Başında çar olan 9 harfli 16 kelime var. Çar ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çar olan kelimeler listesine ya da sonu çar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında çar bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A R Ç
3 Harfli Kelimeler
ÇAR
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇARPITMAK
-
-
[-i]
Çarpık duruma getirmek
- "Sağ gözünü şakağa doğru gerip çarpıtarak korkunç bir şekle sokmuştur."
-
[mecaz]
Yanlışa ve kötü duruma götürmek
- "Örnek tutarlı olmazsa kimseyi düzeltemez / Tutarlı olmayan örnek herkesi çarpıtır"
-
[mecaz]
Gerçek anlamından saptırmak
-
[-i]
Çarpık duruma getirmek
- ÇARŞIBAŞI
-
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
- ÇARLİSTON
-
Kelime Kökeni: İngilizce charleston
-
[isim]
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaygınlaşan dans türü
-
Bu dansın müziği
- "Arkamızdan geliyor ve ıslıkla bir çarliston çalıyordu."
-
[bitki bilimi]
Sivri uçlu, uzun ve kalın, tatlı, yeşilimsi biber; çarliston biber
-
[sıfat]
İnce, uzun
- "Ben, bir hayalet kadar zayıf, on altı yaşında, çarliston pantolonlu, şık fesli bir mektepli efendiydim."
-
[isim]
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaygınlaşan dans türü
- ÇARKÇILIK
-
-
[isim]
Çarkçının yaptığı iş
-
[isim]
Çarkçının yaptığı iş
- ÇARŞAFSIZ
-
-
[sıfat]
Üzerinde çarşaf olmayan
-
Çarşaf giymemiş olan
-
[sıfat]
Üzerinde çarşaf olmayan
- ÇARPILMAK
-
-
[nesnesiz]
Çarpma işine konu olmak
- "Edepsiz herif en şiddetli ceza hangisi ise ona çarpılacaktır."
-
[-e]
Çarpık duruma gelmek
- "Yüzü acıyla çarpılmış, bana doğru dönmeye çalışıyor."
-
[-e]
Bakınız uğramak
-
[mecaz]
Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak
-
[mecaz]
Bakınız aldatılmak
-
[mecaz]
Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek
- "Bir bakış, bir gülüşle çarpılmak işten değil."
-
[argo]
Bir şeye ederinden fazla para ödemek
-
[nesnesiz]
Çarpma işine konu olmak
- ÇARPMASIZ
-
-
[sıfat]
Çarpma yapılamayan
-
[sıfat]
Çarpma yapılamayan
- ÇARDAKSIZ
-
-
[sıfat]
Çardağı olmayan
-
[sıfat]
Çardağı olmayan
- ÇARPINMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız çırpınmak
-
[nesnesiz]
Bakınız çırpınmak
- ÇARŞAFLIK
-
-
[sıfat]
Çarşaf yapmaya elverişli olan (kumaş)
-
[sıfat]
Çarşaf yapmaya elverişli olan (kumaş)
- ÇARPIŞMAK
-
-
[-le]
Birbirine çarpmak, tokuşmak
- "Kompartımana girdi ve eşyalarını raflara koymaya çalışan Pervin'le çarpıştı."
-
[nesnesiz, -le, askerlik]
Düşmanla küçük çaplı savaşmak; vuruşmak
- "Karşımıza çıkacak olan kuvvet, kim ve ne olursa olsun, behemehâl çarpışırız ve muvaffak oluruz."
-
[nesnesiz, mecaz]
Birbirine üstün gelmeye çalışmak
- "İki düşünce çarpışıyor."
-
[-le]
Birbirine çarpmak, tokuşmak
- ÇARPTIRIŞ
-
-
[isim]
Çarptırmak işi
-
[isim]
Çarptırmak işi
- ÇARPTIRMA
-
-
[isim]
Çarptırmak işi
-
[isim]
Çarptırmak işi
- ÇARİÇELİK
-
-
[isim]
Çariçe olma durumu
-
[isim]
Çariçe olma durumu
- ÇARESİZCE
-
-
[zarf]
Çaresiz bir biçimde; umarsızca, umarsızcasına, çaresizcesine
-
[zarf]
Çaresiz bir biçimde; umarsızca, umarsızcasına, çaresizcesine
- ÇARPIKLIK
-
-
[isim]
Çarpık olma durumu; eğrilik
- "Dayımın yüzünde de bir acayiplik, bir çarpıklık hasıl oldu."
-
[isim]
Çarpık olma durumu; eğrilik