Başında ş olan 8 harfli 182 kelime var. Ş harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞADIRVAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Genellikle cami avlularında bulunan, çevresindeki musluklardan ve ortasındaki fıskiyeden su akan, üzeri kubbeli veya açık havuz
- "Eski cami yıkıldığı hâlde, onun şadırvan avlusu, olduğu gibi yerinde kalmış." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Genellikle cami avlularında bulunan, çevresindeki musluklardan ve ortasındaki fıskiyeden su akan, üzeri kubbeli veya açık havuz
- ŞAŞILASI
-
-
[sıfat]
Şaşılması gereken
-
[sıfat]
Şaşılması gereken
- ŞİMDİDEN
-
-
[zarf]
İçinde bulunduğumuz zamandan başlayarak
- "Şimdiden sonra bol bol görüşürüz, tavla atarız beyefendi..." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[zarf]
İçinde bulunduğumuz zamandan başlayarak
- ŞAHİNBEY
- ...
- ŞAMANLIK
- ...
- ŞEFAATLİ
- ...
- ŞİŞİRMEK
-
-
[-i]
Şişkin bir duruma getirmek
- "Nefesinin olanca gücü ve hızıyla şişirdiği tulumu dudaklarına yanaştırdı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Abartmak
-
Bir sözü veya yazıyı gereksiz yere uzatmak
-
[nsz]
Baştan savma iş görmek
- "Şimdi çabuk tarafından bir senaryo şişirmeli." (Atilla İlhan)
-
[-i]
Şişkin bir duruma getirmek
- ŞEHİRDAŞ
- ...
- ŞARLATAN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
Kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse
- "Kim namuslu, kim dalavereci, kim şarlatan, laf ebesi ve dalkavuk, biliyordu." (Tarık Buğra)
-
Bilir geçinen kimse
-
Kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse
- ŞEMSESİZ
- ...
- ŞUURALTI
-
-
[isim]
Bilinçaltı
- "Şuuraltında yaşayan senaryo, kocasının yanlış rol oynaması ile baştan aşağı değişti." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Bilinçaltı
- ŞURUPSUZ
- ...
- ŞARTLAMA
-
-
[isim]
Şartlamak işi
-
[isim]
Şartlamak işi
- ŞEKİLKES
- ...
- ŞAPKALIK
-
-
[isim]
Şapka koymaya yarayan şey veya yer
-
[sıfat]
Şapka yapmaya elverişli
- "Şapkalık kumaş."
-
[isim]
Şapka koymaya yarayan şey veya yer
- ŞEKERLİK
-
-
[isim]
Şeker konulan kap
-
[sıfat]
Şeker yapmaya elverişli
- "Şekerlik pancar."
-
[isim]
Şeker konulan kap
- ŞIRLAĞAN
-
-
[isim]
Susam yağı
-
[isim]
Susam yağı
- ŞAŞIRMAK
-
-
[-i]
Bir işe nasıl başlayıp o işi nasıl sürdüreceğini ve nasıl sonuçlandıracağını bilemeyecek duruma gelmek, içinden çıkamamak
- "Söyleyeceğini şaşırmak."
- "Hasta adamı da evden çıkarıp atmak olmaz, ne yapacağını şaşırmış kalmış." (Memduh Şevket Esendal)
-
[nsz]
Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek
- "Hastasını muayene ederken başında bulundular mı hele söz söylediler mi eli ayağı dolaşır, ya kalbi bulamaz ya nabzı şaşırır." (Atilla İlhan)
-
[nsz]
Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, hayret etmek
- "... o kadar bağırırdı ki nihayet herif sersem olur, şaşırır, istediğini verirdi." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Bir işe nasıl başlayıp o işi nasıl sürdüreceğini ve nasıl sonuçlandıracağını bilemeyecek duruma gelmek, içinden çıkamamak
- ŞAFİİLİK
- ...
- ŞENLİKLİ
-
-
[sıfat]
Birçok kimsenin oturduğu, kalabalık, bayındır, şerefli
- "Doğancılar'da altı kahve bulunduğunu ama hiçbirinin bunun kadar şenlikli olmadığını söyler." (Salâh Birsel)
-
Eğlenceli
-
[sıfat]
Birçok kimsenin oturduğu, kalabalık, bayındır, şerefli