Başında ça olan 6 harfli 68 kelime var. Ça ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ça olan kelimeler listesine ya da sonu ça ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ça bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇAVDIR
...
ÇAYELİ
...
ÇAPALI

  1. [sıfat] Çapalanmış (yer)
  2. Çapası olan

ÇAĞRIM

  1. [isim] Yüksek bir sesin yetişebileceği kadar uzaklık
    • "İki çağrım ötede bir pınar var."

ÇATICI

  1. [isim] Çatma işini yapan kimse
  2. Çatı işlerini yapan kimse

ÇARGAH
...
ÇARİÇE

Kelime Kökeni : Rusça

  1. [isim] Çarın karısına veya kadın çara verilen unvan

ÇAVELA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye

ÇAVMAK

  1. [-e] Güneş doğmak
  2. Dağılıp yayılmak, saçılmak
  3. Sapmak, yol değiştirmek, amaçtan şaşmak

ÇATMAK

  1. [-i] Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak
    • "Avlusunda silahlarını çatmış, ayaklarını germiş askerler var." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Kereste vb.ni birbirine tutturmak
  3. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek
    • "Koca bir nahiye titreştik, odunsuz yattık / O büyük mektebi gördün ya, kışın biz çattık." (Mehmet Akif Ersoy)
  4. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek
  5. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak
  6. Kaşı, yüzü sertlik, öfke bildiren bir duruma sokmak
    • "Komiser o yana doğru geldiğinden polis kaşlarını çattı." (Haldun Taner)
  7. [-e] Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak
    • "Hacı Mustafa bağırıyor, ömründe böyle bir işe çatmadığını söylüyordu." (Refik Halit Karay)
  8. [-e] Yazıyla veya sözle sataşmak
    • "Böyle söyler de sonra yemek biraz azca çıkarsa yahut pek düzgün olmasa aşçıya çatacak gibi olur." (Memduh Şevket Esendal)
  9. [-e] Rastlamak, karşılaşmak
    • "Nerden çattım böylesi bir güzele..." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  10. [nsz] Sırası gelmek, zamanı gelmek
    • "Bir karara varma zamanı gelip çatmıştı." (Cahit Uçuk)
  11. [-e] Gemiler birbirine çarpmak

ÇAPKIN

  1. [sıfat] Geçici aşklar ve ilişikler peşinde koşan (kimse), hovarda
    • "Sen onun karşısına çapkın bir adam gibi çıktın." (Peyami Safa)
  2. Cinsellik hatırlatan
    • "Bunlar, herhangi bir caz havasına uyar gibi omuz, gerdan kırar, kalça sallar ve mantolarını çapkın bir eda ile şöylece omuzlarının üstüne atıverirler." (Halide Edip Adıvar)
  3. Haylaz
    • "İyidir, hoştur ... ille velakin birazcık delişmendir, birazcık çapkındır." (Osman Cemal Kaygılı)
  4. [ünlem] Okşayıcı bir seslenme sözü
    • "Kostüm yeni, potinler yeni, gömlek yeni ... güveyi mi giriyorsun çapkın!" (Peyami Safa)

ÇARMIH

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı
  2. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar

ÇALILI

  1. [sıfat] Çalısı olan

ÇAĞNAK

  1. [isim] Amniyon sıvısı

ÇATPAT

  1. [isim] Çatapat

ÇAMLIK

  1. [isim] Çam ağaçları çok olan yer
  2. Çam korusu
    • "Merdivenleri, çamlığı ve çardağı bir geyik gibi sekerek koştu." (Falih Rıfkı Atay)

ÇARPIŞ

  1. [isim] Çarpma işi veya biçimi

ÇALKAR

  1. [isim] Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak

ÇARŞAF

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü
    • "Yatağında oturdu, alnında toplanan ter damlalarını çarşafının ucuyla sildi." (Halide Edip Adıvar)
    • "Çarşaf kadar bir kâğıda künyemi yazmışlar." (Refik Halit Karay)
  2. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi
    • "Çabucak yatak odasına koştu, çarşafını giydi." (Peyami Safa)

ÇAYLIK

  1. [isim] Çay ağaççıklarının yetiştiği yer
  2. [sıfat] Çay için kullanılan
    • "Çaylık şeker."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü