Sonunda ılmak olan 8 harfli 47 kelime var. ILMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ılmak olan kelimeler listesine ya da başında ılmak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ilmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I K L M
5 Harfli Kelimeler
ALKIM, KALIM, KILMA
4 Harfli Kelimeler
AKIL, AKIM, AKLI, ALIK, ALIM
3 Harfli Kelimeler
AKI, KAL, KAM, KIL, LAK, LAM, MAL
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, AM, LA, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AYRILMAK
-
-
[-e]
Ayırma işine konu olmak
- "Geçen hafta, Akşehir'de Nasrettin Hoca törenine ayrılmıştı."
-
[-den]
Bir yerden, bir kimseden, bir şeyden uzaklaşmak
- "Arkadaşlarından ayrıldığını, tam ters yola düştüğünü sezinlemedi bile."
-
[-den]
Bakınız boşanmak
- "Adamdan ayrılmak istediğini söyledi."
-
[-e]
Ayırma işine konu olmak
- KAÇILMAK
-
-
[nesnesiz]
Kaçma işi yapılmak
-
Çekilmek, savulmak
- "Kaçılın, araba geliyor."
-
[nesnesiz]
Kaçma işi yapılmak
- SAYILMAK
-
-
[nesnesiz]
Sayma işine konu olmak; addedilmek, addolunmak
- "Hatta bütün bu çabaları yüksek mevki ve mertebelilerce alay konusu sayılıyordu."
-
[nesnesiz]
Sayma işine konu olmak; addedilmek, addolunmak
- KASILMAK
-
-
[nesnesiz]
Kasma işi yapılmak
-
[tıp]
Kas, büzülüp toplanmak; büzüşmek, gerilmek, takallüs etmek
-
[mecaz]
Bakınız büyüklenmek
- "Ben Namık Kemal'im, koskoca vatan şairiyim, deyip de kasılmaz hiçbir zaman."
-
[nesnesiz]
Kasma işi yapılmak
- KIYILMAK
-
-
[nesnesiz]
Kıyma işi yapılmak
- "Zavallıya nasıl kıyıldı?"
-
[nesnesiz]
Kıyma işi yapılmak
- YAKILMAK
-
-
[nesnesiz]
Yakma işi yapılmak
- "Ateşler yakılıp kuzular ve piliçler çevrilmeye başlandı."
-
[nesnesiz]
Yakma işi yapılmak
- YIĞILMAK
-
-
[nesnesiz]
Yığma işine konu olmak veya yığma işi yapılmak
- "Yarım saate varmadan evdeki bütün çarşaflar, pikeler, yorganlar, yastıklar salonun ortasına yığılmış oluyordu."
-
Çok sayıda birikmek, toplanmak
- "Bütün köşk, kapının önüne yığıldı."
-
Düşmek, yıkılmak, kendini tutamayıp çökmek
- "Adam, iskelenin üstüne yığılmış, son nefesini verirken biçarenin şapkasını aşırmışlar."
-
[nesnesiz]
Yığma işine konu olmak veya yığma işi yapılmak
- ÇIKILMAK
-
-
[nesnesiz]
Çıkma işi yapılmak
- "En dipte ikişer ayak merdivenle çıkılan ayrı iki odada farklı aileler otururlardı."
-
[nesnesiz]
Çıkma işi yapılmak
- KATILMAK
-
-
[-e, nesnesiz]
Katma işi yapılmak
- "Süte su katılmış."
-
Bir topluluğa dâhil olmak; girmek, katışmak, iştirak etmek, iltihak etmek
- "Üç dört ev ötedeki boş arsada çocukların oyunlarına katıldım."
-
Ortak olmak, benimsemek
- "Her konuya kibar bir ses ve bir iki sözcükle katılmak özenindeydi."
-
[mecaz]
Hak vermek
- "Bu çekilmenin bir yanıltmaca olabileceğini söyleyen komutanlarına katılmadı."
-
[-e, nesnesiz]
Katma işi yapılmak
- TANILMAK
-
-
[nesnesiz, eskimiş]
Bakınız tanınmak
- "Bu adam, işine tekrar başlayan Ebu Ali idi ama ... soluk benzi, ufalmış vücudu, acıklı tebessümü ve kendisi gibi pörsümüş gururuyla tanılmaz hâle gelmişti."
