız kavgası etmek
    • "Seninle çekişmek lazım, büyük hareketlerin manasını anlamıyorsun." (Peyami Safa)
  5. [mecaz] Üstün gelmek için karşılıklı çabalamak; itişmek
    • "Takımımız birincilik için çekişiyor."
BİNİŞMEK

  1. [nesnesiz] İki parçadan biri öbürünün üstünde olmak
  2. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek
  3. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek
KÜSÜŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirine küsmek, karşılıklı darılmak
    • "Kocasıyla arası açıktı, tartışıp küsüşüyorlardı sık sık." (Refik Erduran)
GÜREŞMEK

  1. [nesnesiz, -le, spor] İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak; yıkışmak
    • "Artık çayırlıklarda soyunup yağlanıp güreşemiyorlardı." (Ömer Seyfettin)
  2. [mecaz] Mücadele etmek
DEĞİŞMEK

  1. [nesnesiz] Başka bir biçim veya duruma girmek; tahavvül etmek
    • "Beş yılda her şey ne kadar çabuk değişmişti." (Adalet Ağaoğlu)
  2. Yerine başka şey veya kimse gelmek
    • "Eskiler arasında duvardaki saatli maarif takvimleri de değişmiş oluyordu." (Necati Cumalı)
  3. Karşılıklı alıp vermek; mübadele etmek
    • "Onunla saatlerimizi değiştik."
  4. [-i] Bakınız değiştirmek
    • "Üstümü değiştim."
DÖNÜŞMEK

  1. [-e] Bir biçimden, bir durumdan başka bir biçime veya duruma geçmek; tahavvül etmek
    • "Gülüşü içli bir duyarlığa dönüştü yüzünde." (Necati Cumalı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü