Başında çal olan 7 harfli 20 kelime var. Çal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde çal olan kelimeler listesine ya da sonu çal ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında çal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A L Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ÇAL

2 Harfli Kelimeler

AÇ, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALMACI

  1. [isim] Maden üzerine çalma işi yapan usta

ÇALINMA

  1. [isim] Çalınmak işi

ÇALIŞIM

  1. [isim] İdman

ÇALYAKA

  1. [zarf] Yakasına yapışıp sıkıca tutarak
    • "Bizi çalyaka karakola götürdüler." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Şimdi karakoldan görürlerse kudurmuşsun diyerek çalyaka ederler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

ÇALPARA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
    • "Bet beniz solmuş, gözler büyümüş, kansız dudaklar aralık, alt üst dişler çalpara gibi birbirine vuruyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir çeşit çağanoz (Portunus puber)
  3. Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak

ÇALKAMA

  1. [isim] Çalkamak işi
  2. [sıfat] Çalkalanarak yapılan
    • "Çalkama ayran."

ÇALGICI

  1. [isim] Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse
    • "Gelin oyuna kalktığı zaman, çalgıcılara bin lira verdi." (Memduh Şevket Esendal)

ÇALINTI

  1. Çalınmış olan
    • "Çalıntı otomobil."

ÇALÇENE

  1. Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse), geveze
    • "İhsan Hanım, altmış beş yaşlarında çalçene, dedikoducu bir kocakarıydı." (Reşat Nuri Güntekin)

ÇALACAK

  1. [isim] Yoğurt mayası

ÇALIMLI

  1. [sıfat] Gösterişli, kurumlu
  2. [isim] Başı yüksek, yapısı dar gemi

ÇALISIZ

  1. [sıfat] Çalısı olmayan
    • "Oldukları yer otsuz, çalısız, kızıl renkli bir toprak." (Memduh Şevket Esendal)

ÇALKAĞI

  1. [isim] Çalkar

ÇALIMCI

  1. [isim] Çalım yapan kimse

ÇALILIK

  1. [isim] Çalısı çok olan yer
    • "Bağ tarafında, çalılıkların arkasına gizlenmiştim." (Abdülhak Şinasi Hisar)

ÇALIŞAN
...
ÇALINIŞ

  1. [isim] Çalınma işi veya biçimi

ÇALIŞMA

  1. [isim] Çalışmak işi, emek, say
    • "Kendilerine iyi bir çalışma fırsatı verdim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması
    • "Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır."
  3. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi
    • "Ağaçtan üretilen işlerin sonradan bozulması istenmiyorsa bütün birleştirilmelerde ağacın çalışması özelliği dikkate alınmalıdır."
  4. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün

ÇALARMA

  1. [isim] Çalarmak işi

ÇALGILI

  1. [sıfat] İçinde çalgı çalınan
    • "Adamı bir çalgılı meyhaneye götürüyor, rakı içiriyorlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Çalgı çalınarak yapılan
    • "Çalgılı düğün."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü