Sonunda ın olan 6 harfli 51 kelime var. IN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ın olan kelimeler listesine ya da başında ın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FIŞKIN

  1. [isim] Bir ağacın dibinden süren ince dal, sürgün, filiz, dal, piç
  2. Asma kütüğünde hereğin üst yanında biten dal

KIYGIN

  1. [sıfat] Mağdur

BAYGIN

  1. [sıfat] Bayılmış, kendinden geçmiş
    • "İki tarafına sarhoş sarhoş sallanan sandalda balıkçıyı baygın buldu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Süzgün
    • "Baygın bakış."
  3. Gönül vermiş
  4. İnsanı kendinden geçirir gibi olan
    • "Bahçe kapısına varmadan daha / Baygın kokusu ıhlamurun." (Zeki Ömer Defne)
  5. Yığılmış, dökülmüş
    • "Açık eflatun ipek perdeler baygın ve büyük kelebek kanatları hâlinde yere kadar uzanıyordu." (Ömer Seyfettin)

SINGIN

  1. [sıfat] Gözü korkmuş, sinmiş (kimse)
  2. Çekingen, ürkek
  3. Üzgün, düşünceli

YANGIN

  1. [isim] Zarara yol açan büyük ateş
    • "Yangın yaklaştığı için yaverleri ve dostları telaşta idi." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Bey, bana teselli verecek yerde sen de yangına körükle gidiyorsun." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Hastalıkta ateş
  3. Coşkunluk
  4. [sıfat] Tutkun, düşkün, âşık
    • "Haydi ben kumar yangınıyım fakat senin vaziyetin benimkinden daha vahim." (Mahmut Yesari)

BASKIN

  1. [isim] Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme
    • "İbiş'in odasına cennet kuşları baskın vermişti." (Tarık Buğra)
  2. Kısa süreli, beklenmedik saldırı
    • "Bu dört kişi güç bela baskından kurtulup bana sığınmış." (Refik Halit Karay)
  3. Su basması, sel
    • "Behçet'e bu evin merdiven altındaki bakla gibi odasında baskın yaparlar." (Salâh Birsel)
  4. Ansızın çıkagelme
  5. [sıfat] Sertlik, zorluk bakımından üstün
    • "Belli bir şey ki bu genç ikisinden de baskın, çekemiyorlar." (Haldun Taner)
  6. [sıfat] Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, hâkim, dominant

AMANIN

  1. [ünlem] Korkma ve şaşma sözü
    • "Amanın! Nasıl iş o, nasıl yaptın bunu?"

KIRCIN

  1. [isim] Hayvan kıranı
    • "Son kırcında çok davar öldü."

KARGIN

  1. [isim] Eriyen karların oluşturduğu akarsu
  2. Karla karışık yağan yağmur

DALGIN

  1. [sıfat] Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan
    • "Kendi kendine mırıldanır gibiydi, dalgındı." (Tarık Buğra)
  2. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan
  3. [zarf] Kendinden geçmiş bir durumda
    • "Hasta dalgın uyuyor."

TARÇIN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Defnegillerden, genellikle Asya'nın güneyinde yetişen ve değişik türleri bulunan bir ağaç (Cinnamomum)
  2. Bu ağacın, içinde kokulu bir yağ bulunması dolayısıyla baharat gibi kullanılan kabuğu
    • "Sakalının rengi kınaya, kokusu sirkelenmiş tarçına benzer." (Falih Rıfkı Atay)

LAPÇIN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tabanı meşinden olan mest, edik
    • "Sarığı ile cübbesi ve lapçınları ile tam bir hoca efendi idi." (Tarık Buğra)

TAŞKIN

  1. [sıfat] Taşmış bir durumda olan
  2. [isim] Su baskını, seylap, feyezan
  3. Aşırı
    • "Bu yüz neşeli değil, taşkın denecek kadar mutlu idi." (Tarık Buğra)

KAÇKIN

  1. [isim] Bir yerden veya bir işten kaçmış kimse
    • "Doktor kaçkını nice manyaklar içinde, narsist kompleksine müptela olanlar sandığınızdan çoktur." (Haldun Taner)
  2. İnsanlardan uzak duran, insan içine çıkmak istemeyen kimse

ÇALGIN

  1. [isim] Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin
  2. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık
  3. [sıfat] Kötürüm, inmeli, sakat

YALGIN

  1. [isim] Serap

ŞAŞKIN

  1. [sıfat] Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş
    • "Bir mektupla kadınlarınız sizi şaşkına çeviriyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Bunlar da Mustafa Kemal'i ifratlı hareketlere, yanlış yollara sevk etmek töhmeti altında bunalmış, şaşkına dönmüş idiler." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Akılsız, sersem, budala

TINTIN

  1. [sıfat] Boş, bomboş
  2. Bilgisiz, cahil

SALGIN

  1. [sıfat] Kısa zamanda çevredeki insan, hayvan veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli
    • "Salgın hastalık."
  2. [isim] Bir hastalığın veya başka bir durumun yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması
    • "Tifo salgını. Kumar salgını."
  3. [isim] Gereğinde herkesten para veya mal olarak toplanan geçici vergi
  4. [isim] Bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, istila
    • "Çekirge salgını."
  5. [isim] Belli bir hareketin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması

BARTIN
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü