Başında çek olan 7 harfli 23 kelime var. Çek ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çek olan kelimeler listesine ya da sonu çek ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında çek bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K Ç
3 Harfli Kelimeler
ÇEK
2 Harfli Kelimeler
ÇE, EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇEKİMCİ
-
- ÇEKELEZ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sincap
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sincap
- ÇEKİNİŞ
-
-
[isim]
Çekinmek işi
-
[isim]
Çekinmek işi
- ÇEKİNİK
-
-
[sıfat, biyoloji]
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri); resesif
- "Çekinik karakterler."
-
Bakınız çekingen
-
[zarf]
Çekingen bir biçimde
- "Hafta sonları çıktığı annesinin evinde, hep kıyılarda çekinik durdu."
-
[sıfat, biyoloji]
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri); resesif
- ÇEKİNTİ
-
-
[isim]
Duraksama, kararsızlık, tereddüt
- "Korkuya, hiç değilse çekintiye benzeyen bir şey de getiriyordu."
-
[isim]
Duraksama, kararsızlık, tereddüt
- ÇEKECEK
-
-
[isim]
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet; kerata
-
[isim]
Ayakkabı ile topuk arasına sokularak ayağın ayakkabıya kolay girmesini sağlayan, maden, boynuz veya plastik maddeden yapılmış alet; kerata
- ÇEKYALI
-
-
[isim]
Çekya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Çekya’da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse
- ÇEKİŞTE
-
-
[isim, ağızlardan]
Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
-
[isim, ağızlardan]
Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
- ÇEKİMLİ
-
-
[sıfat]
Çekimi olan, alımlı olan; cazibeli
- "Görüntüsü çok daha çekimli."
-
[dil bilgisi]
Çekim ekleri alabilen
-
[sıfat]
Çekimi olan, alımlı olan; cazibeli
- ÇEKİKÇE
-
-
[sıfat]
Çekiğe yakın, biraz çekik
-
[sıfat]
Çekiğe yakın, biraz çekik
- ÇEKMECE
-
-
[isim]
Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü; göz, çekme
- "Çekmecesinden utana utana bir şişe gazoz çıkardı."
-
İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık
- "Minderin köşesine annemden kalan ceviz boyalı çekmeceyi yerleştirdim."
-
Gemilerin barınabilecekleri koy
-
[isim]
Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü; göz, çekme
- ÇEKİRGE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Düz kanatlılardan, uzun olan art bacaklarına dayanarak uzağa sıçrayabilen, birçok türü olan bir böcek (Acridium)
-
[isim, hayvan bilimi]
Düz kanatlılardan, uzun olan art bacaklarına dayanarak uzağa sıçrayabilen, birçok türü olan bir böcek (Acridium)
- ÇEKBERİ
-
-
[isim]
Bakınız gelberi
-
[isim]
Bakınız gelberi
- ÇEKİLME
-
-
[isim]
Çekilmek işi
- "Daha düğün olmadan Hayri benim okuldan çekilmemi istedi."
-
Bakınız istifa
- "Hesaplarını altüst etmiş, onu elli beş yaşında devlet memuriyetinden çekilmeye mecbur bırakmıştı."
-
[askerlik]
Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış; ricat
- "Neticede işgal kuvvetleri buralardan çekilmeye mecbur edildiler."
-
[jeoloji]
Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı
-
[spor]
Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması
-
[isim]
Çekilmek işi
- ÇEKTİRİ
-
-
[isim, denizcilik]
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi; çektirme
- "Bu donanma bizimdi. Kadırgalarıyla, kalyonlarıyla, çektirileriyle bizim."
-
[isim, denizcilik]
Yelkenleri olmakla birlikte kürekle de yol alan eski zaman gemisi; çektirme
- ÇEKEMEZ
-
-
[isim]
Kıskanç kimse
-
[isim]
Kıskanç kimse
- ÇEKMELİ
-
-
[sıfat]
Çekmesi olan
-
Çekmecesi olan
- "Çekmeli dolap."
-
[sıfat]
Çekmesi olan
- ÇEKİŞME
-
-
[isim]
Çekişmek işi; dırıltı, muaraza, mübareze
- "Sizin şu çocuğa gebe kaldığınız anlaşılınca kocanızla aranızda bir çekişme olmuştu."
-
[isim]
Çekişmek işi; dırıltı, muaraza, mübareze
- ÇEKİLİŞ
-
-
[isim]
Çekilmek işi
-
Piyango çekilme işi
-
[isim]
Çekilmek işi
- ÇEKİNME
-
-
[isim]
Çekinmek işi; ihtiraz, imtina, taharrüs
- "Hem hayatta yumuşak yüzlü olmanın, kalp kırmaktan çekinmenin hiç manası yok."
-
[isim]
Çekinmek işi; ihtiraz, imtina, taharrüs