Başında çile olan 17 kelime var. Çile ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çile olan kelimeler listesine ya da sonu çile ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında çile bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÇİLEKÇİLİK, ÇİLEKEŞLİK
ÇİLECİLİK, ÇİLEĞİMSİ
ÇİLEHANE
ÇİLEKÇİ, ÇİLEKEŞ, ÇİLEKLİ, ÇİLEKSİ, ÇİLEMEK, ÇİLENTİ, ÇİLESİZ
ÇİLECİ, ÇİLELİ, ÇİLEME
ÇİLEK
ÇİLE
Çile Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ÇİLE, ELÇİ, İÇEL, İLÇE
3 Harfli Kelimeler
ÇİL, İLE
2 Harfli Kelimeler
ÇE, EL, İÇ, İL, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇİLEKÇİLİK
-
-
[isim]
Çilek yetiştirme veya satma işi
- "Arnavutköy’de çilekçilik 1804 yılında İpsilanti ailesinin ilk çilek fidanlarını getirmesiyle başlar."
-
[isim]
Çilek yetiştirme veya satma işi
- ÇİLEKEŞLİK
-
-
[isim]
Çilekeş olma durumu
- "Bu düşünceler, çilekeşlik ve sabır hayalleri benim hayat ve yazarlık deneyimimden çıkardığım kendi önyargılarım da olabilirdi."
-
[isim]
Çilekeş olma durumu
- ÇİLECİLİK
-
-
[isim]
Dinî amaçlarla ve törelere bağlı olarak doğal eğilimleri ve beden isteklerini yenmek için isteyerek acı çekme
- "Bazı tarikat mensuplarında bilinçli bir fiil olarak görülen bu çilecilik, özellikle ergenlerde, baş edilemeyen dürtülere karşı kullanılan bilinç dışı bir savunma mekanizmasıdır."
-
[isim]
Dinî amaçlarla ve törelere bağlı olarak doğal eğilimleri ve beden isteklerini yenmek için isteyerek acı çekme
- ÇİLEĞİMSİ
-
-
[sıfat]
Bakınız çileksi
- "Sol akciğerle kalbin arasına sıkışmış. Bakın bakın çileğimsi dokulu."
-
[sıfat]
Bakınız çileksi
- ÇİLEHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça çille + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Dervişlerin çile doldurdukları yer
- "Böyle bir hücreye bu kadar çok pencerenin açılmış olması alışık olduğumuz çilehane tasavvuruna aykırı görünmektedir."
-
[isim, eskimiş]
Dervişlerin çile doldurdukları yer
- ÇİLEMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Yağmur çiselemek
- "O baharın renkleri, güzellikleri ve ihtirasları bir nisan yağmuru hâlinde çiler dururdu."
-
Nemlenmek, ıslanmak
-
Bülbül şakımak
- "Yeni çıkan bu orman kanunundan sonra, nerede çileyen bir bülbül yakalarlarsa, dillerini kesmeye başlamışlar."
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Yağmur çiselemek
- ÇİLESİZ
-
-
[sıfat]
Çilesi olmayan, sıkıntısı olmayan
- "Çocukluğumun tragedyasız ve çilesiz altın günlerini anımsadım."
-
[sıfat]
Çilesi olmayan, sıkıntısı olmayan
- ÇİLEKEŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça çillekeş
-
[sıfat]
Hayatı boyunca birçok sıkıntı ve üzüntü çekmiş (kimse)
- "Aslı ile kalpı arasındaki farkı ancak o işin çilekeşleri bilir."
-
[sıfat]
Hayatı boyunca birçok sıkıntı ve üzüntü çekmiş (kimse)
- ÇİLEKLİ
-
-
[sıfat]
İçinde çilek bulunan (pasta, dondurma vb.)
- "Akşam dedemler gelecek, yemeklerini de getiriyorlar. Sen de çilekli dondurma getir."
-
[sıfat]
İçinde çilek bulunan (pasta, dondurma vb.)
- ÇİLEKÇİ
-
-
[isim]
Çilek yetiştiren veya satan kimse
- "Çilekçi, portakalcı, kestaneci, helvacı, macuncu, muhallebici, dondurmacı, leblebici gibi satıcılar naralarıyla halkı rahatsız eder…"
-
[isim]
Çilek yetiştiren veya satan kimse
- ÇİLEKSİ
-
-
[sıfat]
Çileği andıran, çileğe benzeyen, çilek gibi; çileğimsi
- "Kalınlaşmış bir sapın içine gömülmüş birçok çileksi meyveden oluşur."
-
[sıfat]
Çileği andıran, çileğe benzeyen, çilek gibi; çileğimsi
- ÇİLENTİ
-
-
[isim]
Bakınız serpinti
- "Az sonra da hafif bir çilenti başladı"
-
[isim]
Bakınız serpinti
- ÇİLEME
-
-
[isim]
Çilemek işi
-
[isim]
Çilemek işi
- ÇİLELİ
-
-
[sıfat]
Çilesi olan, çok sıkıntı çekmiş olan
- "Yıllardır evinden kopmuş, ömrü savaş meydanlarında geçmiş bir çileli adam."
-
Bakınız sıkıntılı
- "Bizim meslek çilelidir."
-
[sıfat]
Çilesi olan, çok sıkıntı çekmiş olan
- ÇİLECİ
-
-
[sıfat]
Çile (I) çeken, sıkıntı sahibi
- "Bu çileci görüş sanatçılarımızı da etkilemiştir elbet."
-
[sıfat]
Çile (I) çeken, sıkıntı sahibi
- ÇİLEK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitki
-
Bu bitkinin güzel kokulu, pembe, kırmızı renkli meyvesi
- "Bu bahçelerde çilek, ayva, elma, kiraz, erik. şeftali, armut döngel, kayısı, vişne, incir, nar gibi meyveler yetiştirilmiştir."
-
[isim, bitki bilimi]
Gülgillerden, sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitki
- ÇİLE
-
Kelime Kökeni: Farsça çille
-
[isim]
Bakınız sıkıntı
- "Bizim bu dünyadaki hayatımız da bir çileden ibaret olduğu düşünülecek olursa en münasip çilenin de burada olması icap ediyordu."
-
[din bilimi]
Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem
-
[isim]
Bakınız sıkıntı