Sonunda ıcı olan 8 harfli 21 kelime var. ICI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ıcı olan kelimeler listesine ya da başında ıcı olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ISLATICI
-
-
[isim]
Yapıştırmadan önce pulları, zarfları, etiketleri ıslatmaya yarayan araç
-
[isim]
Yapıştırmadan önce pulları, zarfları, etiketleri ıslatmaya yarayan araç
- TARAYICI
-
-
[isim]
Kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri tanıyıp bilgisayar ortamına aktaran araç
-
Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçiren veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit eden kimse
-
[isim]
Kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri tanıyıp bilgisayar ortamına aktaran araç
- DAMITICI
-
-
[isim]
Bakınız imbik
-
Endüstride türlü ham maddeleri damıtan kimse
-
[isim]
Bakınız imbik
- DAĞITICI
-
-
[isim]
Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse; müvezzi
-
Bir malın önceden belirlenmiş bölgelere gönderilmesini sağlayan kişi veya kuruluş; distribütör
-
[teknik]
Motorlarda yüksek gerilimli akımı çalışma sırasına göre bujilere yayıp gönderen aygıt; distribütör
-
[sıfat]
Elektrik, sinyal, ses vb.ni birden fazla hedefe ayrı ayrı ileten
-
[isim]
Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse; müvezzi
- TAŞIYICI
-
-
[isim]
Taşıma işini yapan kimse veya şey; yükçü
-
Yükü havadan veya yerden taşımaya yarayan ve kapalı devre çalışan alet; konveyör
-
Bakınız hamal
-
Bakınız aktarıcı
- "Her insan, kâinatı dolduran varlığın bir özü ve âlemşümul düşüncenin bir taşıyıcısıdır."
-
[tıp]
Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu vücudunda taşıyan canlı; portör
-
[isim]
Taşıma işini yapan kimse veya şey; yükçü
- POLARICI
-
-
[isim, fizik]
Işığı polarmaya yarayan alet; polargı
-
[isim, fizik]
Işığı polarmaya yarayan alet; polargı
- YALITICI
-
-
[sıfat]
Bakınız yalıtkan
-
[sıfat]
Bakınız yalıtkan
- YIKAYICI
-
-
[isim]
Yıkama işini yapan kimse
- "Ölü yıkayıcısı."
-
[sinema]
Laboratuvarda filmlerin yıkama işini yöneten kimse
-
[isim]
Yıkama işini yapan kimse
- YAPAĞICI
-
-
[isim]
Yapağı alıp satan kimse; yapakçı
-
[isim]
Yapağı alıp satan kimse; yapakçı
- ANLATICI
-
-
[isim, edebiyat]
Herhangi bir olay, masal, destan vb.ni anlatan kimse
-
Edebiyat metinleri, sinema, tiyatro, televizyon dizileri vb. alanlarda söz konusu olayı anlatan hayali varlık
-
[isim, edebiyat]
Herhangi bir olay, masal, destan vb.ni anlatan kimse
- AYARTICI
-
-
[sıfat]
Ayartma işini yapan
- "Esen sert ama ayartıcı, baştan çıkarıcı rüzgârların önünde sürükleniyor sadece..."
-
[sıfat]
Ayartma işini yapan
- AĞLATICI
-
-
[sıfat]
Ağlatan, insanı ağlatacak kadar duygulandıran
-
[sıfat]
Ağlatan, insanı ağlatacak kadar duygulandıran
- ABARTICI
-
-
[sıfat]
Abartıyı huy edinen (kimse); abartmacı, mübalağacı
- "Gerçekten Amerikan kanallarının o abartıcı havası içinde Türkiye'de olanlar anlatılıyordu."
-
[sıfat]
Abartıyı huy edinen (kimse); abartmacı, mübalağacı
- KAYIRICI
-
-
[isim]
Bir kimseyi kayıran, ona arka çıkan kimse; dayı, iltimasçı, piston, torpil
- "Günahkârlar başkaldırdıkları cemiyetin yol gösterici, kayırıcı ellerine muhtaçtırlar."
-
[isim]
Bir kimseyi kayıran, ona arka çıkan kimse; dayı, iltimasçı, piston, torpil
- BULAŞICI
-
-
[sıfat]
Birinden bir başkasına geçen, bulaşan; geçici, sâri
-
[sıfat]
Birinden bir başkasına geçen, bulaşan; geçici, sâri
- YARATICI
-
-
[sıfat]
Yaratma yeteneği olan; mucit, kreatif
- "Gazi yaratıcı bir enerji kaynağı..."
-
[mecaz]
Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak görülmeyen yeni bir şey ortaya koyan, yapan; kreatif
-
[sıfat]
Yaratma yeteneği olan; mucit, kreatif
- AĞARTICI
-
-
[sıfat]
Bakınız beyazlatıcı
-
[sıfat]
Bakınız beyazlatıcı
- KILAĞICI
-
-
[isim]
Kılağılama işi yapan kimse; zağcı
-
[isim]
Kılağılama işi yapan kimse; zağcı
- AĞLAYICI
-
-
[isim]
Bakınız ağıtçı
- "Eskiden tabutlar arkasında para ile tutulmuş ağlayıcılar giderdi."
-
[isim]
Bakınız ağıtçı
- AKTARICI
-
-
[isim]
Aktarma işini yapan; taşıyıcı
-
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse
-
[edebiyat]
Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse
-
[sinema, televizyon]
Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç
-
[spor]
Voleybolda takım arkadaşlarının vurması için topu ağın üzerine yükselten oyuncu
-
[isim]
Aktarma işini yapan; taşıyıcı