Başında ü olan 8 harfli 50 kelime var. Ü harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ü harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ü harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜTÜLEMEK
-
-
[-i]
Ütü ile buruşukluklarını gidermek
- "Bir erkek, hizmetçisini sevse ondan daha iyi kimsenin çamaşır ütüleyemeyeceğine inanır." (Refik Halit Karay)
-
Alevde tüylerini veya kabuğunu yakıp gidermek
- "Çakmak kıvılcım çıkardı, çıkarmasıyla pof diye gaz parladı ve zaten seyrek olan kirpiklerimi ütüledi." (Burhan Felek)
-
[-i]
Ütü ile buruşukluklarını gidermek
- ÜLEŞİLME
-
-
[isim]
Üleşilmek işi
-
[isim]
Üleşilmek işi
- ÜTÜCÜLÜK
-
-
[isim]
Ütücü olma durumu
-
[isim]
Ütücü olma durumu
- ÜSTLENME
-
-
[isim]
Üstlenmek işi, deruhte
-
[isim]
Üstlenmek işi, deruhte
- ÜNİFORMA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Aynı işi yapanların giydikleri, tüzükle belirtilmiş, bir örnek giysi
-
Silahlı kuvvetlerin resmî giysisi
- "Kusursuz asker üniforması içinde zeki ve duygulu bir yüzü vardı." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Aynı işi yapanların giydikleri, tüzükle belirtilmiş, bir örnek giysi
- ÜSTÇAVUŞ
-
-
[isim]
Orduda astsubaylığın ikinci aşaması olan, çavuşla başçavuş arasındaki görevli
-
[isim]
Orduda astsubaylığın ikinci aşaması olan, çavuşla başçavuş arasındaki görevli
- ÜZÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan, acılı, müteessir
- "Ara sıra, saate üzüntülü bir göz atıyordu." (Peyami Safa)
-
Üzüntü veren
- "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[zarf]
Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan, acılı, müteessir
- ÜVENDİRE
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Çift öküzlerini yürütmek için kullanılan, ucuna nodul çakılmış uzun değnek, gönder
- "Öküzün üvendiresini tuttu ve sakin, huzur dolu bir sesle haber verdi." (Nezihe Araz)
-
[isim]
Çift öküzlerini yürütmek için kullanılan, ucuna nodul çakılmış uzun değnek, gönder
- ÜRETİLME
-
-
[isim]
Üretilmek işi
-
[isim]
Üretilmek işi
- ÜFLETMEK
- ...
- ÜNLENMEK
-
-
[nsz]
Çağrılmak, yüksek sesle bildirilmek
-
Ün sahibi olmak, ün kazanmak, meşhur olmak
-
[nsz]
Çağrılmak, yüksek sesle bildirilmek
- ÜTÜLETME
-
-
[isim]
Ütületmek işi
-
[isim]
Ütületmek işi
- ÜCRETSİZ
-
-
[sıfat]
Bir karşılık ödemeden alınan
-
Parasız olarak
- "Üç ay ücretsiz çalıştı."
-
[sıfat]
Bir karşılık ödemeden alınan
- ÜROLOJİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Üroloji ile ilgili
-
[sıfat]
Üroloji ile ilgili
- ÜMRANİYE
- ...
- ÜRKÜTMEK
-
-
[-i]
Ürküntü vermek
-
Korkutup kaçırmak
- "Avcı, elinde ipi silkeleyerek hafif, sanki balıklarını ürkütmek istemiyormuş gibi yavaş yavaş ağını çekiyordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
Herhangi bir etkiyle bitkinin gelişmesini engellemek
-
Korkutmak
- "Bu kadar büyük bir adamın huzuruna çıkmak ihtimali bile beni ürkütüyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Kuşkulandırmak
- "Ali Rıza Bey hemen kendini topladı. Münasebetsiz bir şey yaparak arkadaşını ürkütmekte mana yoktu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Ürküntü vermek
- ÜSTADANE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[zarf]
Üstatça
- "Gayet muntazam ve üstadane bir takip planı yapmıştım." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zarf]
Üstatça
- ÜFLENMEK
-
-
[nsz]
Üfleme işi yapılmak
- "Çakır gözleri üflenmiş bir alev gibi parlıyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Üfleme işi yapılmak
- ÜRPERTME
-
-
[isim]
Ürpertmek işi veya durumu
-
[isim]
Ürpertmek işi veya durumu
- ÜFLEMELİ
-
-
[sıfat]
Üflenerek çalınan (çalgı)
-
[sıfat]
Üflenerek çalınan (çalgı)