Başında ça olan 7 harfli 99 kelime var. Ça ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ça olan kelimeler listesine ya da sonu ça ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ça bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇARKSIZ
-
-
[sıfat]
Çarkı olmayan
-
[sıfat]
Çarkı olmayan
- ÇAMURLU
-
-
[sıfat]
Çamur bulaşmış, üstünde veya içinde çamur bulunan
- "Uzun sarı tüyleri biraz daha çamurlu, bacakları biraz daha berelenmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Çamur bulaşmış, üstünde veya içinde çamur bulunan
- ÇANKAYA
- ...
- ÇALINMA
-
-
[isim]
Çalınmak işi
-
[isim]
Çalınmak işi
- ÇAKALOZ
-
-
[isim]
Mermi olarak çakıl taşı atan bir tür top
-
Bu topu kullanan topçu
-
[isim]
Mermi olarak çakıl taşı atan bir tür top
- ÇAYHANE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Çayevi
-
[isim]
Çayevi
- ÇAVALYE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Çavela
-
[isim]
Çavela
- ÇAĞIRIM
-
-
[isim]
Çağırma işi
-
Ruh çağırma sırasında seans
-
[isim]
Çağırma işi
- ÇARESİZ
-
-
[sıfat]
Çaresi bulunmayan, onulmaz
- "Çaresiz dert."
- "Köyde kim çaresiz kalırsa, kimin işi bozulursa İstanbul yolunu tutar." (Ömer Seyfettin)
-
Çare bulamayan (kimse), biçare
- "Viranelerde yemek için ot toplayan çaresiz kadınlarla konuştu." (Ömer Seyfettin)
-
[zarf]
İster istemez
- "Bu olmayınca da işi çaresiz komisyonculuğa dökmüştü." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Çaresi bulunmayan, onulmaz
- ÇATILIŞ
-
-
[isim]
Çatılma işi veya biçimi
-
[isim]
Çatılma işi veya biçimi
- ÇAKINTI
-
-
[isim]
Şimşek çakması, parlaması
- "Alanları düşüncenin çakıntılarıyla aydınlanan kent / Genişletti varoşlarını genç ordularıyla eylemin." (Turan Oflazoğlu)
-
Ani buluş, düşünce, beklenmeyen söz veya davranış
- "Sarhoşun bazı sevimli buluşları, delinin beklenmedik çakıntıları olabilir." (Haldun Taner)
-
[isim]
Şimşek çakması, parlaması
- ÇATIŞIK
-
-
[sıfat]
Çelişkili
- "Bu soru üzerine bir sürü çatışık düşünceler ileri sürüldü."
-
[sıfat]
Çelişkili
- ÇATIŞKI
-
-
[isim]
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi
-
[isim]
Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi
- ÇATAPAT
-
-
[isim]
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde "çat pat" diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat
- "Elindeki çatapatı ayağının altında ezdi." (Rıfat Ilgaz)
-
[isim]
Ayakla çiğnendiğinde veya bir yere sürtüldüğünde "çat pat" diye patlayan bir eğlence fişeği, çatpat
- ÇAĞRILI
-
-
[isim]
Bir toplantıya, bir yere veya birinin yanına çağrılmış kimse, davetli
- "Almanların çağrılısı olarak İstanbul'dan ayrıldık." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Bir toplantıya, bir yere veya birinin yanına çağrılmış kimse, davetli
- ÇALISIZ
-
-
[sıfat]
Çalısı olmayan
- "Oldukları yer otsuz, çalısız, kızıl renkli bir toprak." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Çalısı olmayan
- ÇAYBAŞI
- ...
- ÇARKACI
-
-
[isim]
Osmanlı ordusunda öncü süvari birliğinde görevli asker
- "Davlumbazlar yeğde yeğde vuranda / Çarkacılar sağlı sollu dönende / Eğri kılıç ak gövdeyi bölende / Yiğidi doğuran ana, bin yaşa!" (Halk türküsü)
-
[isim]
Osmanlı ordusunda öncü süvari birliğinde görevli asker
- ÇAKARLI
- ...
- ÇANTACI
-
-
[isim]
Çanta yapan veya satan kimse
-
[isim]
Çanta yapan veya satan kimse