Başında ş olan 6 harfli 141 kelime var. Ş harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞAKRAK

  1. [sıfat] Şen, neşeli (ses)
    • "Şakrak bir kahkaha."
  2. [zarf] Şen, neşeli, hayat dolu bir biçimde
    • "Yeni çıkan ayın ışığında şakrak ve kıvrak oynuyordu." (Halide Edip Adıvar)

ŞANTAJ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma
    • "Bu, bana bir blöften ziyade şantaj gibi görünüyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ŞİMŞİR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık (Buxus sempervirens)
  2. Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi
  3. [sıfat] Bu keresteden yapılan
    • "İçi çiçekli şimşir kaşıkla salatayı âdeta pilav yer gibi tıkınıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)

ŞARKLI
...
ŞURASI

  1. [isim] Şu yer
    • "Şurasının manzarası daha güzel."
  2. Şunu
    • "Şurasını unutmayın ki bilgisizlik her türlü felakete yol açabilir."

ŞOROLO

  1. [isim] Kadınlaşmış, kadın kılığına girmiş olan ve ahlak dışı ilişkiler için kullanılan erkek

ŞEFFAF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Saydam

ŞERARE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kıvılcım
    • "Bir şerare aydınlığında, aklından bin şey geçti." (Peyami Safa)

ŞOKOLA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çikolata, şeker, su veya sütle yapılan sıcak içecek

ŞOVMEN

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Şov yapan kimse, gösteri adamı

ŞAHSEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kendi (kendim, kendin ...), bizzat
    • "İngiltere sefiri, kendi devletinin prensibini burada şahsen de takip ediyor." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Tanışmadan, dış görünüşü ile, uzaktan
    • "Onu şahsen tanırım, ahbaplığımız yoktur."

ŞAŞMAZ

  1. [sıfat] Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan
    • "O, gerçekte ne anlatıyorsa o anlattıklarının şaşmaz bir gözlemcisi." (Tarık Dursun K)

ŞAHİKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Doruk, zirve
    • "Civar dağların karlı şahikalarını yeni sevgilime gösteriyorum." (Refik Halit Karay)
  2. En üst derece
    • "Sanatın nadir kaydedeceği bir şahikadan gürlemişti." (Halit Fahri Ozansoy)

ŞEBEKE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ
  2. Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı
  3. Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kimselerin tümü
    • "Bütün dünyaya eroin gönderen geniş bir şebekenin peşindeydiler." (Reşat Enis)

ŞEBNEM

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Çiy

ŞİKELİ

  1. [sıfat] Danışıklı (spor karşılaşması)

ŞÖVALE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ressam sehpası

ŞUNDAN

  1. şu nedenle
    • "Masanın üstünde şu mektubu buldu" (Memduh Şevket Esendal)
    • "Bir incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerle şunun şurasında ne var ki ağzımızın tadını kaçırıyorsunuz." (Osman Cemal Kaygılı)

ŞECERE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kişinin veya bir ailenin en uzak atasından başlayarak bütün kollarını belirten çizelge, soy ağacı, soy kütüğü, hayat ağacı
  2. Atların soyunun yazılı olduğu çizelge

ŞAPŞAL

  1. [sıfat] Aptalca davranışlarda bulunan, alık (kimse)
    • "O pek sevdiği bahriye elbiselerini çıkarmış, yerine kendine biraz bol gelen, bol geldiği için de onu büsbütün şapşal gösteren bej bir kostüm giymiş." (Haldun Taner)
  2. Üstüne başına önem vermeyen, özen göstermeyen
  3. Bol, dökük ve biçimsiz (giyecek)
    • "Güneşli havada sırtında soluk, şapşal bir empermeabl, ayaklarında cilası kaçmış geniş galoşlar..." (Ömer Seyfettin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü