Sonunda ü olan 6 harfli 76 kelime var. Ü harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ü harfi olan kelimeler listesine ya da başında ü harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BÜRÜLÜ

  1. [sıfat] Bürünmüş

ÖRTÜCÜ
...
ÜZÜMLÜ

  1. [sıfat] İçinde üzüm olan

GÜDÜCÜ

  1. [isim] Gütme işini yapan kimse
    • "Sonra kendi güdücüsü de istese durduramaz." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Çoban, sığırtmaç

ÖZÜRLÜ

  1. [sıfat] Özrü olan
  2. Engelli
  3. Kusuru olan, defolu
    • "Özürlü kumaş."

GÖMÜLÜ

  1. [sıfat] Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun
  2. Batmış, kaybolmuş olan
    • "Denizin derinliklerine gömülü gemi."

ÜÇÜNCÜ

  1. [sıfat] Üç sayısının sıra sıfatı, sırada ikinciden sonra gelen
    • "Gelir vergisinin üçüncü taksitini verdik." (Burhan Felek)

HANÖNÜ
...
ÖVÜNTÜ

  1. [isim] Övünülecek tutum veya davranış
    • "İstikbalini sağlamış olmanın o sinire batan, manasız güveni, budalaca övüntüsü..." (Haldun Taner)

DÖRTLÜ

  1. [sıfat] Dört parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dört tane bulunan
    • "Dörtlü sefer tası. Dörtlü abajur."
  2. [isim] İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde dört işareti bulunan kâğıt veya pul
  3. [isim] Dört kişiden oluşan müzik topluluğu, kuartet
  4. [isim] Taşıtlarda uyarı için dört sinyal lambasının aynı anda yanıp sönmesini sağlayan düzen, flaşör

ÜZÜMCÜ

  1. [isim] Üzüm yetiştiren veya satan kimse

ÖRGÜCÜ

  1. [isim] Örgü örüp satan kimse

ÜÇÜZLÜ

  1. [sıfat] Üçüzleri olan (ana)
  2. Üçü bir arada olan
    • "Fransa ile yaptığımız üçüzlü paktın aleyhinde bulunanların..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

DÜRÜLÜ

  1. [sıfat] Dürülmüş, kıvrılmış

KÖŞKLÜ

  1. [isim] Yangınları haber vermesi için yangın kulelerinde ve başka uygun yerlerde bekletilen gözetleyici

KÜRKLÜ

  1. [sıfat] Kürkü olan, kürk giymiş
  2. Kürkle süslenmiş
    • "Hizmetçi kadın gri pardösüsünü, içleri kürklü eldivenlerini, şapkasını getirip verdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Postu kürk olarak kullanılan (hayvan)

ÖDÜNCÜ

  1. [isim] Ödün veren, tavizci
    • "Yüze gülücülüğün at oynattığı bir aydınlar ortamında küsebilmek bile insanı ödüncülerden ayıran bir nitelik oluyor." (Haldun Taner)

ÜZÜNTÜ

  1. [isim] Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür
    • "Sesinde bir üzüntü hatta bir sitem sezdim." (Aka Gündüz)
    • "Üzüntü versin diye ara sıra uydurduğu yalanların tesiri altında kalmıştım." (Refik Halit Karay)

FAULLÜ

  1. [sıfat] Faulü olan, faul yapmış olan
  2. [zarf] Faul yaparak
    • "Çok faullü oynadığı için oyundan alındı."

BÜYÜLÜ

  1. [sıfat] Kendisine büyü yapılmış (kimse)
  2. Büyü gücü olan, sihirli
  3. Çok etkileyici
    • "Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak / Rüyalarım kadar sade, güzeldin." (Ahmet Hamdi Tanpınar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü