Başında çul olan 24 kelime var. Çul ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çul olan kelimeler listesine ya da sonu çul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında çul bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

ÇULLANDIRABİLME

13 Harfli Kelimeler

ÇULLANABİLMEK, ÇULLANIVERMEK

12 Harfli Kelimeler

ÇULLANABİLME, ÇULLANDIRMAK, ÇULLANIVERME, ÇULLUKGİLLER

11 Harfli Kelimeler

ÇULLANDIRMA

9 Harfli Kelimeler

ÇULLANMAK, ÇULSUZLUK, ÇULTUTMAZ

8 Harfli Kelimeler

ÇULCULUK, ÇULLAMAK, ÇULLANIŞ, ÇULLANMA

7 Harfli Kelimeler

ÇULLAMA

6 Harfli Kelimeler

ÇULAKİ, ÇULLUK, ÇULPAN, ÇULSUZ, ÇULTAR

5 Harfli Kelimeler

ÇULCU, ÇULHA

3 Harfli Kelimeler

ÇUL

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çul Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

L U Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇUL

2 Harfli Kelimeler

UÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇULLANDIRABİLME

  1. [isim] Çullandırabilmek işi
ÇULLANABİLMEK

  1. [-e] Çullanma ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Çullanmaya gücü yetmek
  3. Çullanma becerisi bulunmak
ÇULLANIVERMEK

  1. [nesnesiz] Aniden çullanmak
    • "Namussuzun üstüne çullanıvermişler. Bir, iki derken makinesini paralamışlar, kendisini de sanırsam." (Nâzım Hikmet)
ÇULLANABİLME

  1. [isim] Çullanabilmek işi
ÇULLUKGİLLER

  1. [isim, hayvan bilimi] Yağmur kuşlarının örnek hayvanı çulluk ve batak çulluğu olan alt familyası
ÇULLANDIRMAK

  1. [-e, -i] Çullanmasına sebep olmak
    • "Çadırların tepelerindeki deliklerden çıkan dumanları kuzey yeli çullandırarak dördünün ilerledikleri yola yayıyordu." (Cengiz Dağcı)
ÇULLANIVERME

  1. [isim] Çullanıvermek işi
ÇULLANDIRMA

  1. [isim] Çullandırmak işi
ÇULLANMAK

  1. [-e] Alta almak için birinin üzerine abanmak
    • "Hepsi yeni gelenin üstüne çullanarak zavallıyı dövüyorlardı." (Peyami Safa)
  2. Birine beklemediği bir anda saldırmak
  3. [nesnesiz, mecaz] Birini bezdirecek, bıktıracak kadar üzerine gitmek
    • "Kız bu şakaya darılır gibi oldu lakin Paşa bunu görünce daha ziyade çullandı." (Reşat Nuri Güntekin)
ÇULTUTMAZ

  1. [isim, askerlik] Cephe savaşlarında kullanılan bir tür top
  2. [sıfat, mecaz] Giysi ve mal değeri bilmeyen, derbeder, serseri, avare (kimse)
ÇULSUZLUK

  1. [isim] Çulsuz olma durumu
    • "Dış memlekete giden askerler ömürleri boyunca çektikleri çulsuzluktan öç alırcasına dünyalık toplama hırsına kapılırlardı." (Dündar Seyhan)
ÇULLAMAK

  1. [-i] Hayvana çul örtmek
  2. [-e] Fırtınalı denizde dalgalar güverteye su atmak
ÇULCULUK

  1. [isim] Çulcunun yaptığı iş
    • "Anadolu’da çulculuk ve terzicilik Müslüman olmayanların yaptığı bir zanaat değildi."
ÇULLANMA

  1. [isim] Çullanmak işi
    • "Onları mı benim üzerime saldırmaya, beni mi onlara çullanmaya davet ediyordunuz?" (Necip Fazıl Kısakürek)
ÇULLANIŞ

  1. [isim] Çullanmak işi
    • "Harp gece yarısı sabaha karşı veya güpegündüz tepeden inme bir çullanış şeklindedir." (Necip Fazıl Kısakürek)
ÇULLAMA

  1. [isim] Çullamak işi
  2. [ağızlardan] Tavşan, kuzu veya tavuk etinin kızartılıp baharatlı pilavla birlikte iki yufka arasına döşenerek pişirilen bir tür fırın yemeği
  3. [ağızlardan] Koyu un çorbası
ÇULPAN

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız Çoban Yıldızı
ÇULSUZ

  1. [sıfat] Çulu olmayan
  2. [mecaz] Bakınız yoksul
    • "Çok zengin adam diyorlar, onun için. Senin gibi bir çulsuza borçlu kalmak ister mi?" (Sait Faik Abasıyanık)
ÇULAKİ

Kelime Kökeni: Arapça cull + Yunanca -aki

  1. [isim, eskimiş] Çula benzeyen, az tüylü, kalın, kaba kumaş
    • "Terzi Bekir’i bayramüstü olduğu hâlde çuha, çulaki, yün kumaş almaya da yanaştırmadı." (Kemal Tahir)
ÇULLUK

  1. [isim, hayvan bilimi] Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, eti için avlanan, uzun gagalı, göçmen bir kuş; bekas (Scolopax rusticola)
    • "İç Anadolu’da çulluk pek fazla rağbet edilen ve bilinen bir av olmamakla beraber kışın çok soğuklarda nehirlerin dar vadilerden geçtiği alanlarda, nehir kenarlarında bol miktarda çulluğa rastlamak mümkündür." (Eren Sarı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü