Başında ö olan 7 harfli 136 kelime var. Ö harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ö harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ö harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ö bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÖZLEŞME

  1. [isim] Özleşmek işi, arılaşma
  2. Ağacın çoğunlukla öze yakın bölümlerinin artık öz su iletmemesi ve bunun sonucunda kuruyup sertleşmesi olayı

ÖKSÜRME

  1. [isim] Öksürmek işi

ÖKSÜRÜŞ

  1. [isim] Öksürme işi veya biçimi

ÖDEMELİ

  1. [sıfat] Değeri ödendikten sonra alıcıya verilecek olan
    • "Ödemeli paket."
  2. Karşı tarafça ödenmek şartıyla edilen (telefon) veya çekilen (telgraf)
  3. [zarf] Değeri ödendikten sonra alıcıya verilmek şartıyla

ÖLÇÜLÜK

  1. [isim] Ölçü olma durumu
    • "Fakat bu bizim için bir münakaşada ölçülük etmez." (Falih Rıfkı Atay)

ÖNCESİZ

  1. [sıfat] Zamanda başlangıcı olmayan, ezelî
    • "Evren öncesizdir."

ÖNLÜKLÜ

  1. [sıfat] Önlük giymiş olan
    • "Şimdi odada biri kadın, öbürü erkek iki kişi var, ikisi de beyaz önlüklü, hasta bakıcı veya doktor." (Refik Halit Karay)

ÖLÇÜTLÜ

  1. [sıfat] Ölçütü olan

ÖRGÜTÇÜ

  1. [isim] Örgütleme işleriyle uğraşan, bu işlerde yetenekli kimse, teşkilatçı

ÖLÇÜŞME

  1. [isim] Ölçüşmek işi
    • "Zekâ ölçüşmesinde çoğu erkeklerden üstün olan Halide Edip ..." (Haldun Taner)

ÖVÜNMEK

  1. [-le] Bir niteliği sebebiyle kendini yücelmiş sayarak bundan abartmalı bir biçimde söz etmek, iftihar etmek
    • "Sonra oyuncakları ile övünen bir çocuk gibi gülümseyerek ilave ederdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Övünmek gibi olmasın, sesim güzeldir."
  2. [nsz] Kendi kendisini övmek
    • "Yaptığı fedakârlıktan övünüyor diye kadına kızardık." (Aka Gündüz)

ÖNOLOJİ

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Şarap ve şarap yapımıyla ilgilenen bilim dalı

ÖZLEMLİ

  1. [sıfat] Özlemi olan, özleyen, hasretli
    • "Yaşamayı belirleyen her şeye özlemliydi toprak." (Burhan Günel)

ÖNCÜLÜK

  1. [isim] Öncü olma durumu
  2. Önderlik
    • "Bu millet Batı tipi tiyatroyu Muhsin Ertuğrul'un öncülüğüne borçlu..." (Haldun Taner)

ÖNÜNDEN

  1. [zarf] ...-den biraz önce

ÖZDEYİŞ

  1. [isim] Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir ilkeyi kısa ve kesin bir biçimde anlatan, genellikle kim tarafından söylendiği bilinen özlü söz, vecize, kelamıkibar, aforizm
    • "Kitabındaki her bölümün başına seçkin düşünürlerin ve sanatçıların konuşma sanatına ilişkin özdeyişlerini koymuş." (Haldun Taner)

ÖZLEMEK

  1. [-i] Bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek
    • "Ben bütün hayatımda bu sadeliği özledim." (Peyami Safa)

ÖĞRENİM

  1. [isim] Herhangi bir meslek, sanat veya iş için gerekli bilgi, beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma, tahsil
    • "Öğrenimini bitirmeye bir yıl kala Türkiye'deki büyük fabrika sahiplerinden çağrılar alıyormuş." (Melih Cevdet Anday)

ÖLÇERME

  1. [isim] Ölçermek işi veya durumu

ÖLESİYE

  1. [zarf] Ölecek kadar
    • "Yusuf Efendi seni ölesiye seviyor Feride, dedi." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü