Başında ş olan 3 harfli 33 kelime var. Ş harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞUT
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Futbolda bir oyuncunun topu kaleye sokmak için ayağıyla yaptığı sert ve hızlı vuruş
- "Sol ayağımla değil şutu atmak, topa dokunmak bile mümkün olmaz." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
[isim]
Futbolda bir oyuncunun topu kaleye sokmak için ayağıyla yaptığı sert ve hızlı vuruş
- ŞOV
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerinin yer aldığı gösteri
-
[isim]
Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerinin yer aldığı gösteri
- ŞAT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sığ sularda ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz bir çeşit tekne
- "Bordadan aşağı şatlara inip torbaları şata bırakarak eli boş geri dönüyor." (Zeyyat Selimoğlu)
-
[isim]
Sığ sularda ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz bir çeşit tekne
- ŞUH
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Neşeli ve serbest (kadın)
- "O kadar oynak, o kadar şuh, o kadar cana yakın kadındı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Neşeli ve serbest (kadın)
- ŞOR
- ...
- ŞEV
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
İnişli yer, bayır
-
[sıfat]
Eğik, meyilli
-
[isim]
İnişli yer, bayır
- ŞEB
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Gece
-
[isim]
Gece
- ŞEŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Altı
- "Asıl âşığın gözü şeşi beş görür, kulağı Mısır'daki sağır sultanın duyduğunu bile duymaz." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Altı
- ŞEY
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz
- "Bana sen pek çok şey kazandırdın." (Refik Halit Karay)
-
Nesne, madde
- "Asıl zorluk belki öğrenilmesi lazım gelen şeylerin değil, unutulması gereken şeylerin çokluğundan gelir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz
- ŞAM
- ...
- ŞOK
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Ani bir değişiklik sonucunda ortaya çıkan şaşkınlık
-
[sıfat]
Şaşırtıcı, alışılmamış, beklenmedik
-
Kaza, beklenmeyen bir olay, bazı ilaç ve uyuşturucuların yarattığı, fiziksel veya ruhsal olarak birdenbire gelişen karmaşık belirtilerin tümü
- "Dehasını, geçirdiği sara nöbetlerinin şokuna borçlu bulunuyordu." (Haldun Taner)
-
[isim]
Ani bir değişiklik sonucunda ortaya çıkan şaşkınlık
- ŞAD
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Sevimli, neşeli
-
[sıfat]
Sevimli, neşeli
- ŞIP
-
-
[isim]
Düşen su damlasının çıkardığı ses
-
[isim]
Düşen su damlasının çıkardığı ses
- ŞET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sıkarak bağlama, sıkma
-
Klasik Türk müziğinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz veya pes perdelerde çalma işi
-
[isim]
Sıkarak bağlama, sıkma
- ŞER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kötülük, fenalık
- "Senin başına bir şeyler gelecek ama hayır mı desem, şer mi desem..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Kötü, fena
-
[isim]
Kötülük, fenalık
- ŞEN
-
-
[sıfat]
Yaşamaktan mutlu olduğunu davranışlarıyla belli eden, sevinçli, neşeli
- "Hayatta daima şen insanlarla beraber olun, gamlı insanların gamı size de bulaşır." (Reşat Enis)
- "Sizler gidin, genç kızların türküsüyle şen olun." (Mehmet Emin Yurdakul)
-
Neşe veren, neşelendiren, eğlenceli
- "Şen kahkahalar yükseliyorken evinizden / Bendim geçen ey sevgili sandalla denizden." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Neşe belirtisi olan
-
[sıfat]
Yaşamaktan mutlu olduğunu davranışlarıyla belli eden, sevinçli, neşeli
- ŞAZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ayrık, kural dışı, müstesna
-
[sıfat]
Ayrık, kural dışı, müstesna
- ŞİŞ
-
-
[isim]
Şişmiş olan yer, şişlik
-
[sıfat]
Şişmiş, şişkin, kabarık
- "Emine Hanım'ın şiş gözleri daha sakindi." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Şişmiş olan yer, şişlik
- ŞAP
-
-
[isim]
İstekle öperken çıkan ses
- "Şap diye elinden öptü."
-
Birden yere düşme veya çarpma sırasında çıkan ses
-
[isim]
İstekle öperken çıkan ses
- ŞİA
- ...