-
[nesnesiz, eskimiş]
Bakınız tanınmak
- SIKILMAK
-
-
[nesnesiz]
Sıkma işi yapılmak
- "Çamaşırlar sıkıldı."
-
[-den]
Can sıkıntısı duymak
- "Ama lunaparkların işlemeli dönme dolaplarına bakmaktan hiç sıkılmadı."
-
Utanıp çekinmek
- "O dakikadan dakikaya daha ziyade şaşırıyor, sıkılıyor, buradan kurtulmak istiyordu."
-
Sıkıntıya düşmek
-
[nesnesiz]
Sıkma işi yapılmak
- KAKILMAK
-
-
[-e]
Kakma işi yapılmak
-
Ağaç veya diğer ahşap malzeme üzerine kakma işi yapılmak; hakkedilmek
- "O kadar çok, o kadar bol inci kakılmıştı ki tahtın üstüne, bunları insan birer sedef düğme sanıyordu."
-
[-e]
Kakma işi yapılmak
- BAYILMAK
-
-
[nesnesiz]
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek, geçici bir süre bilinç kaybına uğramak
- "Anasının bayıldığını gören çocuk avaz avaz ağlamaya başlamıştı."
-
[-e, mecaz]
Çok hoşlanmak, çok sevmek, hayran kalmak
- "Tüm güzel ve yüce şeylere bayılırım. Doğuştan duygusalımdır ben."
-
[-den]
Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek
- "Uzakta görülen manzaralar insana sıcaktan bunalmış ve bayılmış hissini verir."
-
Çiçek ve sebze gibi yeşillikler için susuzluk veya sıcaktan yaprakları buruşup tazeliğini kaybederek solmak
-
[-i, argo]
Karşılık olarak ödemek
- "Onu yap bunu yap, okula git gel, özel derslere git gel, ayda bir doktora git, sıraya gir, bir sürü para bayıl."
-
[nesnesiz]
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek, geçici bir süre bilinç kaybına uğramak
- KIZILMAK
-
-
[nesnesiz]
Kızma işi yapılmak, kızgın, öfkeli duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Kızma işi yapılmak, kızgın, öfkeli duruma gelmek
- YAZILMAK
-
-
[nesnesiz]
Yazma işi yapılmak
- "Kusursuz şiirler öyle kolay kolay yazılmıyor."
-
Bir yere kaydını yaptırmak; kaydolmak
- "İlk limanda gemici yazıldım."
-
[nesnesiz]
Yazma işi yapılmak
- KISILMAK
-
-
[nesnesiz]
Hacmi, niceliği azalmak
-
Hafifçe kapanmak
- "Nablusluların rengi, asılmış adamların rengine döndü, dudakları kısıldı."
-
[mecaz]
Kaçıp kurtulma yolu kalmamak
- "Kapana kısıldı."
-
[nesnesiz]
Hacmi, niceliği azalmak
- TADILMAK
-
-
[nesnesiz]
Tatma işi yapılmak
- "Onun en aksi istikametinde olanlara göreyse aşk ancak bir kere tadılır."
-
[nesnesiz]
Tatma işi yapılmak
- YAPILMAK
-
-
[nesnesiz]
Yapma işine konu olmak
- "Yalı, bolluk zamanında yapılmış çok pencereli, iki katlı yayvan bir binadır."
-
[mecaz]
Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak; çıkmak
-
[nesnesiz]
Yapma işine konu olmak
- TAKILMAK
-
-
[nesnesiz]
Takma işi yapılmak
- "O gece üst katla bizim odayı birleştiren merdivenin üstüne koca kapak takıldı."
-
[-e]
Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak
- "Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı."
-
[-e]
Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek
- "İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu."
-
[-e]
Bir yerde bir süre kalmak
- "Yolda bir arkadaşına takıldı."
-
[-e, mecaz]
Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak
- "Son günlerde bir de usta sözüne takılır oldum."
-
[-e, mecaz]
Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak
- "İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır."
-
[-e]
Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak
-
[-e]
Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek
-
[-e]
Birinin sürekli peşinden gitmek
-
[nesnesiz]
Takma işi yapılmak
- YATILMAK
-
-
[nesnesiz]
Yatma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Yatma işi yapılmak