Başında öğüt olan 17 kelime var. Öğüt ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde öğüt olan kelimeler listesine ya da sonu öğüt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında öğüt bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTLEYEBİLMEK

13 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTLEYEBİLME

11 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTEBİLMEK

10 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTEBİLME, ÖĞÜTÜCÜLÜK

9 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTÇÜLÜK, ÖĞÜTLEMEK, ÖĞÜTÜLMEK

8 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTLEME, ÖĞÜTÜLME, ÖĞÜTÜLÜŞ

7 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTMEK, ÖĞÜTÜCÜ

6 Harfli Kelimeler

ÖĞÜTÇÜ, ÖĞÜTME, ÖĞÜTÜŞ

4 Harfli Kelimeler

ÖĞÜT

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖĞÜTLEYEBİLMEK

  1. [-e, -i] Öğütleme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Sana benimle evlenmeni öğütleyebilirdi." (Mehmet Eroğlu)
ÖĞÜTLEYEBİLME

  1. [isim] Öğütleyebilmek işi
ÖĞÜTEBİLMEK

  1. [-i] Öğütme ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Bu değirmen, günde ancak kırk elli çuval öğütebilirdi." (Sait Faik Abasıyanık)
ÖĞÜTEBİLME

  1. [isim] Öğütebilmek işi
ÖĞÜTÜCÜLÜK

  1. [isim] Öğütücü olma durumu
ÖĞÜTLEMEK

  1. [-e, -i] Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek; nasihat etmek
    • "Güzel olanın yıkılmasını kimse öğütlemez." (Nurullah Ataç)
ÖĞÜTÜLMEK

  1. [nesnesiz] Öğütme işine konu olmak
    • "Un ortadan çekilince ekmeği süpürge tohumu ile öğütülmüş mısır koçanıyla yapmaya başlamışlardı." (Ercüment Ekrem Talu)
ÖĞÜTÇÜLÜK

  1. [isim] Öğütçü olma durumu
    • "Öğütçülük, metafizik düşüncenin kaçınılmaz sonucudur." (Orhan Hançerlioğlu)
ÖĞÜTLEME

  1. [isim] Öğütlemek işi, nasihat
ÖĞÜTÜLÜŞ

  1. [isim] Öğütülmek işi
ÖĞÜTÜLME

  1. [isim] Öğütülmek işi
ÖĞÜTÜCÜ

  1. [sıfat] Öğütme özelliği olan
  2. [isim] Öğütme işini yapan makine
  3. [isim] Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine
ÖĞÜTMEK

  1. [-i] Tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
  2. Ezmek, çiğnemek
  3. Mide yiyecekleri sindirmek
ÖĞÜTME

  1. [isim] Öğütmek işi
    • "Bizim oralarda buğdaylarını öğütmeye gelip değirmende kalan köylülere nöbetçi derler." (Memduh Şevket Esendal)
ÖĞÜTÜŞ

  1. [isim] Öğütmek işi
ÖĞÜTÇÜ

  1. [isim] Öğüt veren kimse; nasihatçi
  2. Bakınız vaiz
ÖĞÜT

  1. [isim] Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz; mevize, nasihat
    • "Bütün öğütlerine itaat ettiğim hâlde hiçbir şeye muvaffak olamıyorduk." (Aka Gündüz)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü