Başında çal olan 7 harfli 20 kelime var. Çal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çal olan kelimeler listesine ya da sonu çal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında çal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Çal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L Ç

3 Harfli Kelimeler

ÇAL

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALINIŞ

  1. [isim] Çalınmak işi
ÇALGICI

  1. [isim] Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse; kerizci
    • "Gelin oyuna kalktığı zaman çalgıcılara bin lira verdi." (Memduh Şevket Esendal)
ÇALIMCI

  1. [isim] Çalım yapan kimse
ÇALIŞAN

  1. [isim] Çalışma işini yapan kimse
  2. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse; personel, eleman
ÇALINTI

  1. [sıfat] Çalınmış olan
    • "Çalıntı otomobil."
ÇALINMA

  1. [isim] Çalınmak işi
ÇALKAĞI

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çalkar
ÇALARMA

  1. [isim] Çalarmak işi
ÇALILIK

  1. [isim] Çalısı çok olan yer
    • "Bir koyağa girip küçük bir çalılığa saklandılar." (Yaşar Kemal)
ÇALGILI

  1. [sıfat] İçinde çalgı çalınan
    • "Emniyet memurları Beyoğlu'nun çalgılı bahçelerinden yüz yirmi düşkün kız derleyip toplamış." (Osman Cemal Kaygılı)
  2. Çalgı çalınarak yapılan
    • "Çalgılı düğün."
ÇALPARA

Kelime Kökeni: Farsça çār + pāre

  1. [isim] Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
    • "Bet beniz solmuş, gözler büyümüş, kansız dudaklar aralık, alt üst dişler çalpara gibi birbirine vuruyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [hayvan bilimi] Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber)
  3. [denizcilik] Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak
ÇALISIZ

  1. [sıfat] Çalısı olmayan
    • "Oldukları yer otsuz, çalısız, kızıl renkli bir toprak." (Memduh Şevket Esendal)
ÇALACAK

  1. [isim, ağızlardan] Yoğurt mayası
ÇALÇENE

  1. [sıfat] Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse); geveze
    • "Her zamanki gibi bilgiye aç, her zamanki gibi ağızları lafla, kafaları düşünceyle dolu çalçene yaratıklarız." (Ayla Kutlu)
ÇALYAKA

  1. [zarf] Yakasına yapışıp sıkıca tutarak
    • "Kasım Efendi’yi çalyaka Kadı’nın karşısına çıkarttılar." (Aziz Nesin)
ÇALMACI

  1. [isim] Maden üzerine çalma işi yapan usta
ÇALIŞIM

  1. [isim, spor] Bakınız idman
ÇALKAMA

  1. [isim] Bakınız çalkalama
  2. [sıfat] Çalkalanarak yapılan
    • "Çalkama ayran."
ÇALIMLI

  1. [sıfat] Çalımı olan; havalı, pozlu, zambırlı
  2. [isim, denizcilik] Başı yüksek, yapısı dar gemi
ÇALIŞMA

  1. [isim] Çalışmak işi; faaliyet
    • "Sonradan kapının kaldırılıp yerine takılması için yetmiş kişinin çalışması icap etti." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması
    • "Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır."
  3. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi
    • "Ağaçtan üretilen işlerin sonradan bozulması istenmiyorsa bütün birleştirilmelerde ağacın çalışması özelliği dikkate alınmalıdır."
  4. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü