Sonunda ın olan 6 harfli 51 kelime var. IN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ın olan kelimeler listesine ya da başında ın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIRGIN

  1. [sıfat] Bir kimseye gücenmiş, gönlü kırılmış olan
  2. [isim] Toplu ölümlere yol açan bulaşıcı hastalık

ÇATKIN

  1. [sıfat] Çatık
    • "Müftü bunu işitince çatkın bir çehre ile geldi." (Reşat Nuri Güntekin)

DARGIN

  1. [sıfat] Darılmış olan, küskün
    • "Hasan Ağa büyük oğlu ile dargındı." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Bu olaydan sonra benimle aylarca dargın durdu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Soğuk, ilgisiz
    • "Annem, bahçe kapısında beni iki dargın kelime ile karşıladı." (Yusuf Ziya Ortaç)

BARTIN
...
TALKIN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Telkin
  2. Ölü gömüldükten sonra mezar başında imamın söylediği dinî sözler, telkin

YAYGIN

  1. [sıfat] Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan
    • "Yaygın bir söz. Yaygın bir inanç."
  2. Pek çok kimsede görülen ve beğenilen
    • "Yaygın bir kültürü ve her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı." (Haldun Taner)
  3. Sınırı genişlemiş
    • "Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir." (Anayasa)

ÇALGIN

  1. [isim] Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin
  2. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık
  3. [sıfat] Kötürüm, inmeli, sakat

ÇIVGIN

  1. [isim] Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur
  2. Ağaç sürgünü, filiz
  3. Şıvgın

TARÇIN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Defnegillerden, genellikle Asya'nın güneyinde yetişen ve değişik türleri bulunan bir ağaç (Cinnamomum)
  2. Bu ağacın, içinde kokulu bir yağ bulunması dolayısıyla baharat gibi kullanılan kabuğu
    • "Sakalının rengi kınaya, kokusu sirkelenmiş tarçına benzer." (Falih Rıfkı Atay)

KARŞIN

  1. [zarf] Gerekenin veya mantığın tersine olarak, rağmen

ÇAPKIN

  1. [sıfat] Geçici aşklar ve ilişikler peşinde koşan (kimse), hovarda
    • "Sen onun karşısına çapkın bir adam gibi çıktın." (Peyami Safa)
  2. Cinsellik hatırlatan
    • "Bunlar, herhangi bir caz havasına uyar gibi omuz, gerdan kırar, kalça sallar ve mantolarını çapkın bir eda ile şöylece omuzlarının üstüne atıverirler." (Halide Edip Adıvar)
  3. Haylaz
    • "İyidir, hoştur ... ille velakin birazcık delişmendir, birazcık çapkındır." (Osman Cemal Kaygılı)
  4. [ünlem] Okşayıcı bir seslenme sözü
    • "Kostüm yeni, potinler yeni, gömlek yeni ... güveyi mi giriyorsun çapkın!" (Peyami Safa)

DALGIN

  1. [sıfat] Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan
    • "Kendi kendine mırıldanır gibiydi, dalgındı." (Tarık Buğra)
  2. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan
  3. [zarf] Kendinden geçmiş bir durumda
    • "Hasta dalgın uyuyor."

ŞIVGIN

  1. [isim] Budanmış yaşlı ağaçların budanan yerlerinden çıkan taze sürgün, filiz, çıvgın
  2. Fırtınayla yağan yağmur

SALGIN

  1. [sıfat] Kısa zamanda çevredeki insan, hayvan veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli
    • "Salgın hastalık."
  2. [isim] Bir hastalığın veya başka bir durumun yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması
    • "Tifo salgını. Kumar salgını."
  3. [isim] Gereğinde herkesten para veya mal olarak toplanan geçici vergi
  4. [isim] Bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, istila
    • "Çekirge salgını."
  5. [isim] Belli bir hareketin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması

SAYGIN

  1. [sıfat] Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber
    • "A. Ş. Hisar, Türk romanında saygın yerini haklı olarak almıştır." (Haldun Taner)

KILGIN

  1. [sıfat] Kılgı durumuna geçirilebilen, amelî, pratik

YILGIN

  1. [sıfat] Yılmış, korkmuş olan
    • "Yılgın gözlerle bunlara baktı ve köşedeki tütüncüyü soracak oldu." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bıkmış, usanmış
  3. Morali bozulmuş, çökmüş
    • "Böyle manen bozgun, yılgın ve bedenen bitkin bir hâlde köye varıyoruz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ÇIKKIN

  1. [sıfat] Kabarık, şişkin

KAYGIN

  1. [isim] Gebe deve

BIKKIN

  1. [sıfat] Çok bıkmış, usanmış, bezmiş

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü