Başında ça olan 8 harfli 108 kelime var. Ça ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ça olan kelimeler listesine ya da sonu ça ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ça bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇARPILAN
-
-
[isim]
Bir çarpma işleminde önce yazılan ve tekrarlanan sayı, madrup
- "7x3=7+7+7=21 işleminde 7 sayısı çarpılan durumundadır."
-
[isim]
Bir çarpma işleminde önce yazılan ve tekrarlanan sayı, madrup
- ÇALKANMA
-
-
[isim]
Çalkanmak işi
- "Mehtap âlemiyle bütün Boğaziçi'nin çalkanmasına rağmen bu gecenin bir saz gecesi olacağını mutlaka herkes işitmiş olamazdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Çalkanmak işi
- ÇAMURCUN
-
-
[isim]
Anadolu ve Kuzey Afrika'da yaşayan bir tür ördek
-
[isim]
Anadolu ve Kuzey Afrika'da yaşayan bir tür ördek
- ÇALIŞMAK
-
-
[nsz]
Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
- "Bu eser için üç yıl çalıştım."
- "Çalışıp çabaladı, sonunda bana da tahlilci bir zihniyet aşıladı." (Halide Edip Adıvar)
-
Herhangi bir iş üzerinde olmak
-
İşi veya görevi olmak, bulunmak
- "Kışları onun mandırasında çalışıyor." (Haldun Taner)
-
Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak
-
[-e]
Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak
- "Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim." (Refik Halit Karay)
-
[-e]
Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek
- "Dar ve sapa yollardan hızla yürümeye çalışıyorduk." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[nsz]
Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
- ÇAPRAŞIK
-
-
[sıfat]
Karışık, dolaşık, girift
- "Çapraşık akıntılar birden düz yön aldı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç, karışık, muğlak
- "Benimseyemediği çapraşık bir dünyanın binbir dolabı içinde bunalmış genç bir öğrenciyi hatırlatıyordu." (Etem İzzet Benice)
-
[sıfat]
Karışık, dolaşık, girift
- ÇAKILDAK
-
-
[isim]
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça
-
Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı
-
Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik
-
[isim]
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça
- ÇATIŞMAK
-
-
[nsz]
Birbirine çatmak veya çatılmak
- "Ulu denizin üstünü çatışan, şimşeklenen kara bulutlar sardı." (Yahya Kemal)
-
Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak
-
Karşılıklı vuruşmak
-
Kavga etmek
-
Deve ve köpek çiftleşmek
-
[nsz]
Birbirine çatmak veya çatılmak
- ÇALGISIZ
-
-
[sıfat]
Çalgısı olmayan
-
[sıfat]
Çalgısı olmayan
- ÇARIKLIK
-
-
[isim]
Çarık konulacak yer
-
[sıfat]
Çarık yapmaya elverişli
- "Çarıklık deri."
-
[isim]
Çarık konulacak yer
- ÇARDAKLI
-
-
[sıfat]
Çardağı olan
- "Evlerinin önünde bir erik ağacı, çardaklı bir asma, çan çiçekleri..." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Çardağı olan
- ÇALDIRMA
-
-
[isim]
Çaldırmak işi
-
[isim]
Çaldırmak işi
- ÇAĞRIŞMA
-
-
[isim]
Çağrışmak işi
- "Sağdan soldan bağrışmalar, çağrışmalar, üstüne saldırır gibi davranışlar..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Çağrışmak işi
- ÇAKMAKLI
-
-
[isim]
Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tür tüfek
-
[isim]
Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tür tüfek
- ÇAĞRILMA
-
-
[isim]
Çağrılmak işi
-
[isim]
Çağrılmak işi
- ÇANGALLI
- ...
- ÇARÇABUK
-
-
[zarf]
Çabucak
- "Hareket ve heyecanın arkasını kestiğimiz zaman çarçabuk hiç oluveririz." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Çabucak
- ÇAYCILIK
-
-
[isim]
Çay yapma ve satma işi
-
Çay yetiştirme işi
-
[isim]
Çay yapma ve satma işi
- ÇALIMLIK
-
-
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar
-
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar
- ÇATINMAK
-
-
[nsz]
Kaşlarını çatıp surat asmak
- "Bazen kız, çatınmakta inat ederse birden hatırına her müşkülü halledecek bir çare gelmişçesine..." (Halit Ziya Uşaklıgil)
-
[nsz]
Kaşlarını çatıp surat asmak
- ÇAKIŞMAK
-
-
Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak
-
[nsz]
Aynı zaman dilimine denk gelmek
- "İki sınıfın dersleri çakıştı."
-
[nsz]
Söz yarışı etmek
- "Saz şairleri çakışıyor."
-
Doğru, açı, yüzey vb. geometrik biçimler üst üste konulduklarında birbirini bütünüyle örterek eşit olmak
-
Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak