Başında çar olan 9 harfli 16 kelime var. Çar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çar olan kelimeler listesine ya da sonu çar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında çar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAR

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇARPITMAK

  1. [-i] Çarpık duruma getirmek
    • "Sağ gözünü şakağa doğru gerip çarpıtarak korkunç bir şekle sokmuştur." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Yanlışa ve kötü duruma götürmek
    • "Örnek tutarlı olmazsa kimseyi düzeltemez / Tutarlı olmayan örnek herkesi çarpıtır" (Turan Oflazoğlu)
  3. [mecaz] Gerçek anlamından saptırmak
ÇARŞIBAŞI

  1. [isim] Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
ÇARLİSTON

Kelime Kökeni: İngilizce charleston

  1. [isim] Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaygınlaşan dans türü
  2. Bu dansın müziği
    • "Arkamızdan geliyor ve ıslıkla bir çarliston çalıyordu." (Aka Gündüz)
  3. [bitki bilimi] Sivri uçlu, uzun ve kalın, tatlı, yeşilimsi biber; çarliston biber
  4. [sıfat] İnce, uzun
    • "Ben, bir hayalet kadar zayıf, on altı yaşında, çarliston pantolonlu, şık fesli bir mektepli efendiydim." (Sait Faik Abasıyanık)
ÇARKÇILIK

  1. [isim] Çarkçının yaptığı iş
ÇARŞAFSIZ

  1. [sıfat] Üzerinde çarşaf olmayan
  2. Çarşaf giymemiş olan
ÇARPILMAK

  1. [nesnesiz] Çarpma işine konu olmak
    • "Edepsiz herif en şiddetli ceza hangisi ise ona çarpılacaktır." (Etem İzzet Benice)
  2. [-e] Çarpık duruma gelmek
    • "Yüzü acıyla çarpılmış, bana doğru dönmeye çalışıyor." (Ahmet Ümit)
  3. [-e] Bakınız uğramak
  4. [mecaz] Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak
  5. [mecaz] Bakınız aldatılmak
  6. [mecaz] Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek
    • "Bir bakış, bir gülüşle çarpılmak işten değil." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  7. [argo] Bir şeye ederinden fazla para ödemek
ÇARPMASIZ

  1. [sıfat] Çarpma yapılamayan
ÇARDAKSIZ

  1. [sıfat] Çardağı olmayan
ÇARPINMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız çırpınmak
ÇARŞAFLIK

  1. [sıfat] Çarşaf yapmaya elverişli olan (kumaş)
ÇARPIŞMAK

  1. [-le] Birbirine çarpmak, tokuşmak
    • "Kompartımana girdi ve eşyalarını raflara koymaya çalışan Pervin'le çarpıştı." (Halide Edip Adıvar)
  2. [nesnesiz, -le, askerlik] Düşmanla küçük çaplı savaşmak; vuruşmak
    • "Karşımıza çıkacak olan kuvvet, kim ve ne olursa olsun, behemehâl çarpışırız ve muvaffak oluruz." (Atatürk)
  3. [nesnesiz, mecaz] Birbirine üstün gelmeye çalışmak
    • "İki düşünce çarpışıyor."
ÇARPTIRIŞ

  1. [isim] Çarptırmak işi
ÇARPTIRMA

  1. [isim] Çarptırmak işi
ÇARİÇELİK

  1. [isim] Çariçe olma durumu
ÇARESİZCE

  1. [zarf] Çaresiz bir biçimde; umarsızca, umarsızcasına, çaresizcesine
ÇARPIKLIK

  1. [isim] Çarpık olma durumu; eğrilik
    • "Dayımın yüzünde de bir acayiplik, bir çarpıklık hasıl oldu." (Refik Halit Karay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü