Sonunda ık olan 7 harfli 242 kelime var. IK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ık olan kelimeler listesine ya da başında ık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BABALIK
-
-
[isim]
Baba olma durumu
- "Babalık bunu gerektirir."
- "Ben üç çocuğa babalık etmiş, iki kız evlendirmiş, bir oğlan okutmuşum." (Tarık Buğra)
-
Üvey baba
- "O sırada babalığını anımsıyordu kötü bir düşü anımsarcasına ve kızgınlıktan tepesi atıyordu." (Muzaffer Uyguner)
- "Bana bir babalık et, bir işe koy." (Erhan Bener)
-
Kayınbaba, kayınpeder
-
[ünlem]
Yaşlı veya küçümsenen adamlara söylenen bir seslenme sözü
- "Sen karışma bakalım babalık! Fazla söylenmeye başladın. Ayıp ne demek?" (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Baba olma durumu
- SARICIK
-
-
[isim]
Sarıasma
-
[isim]
Sarıasma
- ANMALIK
-
-
[isim]
Anılmak üzere verilen nesne, hatıra, yadigâr, bergüzar
-
[isim]
Anılmak üzere verilen nesne, hatıra, yadigâr, bergüzar
- ASIKLIK
- ...
- ATAKLIK
-
-
[isim]
Atak olanın durumu veya atakça iş, davranış, cüret
- "Kara Yusuf ve arkadaşlarındaki ataklık halkı sarıyor." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Atak olanın durumu veya atakça iş, davranış, cüret
- SIRTLIK
-
-
[isim]
Sırt dayayacak yer
-
[isim]
Sırt dayayacak yer
- KINACIK
-
-
[isim]
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık
-
[isim]
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık
- OLMADIK
-
-
[sıfat]
Daha önce olmamış, alışılmamış, beklenmeyen, olağan karşıtı
- "Aslı olmadık şeye nasıl inanırım?" (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Daha önce olmamış, alışılmamış, beklenmeyen, olağan karşıtı
- SIKILIK
-
-
[isim]
Sıkı olma durumu
-
Cimrilik
-
[isim]
Sıkı olma durumu
- TANIDIK
-
-
[sıfat]
Tanışılıp konuşulan (kimse), bildik, tanış
- "Mart başlayalı kırkını geçmiş nice tanıdıklarım hastalandı." (Ahmet Haşim)
-
Daha önceden bilinen, görülen, aşina
- "Yanaştığımız iskeleden birtakım dost ve tanıdık çehreler bana doğru uzanmış, gülümsüyor..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Sırrı Bey, bu iki ada hemen tanıdık çıktı ve artık oturduğu koltukta büsbütün uzanarak -Bekliyoruz paşam- dedi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Tanışılıp konuşulan (kimse), bildik, tanış
- BOZALIK
-
-
[isim]
İçinde boza bulunan veya boza dağıtmaya yarayan özel kap
-
[sıfat]
Boza yapmada kullanılan
- "Bozalık buğday."
-
[isim]
İçinde boza bulunan veya boza dağıtmaya yarayan özel kap
- ÇALILIK
-
-
[isim]
Çalısı çok olan yer
- "Bağ tarafında, çalılıkların arkasına gizlenmiştim." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Çalısı çok olan yer
- BALALIK
-
-
[isim]
Bala olma durumu
-
[isim]
Bala olma durumu
- KIRIŞIK
-
-
[sıfat]
Kırışmış olan
- "Söz tiyatroya gelince bu yaşlı sanatkârın kırışık yüzü birdenbire canlandı." (Peyami Safa)
-
[isim]
Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım
-
[isim]
Kırışmış yer, kırışıklık
-
[sıfat]
Kırışmış olan
- YAKALIK
-
-
[isim]
Erkek gömleklerinin üzerine takılan eğreti yaka
- "Karıları incik boncuk içinde, erkekler ekseri yakalık bile alıp takmıyorlar." (Halide Edip Adıvar)
-
İlköğretim öğrencilerinin önlüklerinin üzerine taktıkları yaka
-
[isim]
Erkek gömleklerinin üzerine takılan eğreti yaka
- SLAVLIK
- ...
- AGAHLIK
- ...
- MUTABIK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Birbirine uyan, aralarında anlaşmazlık olmayan
- "O akşam da müzakere sonunda bu yaşıtım üvey dayımla mutabık kaldık." (Halit Fahri Ozansoy)
-
Uygun
-
[sıfat]
Birbirine uyan, aralarında anlaşmazlık olmayan
- AMCACIK
- ...
- ADCILIK
-
-
[isim]
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm
-
[isim]
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm