Başında şa olan 10 harfli 46 kelime var. Şa ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde şa olan kelimeler listesine ya da sonu şa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında şa bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞAHİNLEŞME
- ...
- ŞAŞKAVALCA
- ...
- ŞARKICILIK
-
-
[isim]
Şarkıcının işi veya mesleği
-
[isim]
Şarkıcının işi veya mesleği
- ŞAVULLAMAK
-
-
[-i]
Yoklamak veya kollamak
- "... kocasına düşen, gerçek niyetlerini ve duygularını böyle uzaktan şavullamak!" (Atilla İlhan)
-
Şakullemek
-
Göz gezdirmek, araştırmak
- "Yerimi şavulladım, yerleştim."
-
[-i]
Yoklamak veya kollamak
- ŞAPIRDATMA
-
-
[isim]
Şapırdatmak işi
-
[isim]
Şapırdatmak işi
- ŞANGIRTILI
- ...
- ŞAKIRTISIZ
-
-
[sıfat]
Şakırtısı olmayan
-
[sıfat]
Şakırtısı olmayan
- ŞAPIRDAMAK
-
-
[nsz]
Öperken veya bir şey yerken "şap" diye ses çıkarmak
-
[nsz]
Öperken veya bir şey yerken "şap" diye ses çıkarmak
- ŞAKACIKTAN
-
-
[zarf]
Şaka yapar görünerek
- "Başımı da şöyle yastığa doğru şakacıktan eğdim." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Farkında olmadan
- "Şakacıktan epey iş görmüşüz."
-
[zarf]
Şaka yapar görünerek
- ŞAMARLANMA
- ...
- ŞAMPANYALI
-
-
[sıfat]
Şampanya verilen
- "Şampanyalı bir yemek."
-
[sıfat]
Şampanya verilen
- ŞAİRLEŞMEK
- ...
- ŞAKALAŞMAK
-
-
[nsz]
Karşılıklı olarak şaka etmek, şaka yapmak
- "Yanında getirdiği damadı ve torunu ile şakalaşıyordu." (Tarık Buğra)
-
[nsz]
Karşılıklı olarak şaka etmek, şaka yapmak
- ŞAŞIRTMACA
-
-
[isim]
Şaşırtmak için yapılan oyun
-
[isim]
Şaşırtmak için yapılan oyun
- ŞAMARLAMAK
-
-
[-i]
Yüze açık elle vurmak, şamar atmak
- "Sözünüze itaat etmezse küçük ellerinizle şamarlayınız." (Aka Gündüz)
-
[-i]
Yüze açık elle vurmak, şamar atmak
- ŞAŞILAŞMAK
-
-
[nsz]
Şaşı duruma gelmek, şaşı olmak
- "... gözleri şaşılaşmış, dili çıkmış, burnuna doğru kıvrılmış, yeni bir gayretle koşuyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Şaşı duruma gelmek, şaşı olmak
- ŞAHSİYETLİ
-
-
[sıfat]
Kişilikli
- "... şahsiyetli bir yüzü, zeki bakışları vardı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Kişilikli
- ŞAHİTLİLİK
- ...
- ŞAKIRDATMA
-
-
[isim]
Şakırdatmak işi veya durumu
-
[isim]
Şakırdatmak işi veya durumu
- ŞAVKLANMAK
- ...