Başında çal olan 7 harfli 20 kelime var. Çal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde çal olan kelimeler listesine ya da sonu çal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında çal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Çal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L Ç
3 Harfli Kelimeler
ÇAL
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇALINIŞ
-
-
[isim]
Çalınmak işi
-
[isim]
Çalınmak işi
- ÇALGICI
-
-
[isim]
Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse; kerizci
- "Gelin oyuna kalktığı zaman çalgıcılara bin lira verdi."
-
[isim]
Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse; kerizci
- ÇALIMCI
-
-
[isim]
Çalım yapan kimse
-
[isim]
Çalım yapan kimse
- ÇALIŞAN
-
-
[isim]
Çalışma işini yapan kimse
-
Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse; personel, eleman
-
[isim]
Çalışma işini yapan kimse
- ÇALINTI
-
-
[sıfat]
Çalınmış olan
- "Çalıntı otomobil."
-
[sıfat]
Çalınmış olan
- ÇALINMA
-
-
[isim]
Çalınmak işi
-
[isim]
Çalınmak işi
- ÇALKAĞI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çalkar
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çalkar
- ÇALARMA
-
-
[isim]
Çalarmak işi
-
[isim]
Çalarmak işi
- ÇALILIK
-
-
[isim]
Çalısı çok olan yer
- "Bir koyağa girip küçük bir çalılığa saklandılar."
-
[isim]
Çalısı çok olan yer
- ÇALGILI
-
-
[sıfat]
İçinde çalgı çalınan
- "Emniyet memurları Beyoğlu'nun çalgılı bahçelerinden yüz yirmi düşkün kız derleyip toplamış."
-
Çalgı çalınarak yapılan
- "Çalgılı düğün."
-
[sıfat]
İçinde çalgı çalınan
- ÇALPARA
-
Kelime Kökeni: Farsça çār + pāre
-
[isim]
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
- "Bet beniz solmuş, gözler büyümüş, kansız dudaklar aralık, alt üst dişler çalpara gibi birbirine vuruyor."
-
[hayvan bilimi]
Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber)
-
[denizcilik]
Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak
-
[isim]
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç
- ÇALISIZ
-
-
[sıfat]
Çalısı olmayan
- "Oldukları yer otsuz, çalısız, kızıl renkli bir toprak."
-
[sıfat]
Çalısı olmayan
- ÇALACAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Yoğurt mayası
-
[isim, ağızlardan]
Yoğurt mayası
- ÇALÇENE
-
-
[sıfat]
Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse); geveze
- "Her zamanki gibi bilgiye aç, her zamanki gibi ağızları lafla, kafaları düşünceyle dolu çalçene yaratıklarız."
-
[sıfat]
Durup dinlenmeden konuşan, çenesi düşük (kimse); geveze
- ÇALYAKA
-
-
[zarf]
Yakasına yapışıp sıkıca tutarak
- "Kasım Efendi’yi çalyaka Kadı’nın karşısına çıkarttılar."
-
[zarf]
Yakasına yapışıp sıkıca tutarak
- ÇALMACI
-
-
[isim]
Maden üzerine çalma işi yapan usta
-
[isim]
Maden üzerine çalma işi yapan usta
- ÇALIŞIM
-
-
[isim, spor]
Bakınız idman
-
[isim, spor]
Bakınız idman
- ÇALKAMA
-
-
[isim]
Bakınız çalkalama
-
[sıfat]
Çalkalanarak yapılan
- "Çalkama ayran."
-
[isim]
Bakınız çalkalama
- ÇALIMLI
-
-
[sıfat]
Çalımı olan; havalı, pozlu, zambırlı
-
[isim, denizcilik]
Başı yüksek, yapısı dar gemi
-
[sıfat]
Çalımı olan; havalı, pozlu, zambırlı
- ÇALIŞMA
-
-
[isim]
Çalışmak işi; faaliyet
- "Sonradan kapının kaldırılıp yerine takılması için yetmiş kişinin çalışması icap etti."
-
Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması
- "Bu kiriş hesabında kirişin aşırı yük altında çalışması göz önüne alınmıştır."
-
Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi
- "Ağaçtan üretilen işlerin sonradan bozulması istenmiyorsa bütün birleştirilmelerde ağacın çalışması özelliği dikkate alınmalıdır."
-
Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün
-
[isim]
Çalışmak işi; faaliyet