Sonunda ız olan 6 harfli 70 kelime var. IZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ız olan kelimeler listesine ya da başında ız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RAFSIZ
- ...
- MUARIZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Karşı koyan, karşı çıkan
- "Dışarı çıktığında kulağında kalmış rivayetleri ileri sürerek muarızlarını iknaya çalıştı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Karşı koyan, karşı çıkan
- YAĞSIZ
-
-
[sıfat]
Yağı olmayan
-
Yağı az
-
İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış
-
İnce, zayıf
-
[sıfat]
Yağı olmayan
- AŞISIZ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmamış olan (kimse)
-
Kendisine aşı yapılmamış (bitki)
-
[sıfat]
Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmamış olan (kimse)
- DIZDIZ
- ...
- YAYSIZ
- ...
- SIRSIZ
-
-
[sıfat]
Sır (I) sürülmemiş, sırı (I) olmayan
- "Sırsız küp."
-
[sıfat]
Sır (I) sürülmemiş, sırı (I) olmayan
- TAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Taşı olmayan
-
[sıfat]
Taşı olmayan
- SANSIZ
-
-
[sıfat]
Sanı, ünü olmayan
-
[sıfat]
Sanı, ünü olmayan
- PASSIZ
-
-
[sıfat]
Pası olmayan
-
[sıfat]
Pası olmayan
- MIHSIZ
- ...
- YALNIZ
-
-
[sıfat]
Yanında başkaları bulunmayan
- "Sokaktaki yalnız çocuk."
-
[zarf]
(ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak
- "Ömrümde şehir içinde bile yalnız dolaşmaya alışmamış bir adam için bir genç kızın tek başına Avrupa seyahatine çıkışı akıl durdurucu bir şeydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[zarf]
(ya'lnız) Yalnızca
- "Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı." (Falih Rıfkı Atay)
-
[bağlaç]
Ama
- "Giderim yalnız arkadaşlarımı isterim. Güzel yalnız biraz renksiz."
-
[isim]
Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi
-
[sıfat]
Yanında başkaları bulunmayan
- AVARIZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kazalar, belalar
-
Engebe
-
Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi
-
[isim]
Kazalar, belalar
- DALSIZ
-
-
[sıfat]
Dalı olmayan
-
[sıfat]
Dalı olmayan
- KIRMIZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası
-
[isim]
Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası
- ŞANSIZ
-
-
[sıfat]
Ünsüz
-
Gösterişsiz
-
Kılıksız, kıyafetsiz
-
[sıfat]
Ünsüz
- ZIHSIZ
-
-
[sıfat]
Zıhı olmayan
-
[sıfat]
Zıhı olmayan
- KAPSIZ
-
-
[sıfat]
Kabı olmayan
-
Kaplanmamış olan
-
[sıfat]
Kabı olmayan
- RAYSIZ
- ...
- NALSIZ
- ...