Ön

  1. [isim] Bir şeyin esas tutulan yüzü; uğur (III), arka karşıtı
    • "Arabam bir gece kulübünün önünde duruyor." (Ahmet Ümit)
  2. Bakınız karşı
    • "Kahveye girdiği yahut da bir dükkânın önünde toplanan bir gruba sokulduğu zaman suratlar açıkça asılır, selamını alan bulunmazdı." (Tarık Buğra)
  3. Bir kimsenin ilerisi
    • "Bir aralık önümüzden şarkı sesleri geldi." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Yakın gelecek zaman
    • "Önümüz kış."
  5. Giyeceklerin genellikle göğsü örten bölümü
    • "Uçuk siyah renkli çarşaf pelerinin önü açık." (Peyami Safa)
  6. [sıfat] Önce olan
    • "Ön söz. Ön görüşme."
  7. Bir kimse veya yerin yüzünün baktığı tarafta olan yer
    • "Kanlıca önlerine geldiler."
  8. [sıfat] Benzerler arasında ilk sırada olan
    • "Ben, Anafartalar'da Mustafa Kemal'in bulunduğu en ön siperlerde de kurşun attım." (Aka Gündüz)

Kelime Anlamı Kaynağı: Türk Dil Kurumu (TDK) Güncel Türkçe Sözlüğü

Şunlara da göz atmak isteyebilirsiniz:

Ön kelimesi baş harfi ö son harfi n olan bir kelime. Başında ö sonunda n olan kelimenin birinci harfi ö, ikinci harfi n. Başı ö sonu n olan 2 harfli kelime.

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.